Enerji jeopolitiği

Kıbrıs’ta ve Doğu Akdeniz’de enerji konularını tartışırken dünyadaki değişimleri yakından izlememiz, anlamaya çalışmamız önemli.

Dünyada enerji konusunda önemli otoritelerden biri kuşkusuz Fatih Birol’dur. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Direktörü olan Birol ABD’nin önde gelen düşünce kuruluşlarından Brookings Enstitüsü’nde katıldığı bir etkinlikte enerji jeopolitiği konusunda önemli noktalara parmak bastı. Fatih Birol geçmişte enerji konusunda fazla değişiklik yaşanmadığını şimdi ise önemli değişikliklerin gündemde olduğunu söyledi. Enerji konusu hepimizi yakından ilgilendiriyor. Bu alanda Fatih Birol’un işaret ettiği değişiklikler nelerdir?

Birol’a göre birinci önemli değiklik Çin’de yaşanmakta olan süreçlerdir. Çin dünyanın en kalabalık ülkesi. Ekonomisi hızla büyüyor. Bu ülkenin enerji alanında ne yaptığı tüm dünyayı etkiler. Çin büyük ekonomik hamlelerini esas olarak kömür ve petrole dayanarak yapıyordu. Bu nedenle çok ciddi hava kirliliği sorunları yaşıyor. Birol, Çin’in şimdi hızla temiz enerjiye yöneldiğini belirtiyor. Çin lideri Xi Jinping, son Çin Komünist Partisi Kongresi’nde “Çin’in gökyüzünü yeniden mavi yapma” hedefini ortaya koymuştu. Bu hedefe ulaşma yönünde yoğun çalışmalar yapılıyor. Çin, güneş ve rüzgar enerjisinde dünya birincisi haline geldi. Elektrikli arabalar alanında da dünya birincisi. Çin’in temiz, yenilenebilir enerjiye yönelmesi dünya enerji piyasalarını ve sera gazı emisyonlarını etkileyecek.

Fatih Birol’un işaret ettiği ikinci değişim yenilenebilir enerjinin ucuzlamasıdır. Güneş ve rüzgar enerjisi çok ucuzladı ve fosil yakıtlarla, geleneksel enerji kaynakları ile rekabet edebilir duruma geldi. Bir çok gelişmekte olan ülkede ucuz elektrik kaynağı oldu. Birinci sırada güneş enerjisi yer alıyor. İkinci sırada rüzgar enerjisi. Birol “Yenilenebilir enerji artık romantik bir hikaye değildir” diyor. Enerjideki değişimin ikinci boyutu bu. Yani 5-10 yıl öncesine göre yenilenebilir enerji fiyatlarında ciddi düşüş var.

Üçüncü değişim ABD’de kaya petrolü, kaya gazı ile enerji alanında yaşanmakta olan gelişmelerdir. ABD uzun süre petrol ve doğal gaz üretiminde dünyada tartışmasız lider olacak. ABD’nin bu alandaki liderliği dünyada enerji kaynakları akışını, enerji jeopolitiğini derinden etkileyecek. Hem Suudi Arabistan, diğer OPEC ülkeleri, Rusya gibi enerji üreticileri, hem de enerji ithal eden ülkeler ABD’nin bu liderlik konumundan etkilenecek.

Dördüncü değişim elektrik alanında yaşanıyor. Dünyada elektrik üretimi ve tüketimi, elektrik talebi hızla artıyor. Enerji talebi artarken elektrik talebi iki kat artıyor. Evlerde, endüstride ve giderek artan bir şekilde ulaşımda elektriğin payı büyüyor. Gelişmekte olan ülkelerde elektrik kullanımı hızla yaygınlaşıyor. Elektriğe ulaşabilen insanların sayısı artıyor. Bu alanda Çin, Hindistan gibi dünyanın en kalabalık ülkelerinin tercihleri belirleyici olacak. Çin, Hindistan ve Sahara Altı Afrika insanların elektriğe ulaşımı açısından üç sorunlu bölgeydi. Şimdi Çin ve Hindistan bu sorunu çözümledi. Hem Çin, hem de Hindistan tüm yerleşim yerlerine elektrik götürdü. Hindistan Nisan 2018’de bu çalışmaları tamamladı. Yarım milyar insan elektriğe kavuştu. Bu büyük bir başarı. Hala sorunlu olan bölge Sahara Altı Afrika. Birol’a göre Hindistan önümüzdeki 20 yıl içinde Avrupa’nın enerji tüketimi kadar enerji tüketimi ekleyecek. Çin de ABD kadar ekleme yapacak. Bu ülkelerde alınacak olan kararlar tüm dünyayı etkileyecek.

Enerji konusu küresel ısınma konusu ile yakından bağlantılı. Peki enerji alanında yukarıda sözü edilen değişimler yaşanırken sera gazı emisyonları konusunda ne oluyor? Fatih Birol 2014, 2015 ve 2016’da global karbondiyoksit emisyonlarının artmadığını, aynı düzeyde kaldığını ve bunun iyimserlik yarattığını söyledi. Ancak 2017’de global karbondiyoksit emisyonları arttı. Bazı ülkelerin karbondiyoksit emisyonu artarken, bazılarınınki azaldı. Burada ilginç olan nokta azalma konusunda ABD’nin birinci sırada yer almasıdır. Küresel ısınma ile ciddi bir şekilde mücadele edeceksek sera gazı emisyonlarını azaltmamız gerekiyor. Birol bu konuda pek iyimser değil.

Enerji fiyatları konusunda beklentiler neler? Bilindiği gibi uzun süre petrol fiyatları düşüktü. Son zamanlarda fiyatlarda artış oldu. Petrol fiyatları daha da artar mı? Birol, ABD’nin petrol ihracatı nedeniyle çok uzun süre, çok yüksek petrol fiyatları beklemiyor. ABD ile petrol piyasasının dinamikleri değişti. Ancak ABD’nin tüm ihraç potansiyelini harekete geçirebilmesi için boru hatlarına, altyapıya yatırım yapması gerekecek. Peki, neredeyse tüm gelirini petrol ve doğal gaz ihracatından elde eden Suudi Arabistan, Rusya gibi ülkelerin durumu ne olacak? Ekonomilerinde ciddi reformlar yapmaları, ekonomilerini çeşitlendirmeleri gerekiyor. Bunu başaramazlarsa ciddi zorluklarla karşı karşıya kalacaklar.

Kıbrıs’ta ve Doğu Akdeniz’de enerji konularını tartışırken dünyadaki değişimleri yakından izlememiz, anlamaya çalışmamız önemli.

 

 

Daha fazla göster

Bir Cevap Yazın

İlgili haber

Close

Reklam engelleyici tespit edildi!

Lütfen reklam engelleyicinizi kapatarak bize destek verin