Güçlü OHİ sonrası durum

Kıbrıslı Rumlar krizin faturasını mevduat sahiplerine çıkaran Euro bölgesinin talebini reddettiler. Anastasiadis hükümetinin hazırlayıp meclise sunduğu yasa tasarısı hiç destek bulmadı. Yani başa dönüldü. Kriz devam ediyor. Mecliste yapılan konuşmalarda Euro bölgesi, Almanya Maliye Bakanı ve genelde Almanya çok sert dille eleştirildi. Politikacılar içlerindeki kızgınlığı açığa vurdular. Avrupa’ya bu kadar sert eleştiri hiç yapılmamıştı. (Bu konuşmaların Euro bölgesi ile ilişkileri nasıl etkileyeceğini önümüzdeki dönemde göreceğiz.) Euro bölgesinin mevduatlarla ilgili talebine güçlü bir “OHİ” cevabı verildi. Hem milletvekilleri, hem de halk bundan memnun. Peki, bundan sonra ne olacak? Ekonomik sorunlar yerinde duruyor. 17 milyar Euro kredi ihtiyacı ortadan kalkmış değil. Euro bölgesinin talebi reddedildiğine göre alternatif çözümler üretilmesi gerekiyor. Üstelik bunun çok kısa sürede yapılması lazım. Hem hükümetin, hem de muhalefetin bu konuda elini taşın altına koyması gerek. Kıbrıs Rum siyasal eliti zor bir sınavda.

   Mecliste yapılan konuşmalarda alternatif çözümlerden, B planından söz edildi. Politikacılar, hükümete somut öneriler sunduklarını söylediler. AB’ye kurtarma başvurusu 9 ay önce yapılmıştı. Alternatifler, somut öneriler varsaydı, 9 ayda bunlar niçin uygulanmadı? Şimdi dile getirilen öneriler niçin önceden hayata geçirilmedi? Bu sorular cevap bekliyor. Euro bölgesi ile yeniden pazarlık yapmaktan söz ediliyor. Peki, Euro bölgesi yeni bir pazarlığı kabul edecek mi? Rusya ve Çin’den kaynak bulunabileceğinden söz ediliyor. “Euro bölgesinden başka dostlarımız var” deniyor. Hristofyas, bu yönde çok çaba harcamış ama başarılı olamamıştı. Şimdi durum değişir mi? Umutlar Rusya’ya bağlandı. Banka mevduatlarından kesinti yapılmasını reddetmek işin kolay bölümüydü. Şimdi zor bölüm başladı. Daha doğrusu zor bölüme geri dönüldü. Bakalım alternatif çözümler üretilebilecek mi?

    Euro bölgesinin talebi reddedilmiş olsa da banka mevduatları konusunda oluşan güvensizlik ortadan kalkmıyor. Bankalar açılınca ne olacak? Bankaların açılmasından önce insanlara güven verici bir çözüm ortaya konmazsa, herkes mevduatını çekmek isteyecek. Bu da bankaların çökmesi anlamına gelecek. Avrupa Merkez Bankası para aktarmayı durdurursa, bankaların likidite ihtiyacı nasıl karşılanacak? Bankaları uzun süre kapalı tutmak çözüm değil. Gelecek Salı’ya kadar kapalı kalmaları olasılığından söz ediliyor. İçinden geçmekte olduğumuz günler Kıbrıs Rum ekonomisi ve siyasetinin geleceği açısından çok kritik. Hem iktidar, hem de muhalefet için çok zor bir süreç söz konusu. Euro bölgesinin talebi hep birlikte reddedildi. Dolayısıyla sorumluluk tüm partilerin omuzunda. Mevduatlardan kesintiyi kabul ettiği için Anastasiadis siyasi olarak zayıflamış durumda. Çok sert eleştiriler aldı. Kendi taraftarları arasında bile hayal kırıklığı var. Krize etkili çözümler üretilemezse Anastasiadis’in durumu daha da zorlaşabilir. Ama meclisteki oylamadan sonra muhalefetin sorumluluğu da arttı. İktidar ve muhalefet ya işbirliği yapıp çözüm üretecek, ya da halktan tepki görecek.

    Şimdi kesin olan tek şey belirsizliktir. Meclis kararından sonra bilinmeze doğru bir yolculuk başladı. Bu yolculuğun sonunda nereye varılacağı henüz belli değil. Bu noktada Euro bölgesine de sorumluluk düşüyor. Acaba Euro bölgesi ne yapacak? Mevduatlarda kesinti yapılması görüşünde ısrar edecek mi, yoksa daha esnek bir tavır takınacak mı? Kıbrıs Rum bankalarının iflasının etkileri sadece Kıbrıs’la sınırlı kalmayabilir. Sorun yaşayan diğer Euro bölgesi ülkeler de etkilenebilir. Euro değer kaybediyor. Zaten zorda olan bölgenin zorlukları daha da artabilir. Bu gerçekler ışığında kredi musluklarını daha fazla açmak akılcı bir tavır olmaz mı? Euro bölgesi Kıbrıslı Rumların 5.8 milyar Euro bulmalarında ısrar ettiğini açıkladı. Burada Almanya’nın tavrı çok önemli. Başbakan Angela Merkel seçim yılında. Kararlı görünmek zorundadır. Bu nedenle Almanya sert tutumunu sürdürebilir.

    Son günlerde Kıbrıs dünya basınının manşetlerinden inmiyor. Küçük ada dünya gündeminin ilk sırasına oturmayı başardı ama ne yazık ki bunun nedeni olumlu gelişmeler değil, olumsuz gelişmeler. Şimdi çok riskli bir noktaya ulaşıldı. Ya krize kısa sürede çözüm üretilecek, ya da iki büyük bankanın iflası gündeme gelecek. Böylesi bir gelişme Kıbrıslı Rumların Euro bölgesinden çıkması sonucunu tetikleyebilir. Merkez Bankası Başkanı Panikos Dimitriadis ve eski Maliye Bakanlarından Marios Mavrides bu olasılığa işaret etti. Batı basınında da benzeri senaryolar dile getiriliyor. Nereden bakılırsa bakılsın çok zor bir süreç. Kolay çözümler yok.

   

   

   

Daha fazla göster

Yorum yazıp fikirlerinizi paylaşabilirsiniz.

İlgili haber

Close

Reklam engelleyici tespit edildi!

Reklam engelleyici kullandığınızı görüyoruz. ÜCRETSİZ olarak dağıtılan binlerce gatezemiz ve internet sitemizde yer alan haberleri okuyabilmeniz için her yıl on binlerce pound harcıyoruz. Bu ise sitemizde bulunan reklamlar sayesinde gerçekleşmektedir. londragazete.com’u kullanmaya devam etmek için lütfen bu alan adını reklam engelleyicisine ekleyerek bize destek verin.