kıbrıs ingiltere londra lefkoşa
DOLAR
18,7820
EURO
20,3718
STERLIN
23,1992
BITCOIN
$22.691,33
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
LONDRA
Kapalı
10°C
LONDRA
10°C
Kapalı
Salı Kapalı
9°C
Çarşamba Kapalı
="http://www.w3.org/2000/svg" viewBox="0 0 300 300" enable-background="new 0 0 300 300">
11°C
Perşembe Kapalı
="http://www.w3.org/2000/svg" viewBox="0 0 300 300" enable-background="new 0 0 300 300">
12°C
Cuma parçalı bulutlu
="http://www.w3.org/2000/svg" viewBox="0 0 300 300" enable-background="new 0 0 300 300">
9°C

Gözler Paris’te

18.11.2015
0
A+
A-

31 Kasım-11 Aralık tarihleri arasında Paris’te BM İklim Değişikliği Konferansı yapılacak. Paris’te kaderimiz belirlenecek.

Terörist saldırılar nedeniyle dünyanın gözlerinin Paris üzerinde olduğu bir gerçek. Ne var ki ay sonunda başka bir nedenle dünyanın gözleri yine Paris üzerinde olacak. 31 Kasım-11 Aralık tarihleri arasında Paris’te BM İklim Değişikliği Konferansı yapılacak. Fransa hükümeti doğru bir kararla terör saldırılarına rağmen konferansın gerçekleşeceğini açıkladı. Gezegenimizin ve insanlığın geleceği açısından Paris Konferansı’nın önemini ne kadar vurgulasak azdır. Enerji alanında dünyanın önde gelen isimlerinden, Uluslararası Enerji Ajansı İcra Kurulu Direktörü Fatih Birol, Paris Konferansı ile “iklim değişikliği konusunda dünyanın kaderinin belirleneceğini” söyleyerek konuyu çok güzel özetledi. Evet, Paris’te kaderimiz belirlenecek. Bu nedenle Paris İklim Değişikliği Konferansı’na gereken önemi vermeliyiz.

İklim değişikliği insanlığın önünde duran en büyük sınavdır. Çok sayıda ülkeden liderler Paris Konferansı’nda küresel ısınmayı kontrol altına alacak uluslararası bir anlaşmaya varmak için çaba harcayacaklar. Konuya ilişkin hazırlık çalışmaları uzun zamandan beri devam ediyor. Şimdi artık karar zamanı. Bilim, küresel ısınma konusunda önlem almak için hala zamanımız olduğunu, ancak bu zamanın hızla daraldığını gösteriyor. Kısa süre önce ABD’nin Hawaii adasındaki Mauna Loa yanardağında bulunan ve 1958’den bu yana atmosferdeki değerleri ölçen Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) laboratuvarı, atmosferdeki karbondioksit seviyesinin 400 ppm’yi geçtiğini açıkladı. Atmosferde bu kadar çok karbondioksit en son 3 milyon yıl önce vardı. Bu kritik eşiği aştık. İkinci önemli açıklama, endüstri öncesi döneme göre dünyanın ısısının 1 derece arttığı açıklamasıydı. 2009’da dünya liderleri ısınmayı 2 derece ile sınırlama hedefini açıklamıştı. 2 dereceyi aşan ısınmanın insanlık ve canlılar açısından sonuçları çok ciddi olacak. 1 derecelik ısı artışı ile tehlike yönünde yolun yarısını kat etmiş olduk. Geriye 1 derece kaldı. Felaketi önlemek için zamanın daraldığı ortada.

Artan sera gazı emisyonları bir çok şeyi değiştiriyor. Bilim insanlarının görüşüne göre medeniyetimizin temelinde 11 bin yıldır değişmeyen global iklim yatmaktadır. “Holocene” diye bilinen bu dönemin sona erdiğine inanılıyor. Peki, bu durum dünyanın biyosferini nasıl etkiliyor? Prof. Johan Rockström, The Guardian gazetesinde yayınlanan “The planets future is in balance” başlıklı makalesinde, yukarıda verdiğim bilgileri aktararak Holocene benzeri koşullarda kalabilmek için yapılması gerekenleri ortaya koydu. Prof. Rockström ve birlikte çalıştığı bilim insanlarına göre şimdi tehlikeli bölgede bulunuyoruz. Gerekli önlemleri almazsak geri dönülmez bir sürece gireceğiz. İşte bu nedenle BM Paris İklim Konferansı’nda alınacak kararlar kaderimizi belirleyecek.

Küresel ısınmada 2 derecenin ötesine gitmenin tehlikeli olduğunu herkes kabul ediyor. Prof. Rockström, makalesinde, sera gazı emisyonlarının şimdiki gibi devam etmesi durumunda bu yüzyılın sonunda endüstri öncesi döneme göre 4 derece ısı artışına ulaşacağımızı, bunun çok kötü sonuçlar doğurmasının ötesinde ısı artışının kontrol dışına çıkabileceği uyarısında bulunuyor. 2 derecelik ısı artışı bile insanlık için riskler taşıyor. Kyoto Anlaşması sonrasında tehlikeyi önleyecek uluslararası bir anlaşmaya varmak mümkün olmadı. Şimdi Paris Konferansı son fırsattır. Liderlerin bu fırsatı heba etmemeleri, dar ulusal çıkarlar yerine insanlığın çıkarlarını ön plana koyarak bağlayıcı bir anlaşmaya varmaları yaşamsal önemdedir.

Varılacak uluslararası anlaşma temelinde önümüzdeki 20-30 yıl içinde ekonomilerimizi yeni bir temele oturtmamız, büyük bir dönüşüm gerçekleştirmemiz gerekiyor. Prof. Rockström, 2050’ye kadar global ekonominin yüzde yüz yenilenebilir enerjiye geçmesi, sürdürülebilir enerji sistemlerine büyük yatırımlar yapılması gerektiğini yazıyor. Gerekli karbon fiyatı ve teşvik sistemlerinin oluşturulması gerekiyor. Bunların olması için BM üyesi tüm ülkelerin Paris’te birlik sağlamaları lazım. Bazı ülkeler fosil yakıt kullanımına son verme konusunda somut hedefler belirliyorlar. İsveç, bu konuda öncü olabilir. 2030’a kadar fosil yakıt kullanımına tamamen son verebilir. Almanya, İngiltere gibi ülkelerin de hedefleri var. Bunlar öncü ülkeler. Tabii ABD ve Çin’in ne yapacağı son derece önemli. Diğer ülkelerin de bağlayıcı bir uluslararası anlaşma temelinde somut adımlar atmaları gerek. İnsanlığın karşısında duran bu ciddi sorunu tek tek ülkelerin çözümlemesi mümkün değil. Global bu sorun karşısında global işbirliği şarttır. Sadece liderlerin değil, toplumların tüm kesimlerinin bu çabalara katkı koyması gerekiyor.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.