Suriye’de yarın vizyonu

    Suriyeli muhalif güçlere yöneltilen en önemli eleştirilerden biri Esad sonrası dönem için bütünsel bir vizyon ortaya koyamamaları. Bu eksikliğin giderilmesi için ABD Barış Enstitüsü ve Alman Uluslararası ve Güvenlik İşleri Enstitüsü önemli bir çalışmaya imza attılar. Esad sonrası dönem için kapsamlı bir vizyon çalışmasına Suriye muhalefetinin önde gelen isimlerinden 45 kişi ve çeşitli alanlardan uzmanlar katıldı. Bu çalışmanın sonuçları “The Day After. Supporting a Democratic Transition in Syria” (Ertesi Gün: Suriye’de Demokratik Geçisi Desteklemek” başlıklı bir rapor halinde yayımlandı. Raporda ortak ilkeler, hedefler, zorluklar, riskler belirleniyor ve başarılı bir geçiş dönemi için 6 alanda öneriler yapılıyor.

    Suriyeliler 17 aydır otoriter Esad rejimini yıkarak barış ve özgürlük içinde yaşamak için mücadele veriyorlar. Otoriter rejimlerden demokratik düzene geçiş her zaman zordur. Devam etmekte olan yoğun şiddet olayları bu geçişi daha da zorlaştırmaktadır. Muhalefet ortak ilke ve hedefler etrafında birleşemezse, geleceği kurmak kolay olmayacak. Esad sonrası geçiş döneminin başarılı olması için raporda şu hedefler belirleniyor: 1. Devletle birey arasındaki ilişkilerde mezhep, etnik köken, cinsiyet değil vatandaşlık ve tüm vatandaşların eşitliği belirleyici olmalı. 2. Suriye, güvenlik güçlerinin görevinin tüm vatandaşların insan haklarını ve güvenliğini korumak olduğu sivil bir devlet olmalı. 3. Devletin ve topraklarının bütünlüğü ile adem-i merkeziyetçilik (decentralisation) öğeleri vatandaşların her düzeyde katılımını sağlayacaktır. 4. Sosyal adalet, insan kalkınması, sürdürülebilir kalkınma ve doğal kaynakların korunması amacıyla ekonomi yönetilmelidir. 5. Yeni siyasi liderlik ve hükümet, demokratik ilkelere bağlılık ve otoriter mirastan kopma konusunda açık taahütte bulunmalıdır. 6. Yeni bir ulusal kimliğin geliştirilmesi, güçlendirilmesi ve ilerletilmesi gereklidir. Suriye toplumunun tüm öğeleri arasında birlik sağlanmalı, ulusun temel değerleri ve ilkeleri konusunda konsensüs ve yeni yönetim çerçevesinin inşa edilmesi gerekir. Vatandaşlar demokrasi ilkeleri ve pratiği doğrultusunda eğitilmeli ve güç sahibi olmalı.

     Bu hedeflere halk adına liderler değil halkın kendisi ulaşmalı. İnsanlar, korkularını, ihtiyaçlarını, hedeflerini liderlere ve birbirlerine ulusal diyalog ve kamu iştişaresi yolu ile ifade edebilmeli. Raporda böylesi bir süreç için şu ilkeler sıralanıyor: 1. Kucaklayıcı olma ve katılım 2. Şeffaflık ve hesap verme 3. Konsensüs. Bu ilkeler doğrultusunda 6 alanda politika önerileri yapılıyor.

     1. <strong>Hukuk devleti</strong>: Yöneticilerin keyfi iradesine bağlı yönetimden hukuku temel alan yönetime geçilmeli. Hiç kimse hukukun üstünde olmamalı. Bu çerçevede, geçiş sürecinde olağanüstü yargı organlarına son vererek, adil bir yargı düzenine geçilmeli. Yasalar uluslararası insan hakları ve normlarına uygun olmalı, yasama sürecinde vatandaşların rolü olmalı, süreç şeffaf olmalı. Raporda, Esad rejiminin düşmesinden sonra hukuk devletine geçişin kolay olmayacağı yer alıyor. Geçiş döneminde suçlarda artış olabilir.

    2. <strong>Geçiş dönemi adaleti</strong>: Yakın ve uzak geçmişte baskıya ve haksızlığa uğramış insanlara adalet sağlanmalı. Bunun yaparken anlaşmazlık ve sosyal bölünmeyi derinleştirecek yöntemler yerine yeni yöntemler bulunmalı. Baskı yapanlar ve baskıya uğrayanlar hakkında bilgi sağlanmalı. Vatandaşın devlet kurumlarına güvenini artıracak önlemler almalı. Suriye toplumu bölünmüş bir toplum. Son 17 ay içinde yaşananalar nedeniyle çeşitli gruplar arasında düşmanlıklar oluştu. Geçiş dönemi adaleti sağlamak, yeni hükümet için zor olacak.

     3. <strong>Güvenlik sisteminde reform</strong>: Asker-sivil ilişkileri demokratik ilkeler doğrultusunda oluşturulmalı. Silahlı kuvvetler, kolluk güçleri ve istihbarat örgütleri sivil otorite altında çalışmalı. Güvenlikle ilgili görevler, etnik kökeni ve mezhebi ne olursa olsun tüm Suriye vatandaşlarına açık olmalı. Güvenlik güçleri politika ile uğraşmamalı. Geçiş sürecinde ciddi güvenlik sorunları yaşanacak. Yağmalama, intikam saldırıları, eski rejim taraftarlarının durumu istikrarsızlaştırma çabaları, silahlı grupların sivil otorite altına girmek istememeleri gibi sorunlar yaşanacak. Rejim düşmeden bu konuda çalışmalara başlamak gerek.

     4. <strong>Anayasa yazımı</strong>: Anayasa hazırlama süreci, ulusal kimlik ve birliği geliştirip güçlendirmeye katkıda bulunmalı. Anayasa hazırlamak sadece bir fırsat olmayacak. Zorlukları da olacak. Anayasa hazırlama akıllıca yapılmazsa, bölünmeleri artırabilir, ülkeyi bölebilir, uzun vadeli istikrarsızlık yaratabilir. 2012 anayasası iptal edilmeli. 1950 anayasasında değişiklikler yapılabilir veya yeni bir anayasa hazırlanabilir. Anayasa uzlaşıya dayalı olmalı ve Kurucu Meclis tarafından onaylanmalı. Nihai onay için referandum düşünülmeli.

     5. <strong>Seçim reformu ve Kurucu Meclis</strong>: Seçim sistemi Suriyenin demokratik bir siyasi sisteme geçmesine yardımcı olmalı. Yeni anayasanın nasıl hazırlanacağı konusunda uzlaşıya varılmalı.

     6. <strong>Ekonomik ve sosyal politika reformu</strong>: Silahlı çatışmalar nedeniyle altyapıda, konutlarda, işyerlerinde meydana gelen hasarı erken zamanda tamir etmek gerekecek. Yeni hükümetin ekonomik ve sosyal ihtiyaçları karşılamadaki başarısı, geçiş sürecinin istikrar, barış, ekonomik güvenlik getirip getirmeyeceğini belirleyecek.

    Suriye’nin geleceği ile ilgili rapor özet olarak böyle. Raporun sonunda bu tartışmaya katkı çağrısı da yapılıyor.  

      .  

 

 

 

 

Daha fazla göster

Yorum yazıp fikirlerinizi paylaşabilirsiniz.

İlgili haber

Close

Reklam engelleyici tespit edildi!

Reklam engelleyici kullandığınızı görüyoruz. ÜCRETSİZ olarak dağıtılan binlerce gatezemiz ve internet sitemizde yer alan haberleri okuyabilmeniz için her yıl on binlerce pound harcıyoruz. Bu ise sitemizde bulunan reklamlar sayesinde gerçekleşmektedir. londragazete.com’u kullanmaya devam etmek için lütfen bu alan adını reklam engelleyicisine ekleyerek bize destek verin.