Gazze’de savaş rüzgarları

Ortadoğu’da yine savaş rüzgarları esiyor. Çarşamba gününden beri Gazze bölgesi ile İsrail arasında devam etmekte olan karşılıklı saldırılar kısa sürede İsrail ordusunun büyük çaplı bir operasyonuna dönüşebilir. İsrail, 75 bin ihtiyat askerini göreve çağırdı. 2008’de Gazze bölgesine gerçekleştirilen saldırıda bu kadar  çok ihtiyat askeri göreve çağrılmamıştı. Demek ki, daha büyük çaplı bir saldırı planlanıyor. Gazze sınırına askeri yığınak devam ediyor. Mısır’ın arabuluculuk çabalarının sonuçsuz kalması ve Filistinlilerin Kudüs’e roket saldırısı düzenlemesi sonrasında İsrail Başbakanı Netanyahu’nun savaş emri vermesi olasılığı güçlendi. Önümüzdeki birkaç gün kritik. 2008’de 1400 Filistinli hayatını kaybetmişti. Bunların yarısı sivildi. İsrail’in kaybı ise üç sivil, 10 asker 13 kişiydi. Bu kez acaba kaç kişi ölecek? Olan yine Gazze’deki Filistinlilere olacak.

    Savaşın önlenmesi için Filistinlilerin roket saldırılarını, İsrail’in de hava saldırılarını durdurması gerekiyor. Filistinliler İsrail’e 550 civarında roket saldırısı gerçekleştirdiler. Uzun menzilli bir füze Tel Aviv, diğeri de Kudüs yakınlarına düştü. İsrail misilleme olarak 200 civarında hava saldırısı ile 800 civarında hedefi vurdu. Filistinlilerin roket saldırılarının ciddi bir askeri sonucu yok. İsrail ise askeri üstünlüğünü ve güçlü istihbaratını kullanarak Hamas’a ciddi darbeler vuruyor. Bu arada sivil insanlar hayatını kaybediyor.

    ABD ve İngiltere, krizin aşılması için perde gerisinde çaba harcıyorlar. Başkan Obama, bu çerçevede Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile telefon görüşmesi yaptı. Hamas üzerindeki nüfuzunu kullanmasını istediği tahmin ediliyor. İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague, İsrail’in Gazze’ye askeri saldırı düzenlemesine sıcak bakmadıkları mesajını verdi. Mısır’ın da Hamas üzerindeki nüfuzunu kullanması isteniyor. Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi, arabuluculuk girişiminde bulundu. Kriz, yeni Mısır hükümeti için bir sınav. Mısır Başbakanı Hisham Kandil, Gazze’de Hamas liderlerinden İsmail Haniye ile görüştü. Ancak, bir sonuç alamadı. Yeni bir savaşı engellemek için diplomatik çabaların yoğunlaştırılması gerekiyor.

    İsrail, kendini savunduğunu söylüyor. Ama, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun ipleri bu kadar germesinin nedeni sadece bu değil. 2008’de Gazze bölgesine saldırı düzenlendiğinde İsrail seçimler arifesindeydi. Dönemin iktidarı, savaşı seçim kazanma aracı olarak kullanmıştı. İsrail şimdi yine seçimler arifesinde. Ülkede 22 Ocak’ta seçimler yapılacak. Ve İsrail hükümeti yine Gazze’ye saldırmaya hazırlanıyor. Belli ki, Netanyahu da savaş yolu ile seçim kazanma peşinde. Yaklaşmakta olan İsrail seçimleriyle Gazze’de gerginliğin hızla tırmanması arasındaki bağı görmemek için kör olmak gerek.

    Hamas’ın İsrail’e yönelik roket saldırılarının mantığını anlamak daha zor. Saldırıların tümünü Hamas’ın gerçekleştirmediği biliniyor. Radikal küçük gruplar da saldırı düzenliyor. Ama, Hamas’ın bunlara göz yumması, onu da sorumlu kılıyor. Yeni bir savaş, Gazze bölgesi halkı için felaket olacak. Savaşın sonunda hem İsrail, hem de Hamas zafer ilan edecekler. Faturayı ödeyen ise siviller olacak. Hamas, bölgede yaşayan insanların güvenliğinden sorumlu olduğuna göre daha dikkatli politikalar uygulamalı. Ateşle oynamamalı.  

    Ortadoğu’da şimdiki durum 2008’e benziyor mu? Benzemiyor. Mısır’da Hüsnü Mübarek değil, Müslüman Kardeşler iktidarda. Türkiye-İsrail ilişkileri kopmuş durumda. “Arap Baharı” nedeniyle Ortadoğu değişti. İsrail hükümetinin bölgedeki bu değişiklikleri hesaba katmasında yarar var. ABD’nin de bunu göz önünde bulundurması lazım.

    Gazze bölgesindeki krizin temelinde çözüm bekleyen İsrail-Filistin anlaşmazlığı var. Filistin halkı haklarına kavuşunca bölge barış ve huzura kavuşacak. İsrail, askeri gücü ile Filistinlilerin yasal haklarını gaspetmeye devam ediyor. Sorunları şiddet yolu ile çözümleyebileceğine inanıyor. Halbuki, şiddet şiddeti doğuruyor. Barışa müzakere masasında, Filistinlilerin yasal hakları verilerek ulaşılabilir. İki devletli çözüme varmak şart. Filistin devletinin göstermelik değil, gerçek bir devlet olması gerek. Uluslararası topluluğun bu yönde ağırlığını koyması lazım. Yoksa, şimdi savaş olsun veya olmasın gelecekte yeni krizler, yeni savaşlar kaçınılmaz olacak. Akıl ve mantık, iki halkın barış içinde yan yana yaşamasını sağlayacak siyasi bir çözüm yolunu gösteriyor. Umarız Gazze krizi savaşa dönüşmez ve İsrail seçimlerinden sonra barış müzakerelerine yeniden başlanır.

   

   

 

 

 

  

 

Daha fazla göster

Yorum yazıp fikirlerinizi paylaşabilirsiniz.

İlgili haber

Close

Reklam engelleyici tespit edildi!

Reklam engelleyici kullandığınızı görüyoruz. ÜCRETSİZ olarak dağıtılan binlerce gatezemiz ve internet sitemizde yer alan haberleri okuyabilmeniz için her yıl on binlerce pound harcıyoruz. Bu ise sitemizde bulunan reklamlar sayesinde gerçekleşmektedir. londragazete.com’u kullanmaya devam etmek için lütfen bu alan adını reklam engelleyicisine ekleyerek bize destek verin.