Fatura mevduat sahiplerine çıktı

Kıbrıslı Rumlarla Troyka arasında 9 aydır devam eden müzakere süreci nihayet anlaşma ile sonuçlandı. Böylece Yunanistan, İrlanda, Portekiz ve İspanya’dan sonra kurtarma paketi alan ülkeler kervanına onlar da katılmış oldu. Ekonomik krizin faturası bankalarda mevduatı olan insanlara çıktı. Varılan anlaşma çerçevesinde bankada 100 bin Euro’nun üzerinde meduatı olanlardan bir defalığına yüzde 9.9, daha az mevduatlardan ise yüzde 6.75 oranında vergi alınacak. Tüm mevduat sahipleri buna dahil olacak. Şirketler vergisi yüzde 10’dan yüzde 12.5’e yükseltilecek. Mevduatlardan elde edilen faiz gelirine yüzde 20-25 oranında gelir vergisi uygulanacak.  Kıbrıs Rum bankalarında mevduatı olanlar, Cumartesi sabahı itibarıyla, mevduatlarının bir kısımına devletin el koyacağı gerçeğine uyandılar. Hiç hoş olmayan bir durum.

   Bu formül, IMF ve AB tarafından dayatıldı. İflas etmekle mevduatlara el koyma seçeneği arasına sıkışan Anastasiadis hükümeti, Cuma gecesi başlayan ve Cumartesi sabahına kadar devam eden 10 saatlik maraton müzakerelerde IMF ve AB’nin isteklerine boyun eğdi. Başka seçeneği de yoktu. Alternatif iflastı. Bankalardan para kaçırılmasını engellemek için denetlemeler zaten başlamıştı. Şimdi, bankada parası olan herkesin parasına devlet bir defalığına yukarıda belirtilen oranlarda el koyacak. Böylece, Troyka’dan daha az kredi alınacak ve kredinin geriye ödenebilirliği güvence altına alınmış olacak.  Varılan anlaşmaya göre kredi miktarı daha önce sözü edilen 17.5 milyar Euro’dan 10 milyar Euro’ya indirildi. Böylece 2020’de devletin borcu GSYİH’nin yüzde 100’ü civarında olacak. Sözkonusu oran IMF tarafından “geri ödenebilir” olarak değerlendiriliyor. IMF Başkanı Christine Lagarde, olayın bu yönüne vurgu yaptı ve “cömert” davrandıklarından söz etti. 17.5 milyar Euro kredi GSYİH’nın çok üzerinde olacaktı. Rakam 10 milyar Euro’ya inince IMF kurtarma paketine katılacağını açıkladı. Rusya’nın da küçük çaplı bazı katkıları olması bekleniyor. Rusya’nın katkısı, daha önce verdiği 2.5 milyar Euro kredinin faizinde indirim yapma şeklinde olacak.

    2012 yılı başlarında Yunanistan’da fatura devlet tahvili sahiplerine çıkarılmıştı. Kıbrıs Rum bankaları, ellerinde büyük miktarda Yunan devlet tahvili olduğu için batma noktasına gelmişti. Şimdi Kıbrıs’ta bankacıların ve politikacıların hatalarının faturası mevduat sahiplerine çıkartılıyor. Yunanistan’da devlet tahvillerinin traşı bir ilkti. Tekrarlanmayacağı söylenmişti. Gerçekten de tekrarlanmadı. Bu kez tahviller yerine mevduatlara “dokunuldu”. Euro bölgesinin 5 yıllık mali krizinde bu da bir ilk. Ne Avrupa’da, ne de dünyada örneği var. AB ve Euro bölgesi ilginç “ilklere” imza atıyor.

    Şimdi devlet, insanların bankalardaki parasına el koyarak 5.7 milyar Euro civarında para elde edecek. Bu paralar, bankalar ve kamu maliyesi için kullanılacak. Robin Hood, zenginlerden çalıp fakirlere dağıtıyordu. Devlet mevduat sahiplerinin parasına el koyup bankaları ve kendi maliyesini kurtaracak. Yani tersten bir Robin Hood’luk yaşanacak. Çalışıp bankada para biriktiren insanlar, paralarının bir kısmına devletin el koyduğunu görecekler. Kapitalizmin ruhuna aykırı olsa da varılan nokta bu. Troyka, vereceği krediyi geri almayı garantiledi. Gerisi onları pek ilgilendirmiyor. Altta kalanın boynu kırılsın. AB ve Euro bölgesine üye olmayı büyük sevinç gösterileri ile karşılayan Kıbrıslı Rumların şimdi vardığı nokta öğretici ve ilginç. Bundan sonra AB’ye, politikacılara ve bankacılara güvenmeleri kolay olmayacak.

    Anastasiadis hükümeti, bu anlaşma nedeniyle epey eleştiri alabilir. Ancak, yapabileceği fazla bir şey yoktu. Kucağında bulduğu trajik ekonomik duruma çözüm üretmek zorundaydı. Hızla iflasa doğru gitmekte olan bir kamu maliyesi ve bankacılık sistemi sözkonusu. Zaman kalmamış, arkası duvara dayanmıştı. Batılı kreditörler kimsenin gözyaşına bakmadığına göre manevra alanı çok dardı.

    Bu satırlar yazıldığı sırada anlaşmanın tüm detayları belli olmamıştı. Detayları kısa sürede öğreneceğiz. Büyük olasılıkla bazı özelleştirmeler ve bankaların yeniden yapılandırılarak küçültülmesi de anlaşma içerisinde yer alıyor. Anlaşmanın hayata geçirilmesi için meclisten süratle yasaların geçirilmesi gerekecek. Anlaşmanın Euro bölgesi üyesi ülkelerin parlamentolarında onayı da gerekiyor. Bu anlama ışığında Alman parlamentosu herhalde gerekli onayı verecek.

    Kamuoyunun ve muhalefetin bu gelişmelere vereceği tepki merakla bekleniyor. 15-16 Mart Kıbrıs Rum ekonomisinin tarihine unutulması zor ve acı verici bir tarih olarak geçecek. Ekonominin yeniden düze çıkması zaman alacak. Acı verici olsa da varılan anlaşma, ekonomiyi düzeltme yolunda atılmış ilk adım olarak değerlendirilebilir. Kabak mevduat sahiplerinin başına patladı diyebiliriz. 

   

   

   

   

Daha fazla göster

Yorum yazıp fikirlerinizi paylaşabilirsiniz.

İlgili haber

Close

Reklam engelleyici tespit edildi!

Reklam engelleyici kullandığınızı görüyoruz. ÜCRETSİZ olarak dağıtılan binlerce gatezemiz ve internet sitemizde yer alan haberleri okuyabilmeniz için her yıl on binlerce pound harcıyoruz. Bu ise sitemizde bulunan reklamlar sayesinde gerçekleşmektedir. londragazete.com’u kullanmaya devam etmek için lütfen bu alan adını reklam engelleyicisine ekleyerek bize destek verin.