Esad’ın kimyasal silahları

    Suriye krizinin önemli boyutlarından biri de Beşar Esad rejiminin kimyasal ve biyolojik silahları. Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü’nün (IISS) verilerine göre Ortadoğu’da en fazla kimyasal silaha sahip ülke Suriye. Dünya sıralamasında dördüncü. Kimyasal silahların miktarı kadar çeşitleri de önemli. Suriye’nin elinde hardal gazı, sarin gazı, VX gazı ve siyanür gazı var. Bunlar top mermilerine, bombalara ve füzelere yerleştirilmiş durumda. Suriye’nin kimyasal silahlar programı 1970’li ve 80’li yıllarda başlayıp gelişti. Bu konuda farklı dönemlerde Mısır, Sovyetler Birliği, Kuzey Kore, Avrupa firmaları ve İran’dan yardım aldığı sanılıyor. Halep, Hama, Humus ve Lazkiye’de kimyasal silah üretim birimi olduğu biliniyor. Bu silahlar, ülkenin çeşitli yerlerinde depolanmış durumda. Suriye’nin biyolojik silahlara da sahip olduğu sanılıyor. Muhalefete katılan üst düzey askeri yetkililerin verdiği bilgiler, bu tür silahlarla ilgili tabloyu öğrenmek açısından çok yararlı oldu. Ancak, henüz bilinmeyen yönler olabilir.

    Kimyasal ve biyolojik silahlar konusunda özellikle bölge ülkeleri kaygılı. Suriye, Kimyasal Silahlar Sözleşmesi (1993) ve Biyolojik ve Toksik Silahlar Sözleşmesi’ne (1972) taraf değil. Rejim, halkına karşı kimyasal silah kullanır mı? Bu silahlar terörist grupların eline geçer mi? Suriye Dışişleri Bakanlığı SözcüsüCihad Makdissi, Temmuz ayında, ülkesinin kimyasal silahlara sahip olduğunu ilk kez resmi olarak açıklamış ve  halka karşı kimyasal silah kullanmayacaklarını, yabancı saldırı olması durumunda kullanacaklarını söylemişti. Rejimin bu taahüdüne güvenmek mümkün mü? Kendini çaresiz hissettiği anda bir çılgınlık yapar mı? Kimyasal ve biyolojik silahların terörist grupların eline geçmesi olasılığı da çok önemli.

    Başkan Obama, geçtiğimiz günlerde, kimyasal ve biyolojik silahlar konusunda Beşar Esad’a çok sert bir uyarıda bulundu. Konuyu kırmızı çizgi olarak niteleyen Obama, kimyasal ve biyolojik silah kullanılması durumunda ABD’nin askeri müdahalede bulunacağını belirtti. İngiltere Başbakanı David Cameron, Obama ile yaptığı telefon görüşmesinde, bu konuda Obama’ya tam destek verdi. Pentagon’un özel birlikler göndererek bu  silahları güvence altına alma veya yok etme planları yaptığı basında yer alıyor. Böylesi bir operasyon için 75 bin asker gerekeceği belirtiliyor. Amerikan uyduları ve insansız uçakları kimyasal silahların depolandığı bölgeleri devamlı izliyor. İsrail de gelişmeleri yakından izliyor ve  hazır bekliyor. Başkan Obama’nın sert açıklaması, Batı’nın konu ile ilgili kaygılarını yansıtıyor. Bu konuda askeri bir harekat çok riskli ve pahalı olacağı için Esad’ı caydırma yöntemine ağırlık veriliyor. Rusya ise farklı telden çalıyor. Kimyasal silah kullanmayacağı yönünde Esad rejiminden güvence aldığını söylüyor. Ruslarla Amerikalılar arasında bu konuda yakın temas olduğu sanılıyor.

    Genelde Suriye krizi ve özelde bu ülkenin kimyasal silahları konusunda ABD Türkiye ile sıkı koordinasyon içinde. Amerikalılar İsrail ve Ürdün’le de yakın işbirliği yapıyor. The Guardian gazetesi, geçtiğimiz günlerde, bu konuda üst düzey Amerikalı ve Türk yetkililerin Ankara’da biraraya geldiğini yazdı. Amerikan heyetine ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Elizabeth Jones başkanlık etmiş. Askerlerin ve istihbarat yetkililerinin de katıldığı toplantıda kimyasal silahlar konusu masaya yatırıldı. Toplantıda mülteciler, muhalif güçlere destek verilmesi ve Esad sonrası dönemin planlanması gibi konuların da ele alındığı belirtildi. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Victoria Nuland, muhalefete destek verilmesi, Esad'ın iktidarı terkettiği ve geçiş döneminin başladığı günün gelişinin hızlandırılması, mülteci konuları ve Esad sonrasıyla alakalı konuların ele alındığını söyledi. 

    Uzmanlar, rejimin halka karşı kimyasal silah kullanma olasılığının çok düşük olduğuna inanıyorlar. Beşar Esad, böyle bir şey yapmanın iktidarının sonu anlamına geleceğini biliyor. Başkan Obama’nın açıklaması ona bu gerçeği hatırlattı. Ülkedeki kaos nedeniyle kimyasal silahların devlet olmayan aktörlerin eline geçmesi olasılığı daha güçlü. Rejim, depoların bulunduğu bölgelerde kontrolü kaybederse, terörist örgütler bu silahlara el koymak isteyebilir. Komşu ülkeleri bu olasılık korkutuyor. İsrail, kimyasal silahların Hizbullah’ın eline geçmesini savaş nedeni sayacağını açıklamıştı. İsrailli yetkililer, halen kimyasal silah depolarının Suriye güvenlik güçlerinin denetiminde olduklarını belirtiyorlar. Suriye krizi uzadıkça durumun ne olacağını tahmin etmek zor. Suriye’nin kimyasal ve biyolojik silahları kaygı ve korku kaynağı olmaya devam edecek.

   

   

   

   

     

 

 

 

 

 

 

 

Daha fazla göster

Yorum yazıp fikirlerinizi paylaşabilirsiniz.

İlgili haber

Close

Reklam engelleyici tespit edildi!

Reklam engelleyici kullandığınızı görüyoruz. ÜCRETSİZ olarak dağıtılan binlerce gatezemiz ve internet sitemizde yer alan haberleri okuyabilmeniz için her yıl on binlerce pound harcıyoruz. Bu ise sitemizde bulunan reklamlar sayesinde gerçekleşmektedir. londragazete.com’u kullanmaya devam etmek için lütfen bu alan adını reklam engelleyicisine ekleyerek bize destek verin.