İngiltere: Şimdi ne olacak?

İngiltere, 2016 referandumunda Brexit kararı alarak dertsiz başına dert açtı. O gün, bu gündür sorunlarla boğuşuyor, ekonomisi iyi gitmiyor, büyük firmalar ülkeyi terk ediyor. Geleceği belirsiz.

Beklendiği gibi İngiltere Parlamentosu Başbakan Theresa May’in revize edilmiş Brexit anlaşmasını reddetti. 391 milletvekili anlaşmaya “Hayır” derken sadece 242 milletvekili “Evet” dedi. Anlaşma ile ilgili ilk oylamaya göre aradaki fark biraz azalmış olsa da 149 oyla yenilgi yine büyük. Bu kadar büyük farktan sonra üçüncü bir oylama olasılığı sanırım ortadan kalktı. Başbakan May’in anlaşması öldü. Peki, bundan sonra ne olacak? Herkesin aklında bu soru var. 29 Mart’a sayılı günler kaldı. Avrupa Birliği “Brexit’te anlaşma sağlanması için AB tarafı gereken herşeyi yaptı. Brexit kördüğümü sadece Londra’da çözülebilir. Bugünkü oylamayla anlaşmasız ayrılık ihtimali ciddi bir şekilde arttı.” uyarısında bulunarak topu İngiltere’ye attı. Gerçekten oluşan durumdan AB’yi sorumlu tutmak mümkün değil. Sorumluluk İngiltere’nin. İngiliz siyasetinin bu durum karşısında ülkenin çıkarlarını gözetecek çözümler üretmesi lazım. Şimdiye dek bunu yapamadılar. Bundan sonra yapabilirler mi? Göreceğiz.

Parlamentodaki ikinci yenilgiden sonra öncelikle Başbakan May’in siyasi geleceği gündemde. Bu kadar ağır yenilgi alan bir Başbakan görevde kalabilir mi? İngiltere basınında “May’in başbakanlığı tehlikede” yorumları yapılıyor. Güç yavaş yavaş May’in elinden kayıyor. Şimdiki hükümetin ömrünün ne kadar olacağı sorgulanıyor. Sadece Başbakan May’in değil İngiltere’nin krize girdiği yorumları yapılıyor. Oluşan durumun sorumluluğu öncelikle siyasi liderlere aittir. Hem Muhafazakar, hem de İşçi Parti liderliği bu sınavda başarılı olamadı. May ve Corbyn güçlü liderlik ortaya koyamadılar. Ülkelerini büyük bir krizin içine soktular. Ortada büyük bir karmaşa var. Muhafazakar Parti yeni lider arayışına girer mi? Bunu göreceğiz ama Theresa May siyasi olarak çok zayıflamış, otoritesi azalmış durumda. Halbuki şimdi ülkenin güçlü liderliğe ihtiyacı var.

Şimdi büyük olasılıkla parlamentodan anlaşmasız AB’den çıkışı engelleyen bir karar çıkacak. Ancak bu karar 29 Mart’ta AB dışında kalmayı engellemez çünkü süreç otomatiğe bağlanmıştır. Anlaşmasız çıkışı engellemenin yolu 29 Mart takvimini değiştirerek süreyi uzatmaktır. Büyük olasılıkla süre uzatılacak. Ne kadar uzatılacağı ise tartışma konusu. Üç ay, altı ay, bir yıl diyenler var. Uzatma kısa süreli olursa bu sürede ne yapılabilir? Bu da belli değil. AB, İngiltere’nin niçin uzatma istediğini soracak? Buna doyurucu bir cevap verilebilecekler mi? Theresa May’in AB ile vardığı anlaşmada önemli değişiklikler yapmak mümkün değil. Parlamento bu anlaşmayı kabul etmiyor. O zaman başka bir çıkış yolu bulmak lazım.

İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn, May’in ikinci yenilgisinden sonra erken seçim çağrısı yaptı. AB ile gümrük birliği için çalışacağını söyledi ama ikinci referandumdan söz etmedi. Corbyn, erken seçimleri kazanacağını düşünüyor. Tabii Muhafazakar Parti bu olasılığı hesaba katıyor ve erken seçime sıcak bakmıyor. Erken seçim kararı için parlamentoda çoğunluk gerek. Muhafazakar Parti’nin en azından bir bölümü destek vermeden erken seçim kararı çıkmaz. Corbyn, yakın geçmişte ikinci referandumu destekleyen açıklamalar yaptı ama gerçekte bunu istediği kuşkulu. Corbyn, İngiltere’nin “soft Brexit” ile AB’den çıkmasından yanadır. Gönlünde yatan budur. Bunun nedeni konuya ideolojik bakış açısıdır. İşçi Partisi’nde her zaman dogmatiklikleri nedeniyle AB’ye karşı çıkanlar olmuştur. Corbyn bunlardan biridir. Hem İşçi Partisi, hem de Muhafazakar Parti liderlik sorunu yaşıyor. İngiliz siyasetinin vizyon sahibi genç, yeni liderlere ihtiyacı var.

İngiltere, 2016 referandumunda Brexit kararı alarak dertsiz başına dert açtı. O gün, bu gündür sorunlarla boğuşuyor, ekonomisi iyi gitmiyor, büyük firmalar ülkeyi terk ediyor. Geleceği belirsiz. Brexit taraftarları ülkeye büyük kötülük yaptılar. Parlamentonun anlaşmayı ikinci kez reddetmesi ile kriz derinleşti. Bu durumdan çıkmanın yolu 2016’da yapılan hatayı düzeltmekten geçer. İngiltere’nin çıkarları AB içinde kalmaktan yanadır. Brexit taraftarlarının söyledikleri boş laflardır. Hatayı düzeltmenin yolu tekrar halka gitmektir. İkinci referandum olmadan İngiltere krizden çıkamayacak veya anlaşmasız Brexit’e giderek felakete uğrayacak. Herkes Brexit tartışmalarından bıktı usandı. Dünya da usandı. Oluşan duruma çözüm bulmak parlamentonun ve halkın görevidir. Rahat rahat yaşarken dogmatik, fanatik muhafazakarlar nedeniyle bu noktaya gelindi. Artık buna son verilmesi gerekiyor. Bunun tek gerçekçi yolu ikinci referandumdur. Bunun kolay olmayacağını biliyoruz ama diğer senaryolar ülkeyi krizden çıkarmayacak. Kriz uzadıkça ekonomik, siyasi fatura büyüyecek.

 

 

Daha fazla göster

Bir Cevap Yazın

İlgili haber

Close

Reklam engelleyici tespit edildi!

Lütfen reklam engelleyicinizi kapatarak bize destek verin