2013’te İran’la savaş olacak mı?

Yeni yılın arifesindeyiz. 2013 yılında uluslararası ilişkiler açısından en yakıcı sorunlar yine Ortadoğu merkezli olacak. Dünyada güçler dengesi Asya-Pasifik bölgesine doğru kayıyor olsa da, 2012 yılına Ortadoğu’daki gelişmeler damgasını vurdu. Dünya liderlerini en çok meşgul eden konular Ortadoğu kaynaklıydı. (AB’nin içinden geçmekte olduğu kriz de önemli konular arasındaydı.) 2013 yılında durumun değişmesi beklenmiyor. Suriye’deki iç savaş, Mısır’da siyasi kutuplaşma ve istikrarsızlık gündemde önemli yer tutmaya devam edecek. Ancak, 2013 yılı açısında en kritik konu İran’ın nükleer programı ve bu nedenle bölgede bir savaş yaşanıp yaşanmayacağı konusu olacak. Ya diplomasi çözüm üretecek, ya da savaş tehlikesi kapıya dayanacak.

    ABD seçimleri geride kaldı. İsrail seçimleri 22 Ocak’ta yapılacak. Seçimleri Netanyahu liderliğindeki şahinler ittifakının kazanması bekleniyor. İran’ın nükleer programı ilerliyor. Yapılan tahminler uzak olmayan bir gelecekte (isterse) İran’ın nükleer silah üretme kapasitesine ulaşacağı yönünde. Bu durum, son sürat birbirine doğru ilerleyen iki arabayı andırıyor. Taraflardan biri dümen kırmazsa arabalar çarpışacak. Her iki taraf bundan zarar görecek. Bölge zarar görecek.

    ABD başkanlık seçimlerini Obama’nın kazanmış olması diplomatik sürece bir şans kazandırdı. Netanyahu’nun İsrail seçimlerini kazanması ise savaş olasılığını güçlendirecek. Obama yönetimi İran’a uygulanan yaptırımların etkili olduğuna ve müzakereler yolunun denenmesi gerektiğine inanıyor. Savaş dışı yöntemlerle anlaşmazlığın giderilmesini tercih ediyor. The New York gazetesi, ABD’nin İran’la doğrudan temas kurduğu veya kurmaya çalıştığı yönünde haberlere yer vermişti. (ABD ve İran, doğrudan görüşme haberlerini yalanladılar.) Bu durumda ABD hükümeti, askeri bir saldırı yapmaması için Netanyahu’yu durdurma çabalarını sürdürecek gibi. Bunu daha ne kadar başarabileceği bilinmiyor. İsrail hükümeti, İran’ın nükleer silah üretmeye çok yakın olduğu tespitini yaptığı zaman saldırı kararı alabilir. ABD çatışmanın içine çekilebilir veya kendisi savaş alternatifini uygulamaya koyabilir. Böylesi bir savaş bölge için felaket anlamına gelecek.

     The Washington Post gazetesi, ABD, Fransa, Rusya, Çin, İngiltere ve Almanya (5+1) ile İran arasındaki müzakerelerin İstanbul’da başlayabileceğini yazdı. İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, müzakerelerin başlaması konusunda AB ile temasta olduklarını söyledi. AB sözcüsü bu temasları doğruladı ve İran’dan cevap beklediklerini söyledi. Müzakerelerin yeni yıl tatilinden sonra başlaması bekleniyor. O zamana kadar ABD’nin yeni Dışişleri Bakanı (büyük olasılıkla John Kerry) göreve başlamış olacak. Müzakere masasında büyük güçlerin İran’ın önüne koyacağı öneriler daha önce yapılan önerilerden çok farklı olmayacak. İran’dan yüzde 20 oranında uranyum zengileştirme çalışmalarını durdurması, elinde olan yüzde 20 oranında zenginleştirilmiş uranyumu devretmesi, yer altındaki Fordow uranyum zenginleştirme tesisini kapatması istenecek. Bunun karşılığında barışçı nükleer enerji üretimi konusunda yardım, İran’a uçak parçaları satışı yasağının kaldırılması ve yeni yaptırımlar uygulanmaması önerilecek. İran olumlu adımlar attıkça havuç miktarı artırılacak.

    Peki, İran önüne konacak bu paketi kabul eder mi? Geçmişte İran müzakerelere katılmayı hep kabul etti. Ama, öze ilişkin konularda taviz vermeye yanaşmadı. Nükleer program konusunda karar yetkisi dini lider Ayetullah Ali Hamaney’de. Ancak o isterse ilerleme sağlanabilir. İran’dan gelen sinyaller iyimserlik yaratmıyor. İran Atom Enerjisi Örgütü Başkanı Feridun Abbasi-Davani, dıştan gelen talepler nedeniyle yüzde 20 oranında uranyum zenginleştirmekten vazgeçmeyeceklerini açıkladı. AB dış politika sorumlusu Catherine Ashton, İran’dan gelen bu açıklamaya hemen tepki göstererek diplomasi ve müzakerelerin önünün açılması çağrısı yaptı.  

    İran’ın nükleer programı konusunda uzlaşmaya varmak için zaman giderek daralıyor. Saatli bombanın saati tıklıyor. Patlamayı sadece müzakereler engelleyebilir. 2013 yılı bu konuda şu veya bu şekilde karar yılı olacak. Umarız bölgeyi felakete sürükleyecek gelişmeler yaşanmaz, taraflar müzakere masasında bir çözüm bulurlar. Yeni yılın savaş değil barış getirmesi hepimizin dileği.

     

   

 

   

     

 

 

Daha fazla göster

Yorum yazıp fikirlerinizi paylaşabilirsiniz.

İlgili haber

Close

Reklam engelleyici tespit edildi!

Lütfen reklam engelleyicinizi kapatarak bize destek verin