Sudan: Mücadeleye devam

Sudan’da demokrasi ve sivil yönetim mücadelesi devam ediyor. Beşir ve Avf gitti ama mücadele bitmedi.

Dört aydır diktatörlük karşıtı protestolara sahne olan Sudan’da arka arkaya önemli gelişmeler yaşanıyor. Halkın protestoları sonucu önce askeri darbe ile iktidara gelen ve 30 yıl ülkeyi diktatörlükle yöneten Ömer el Beşir yine askeri darbe ile devrildi. Gözaltına alındı. Sudan’da yargılanacağı açıklandı. Bilindiği gibi Ömer el Beşir Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından Darfur’da soykırım gerçekleştirmekle suçlanıyor. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi yeni Sudan yönetimine Ömer El Beşir’in yargılanması konusunda Uluslararası Ceza Mahkemesi’yle işbirliği yapması çağrısında bulundu.

Beşir’in devrilmesi halkın mücadelesi açısından büyük başarıydı. Ancak darbe sonrasında Beşir’in yerine gelen Orgeneral Avad Muhammed Ahmed bin Avf,  Beşir’den iyi değildi. Aynı kumaştandı. Beşir rejiminin bir parçasıydı. Halk askeri bir idare için değil sivil bir idare için mücadele vermişti. Ordunun sokağa çıkma yasağı ilan etmesine rağmen protestocular protestolarına devam ettiler. Sivil yönetim talebini haykırdılar ve iktidara gelmesinden 24 saat sonra yeni diktatör Orgeneral Avad Muhammed Ahmed bin Avf da görevi bıraktığını açıkladı. Bu haber protestocular tarafından sevinçle karşılandı. Darbe sonrasında kurulan Askeri Geçiş Konseyi Başkanlığına Korgeneral Abdül Fettah Abdülrahman el Burhan’ın getirildiği açıklandı. Daha sonra istihbarat şefi General Salah Gosh’un istifa ettiği açıklandı. Beşir’den sonra Avf ve Gosh’un devrilmesi halkın kararlı tavrının ürünüdür. Ne var ki gelişmelerin sonucunun ne olacağı belli değil. Ordu içinde farklı gruplar arasında mücadele olduğuna inanlar var. Sudan halkı ise sivil yönetim talebinde ısrarlı. Ordunun iktidarda kalmasını istemiyor. Beşir karşıtı protestoların öncülerinden Sudan Profesyoneller Birliği “Yapmamız gereken şey mücadeleye ve barışçıl direnişe devam etmektir” açıklamasında bulundu. “Rejim tam olarak yıkılmadan ve yönetim sivil geçiş hükümetine devredilmeden bir adım dahi geri dönmek yok. Şehitlerimizin hakkı alınıncaya dek sokakları terk etmeyeceğiz” denildi. Kısacası Sudan’da demokrasi ve sivil yönetim mücadelesi devam ediyor. Beşir ve Avf gitti ama mücadele bitmedi.

Sudan halkının önünde çok zor bir mücadele, mayınlarla dolu bir yol var. Mübarek rejiminin devrilmesi sonrasında komşu Mısır’da yaşananlar önemli dersler içeriyor. Yeni bir askeri diktatörlük altında kalmamak için doğru strateji ve taktikler uygulanması gerekiyor. Demokrasi ve özgürlüğü kazanmak kolay değil. Hele Sudan gibi bir ülkede hiç kolay değil. Beşir’e karşı mücadele barışçı yollardan verildi. Rejim protestocuları öldürdüğü halde bu tavır değişmedi. Şimdi de barışçı ama kararlı protestolarla amaca ulaşılabilir. Cezayir’de 20 yıl ülkeyi yöneten Buteflika’nın barıçı halk protestoları ile istifaya zorlanması ve Sudan’da Beşir’in devrilmesi barışçı taktiklerin doğruluğunu gösteriyor. Libya, Suriye, Yemen’in korkunç deneyimlerini de göz önünde bulundurmak gerek. Sudan’da halk direnirse ordunun yeni bir diktatörlük kurması zor olur.

Önümüzdeki günler, haftalar Sudan’ın geleceği açısından kritik olacak. Yeni cunta lideri Abdülrahman el Burhan ne yapmak isteyecek? Sivil yönetime geçişin yolunu açacak mı? Bunu bekleyip görmek lazım. Uluslararası düzeyde Sudan’nın sivil yönetime geçmesine destek var. Bir çok ülke Beşir diktatörlüğünün yıkılmasını memnuniyetle karşıladı ve sivil yönetime geçilmesi talebine destek verdi. Tabii Beşir’le iyi ilişki içinde olan ülkeler gelişmeleri kaygıyla izliyor. Beşir’le iyi ilişki içinde olanlar arasında Türkiye’deki AK Parti iktidarı da vardı. Bu, dış politikadaki ciddi hatalardan biriydi. Türkiye acaba şimdi ne yapacak?

Sudan’da Beşir karşıtı protestolar ekmek fiyatlarının artmasına tepki olarak başlamıştı. 2011 “Arap Baharı” sürecinde de ekmek fiyatlarının artması önemli rol oynamıştı. Ekmek ve demokrasi talepleri birleşince kitleler önemli başarılara imza atabilirler. Önemli olan bu başarıları korumayı ve geliştirmeyi başarmaktır. Tunus halkı bunu başardı ama Mısır halkı başaramadı. Libya, Suriye, Yemen felakete dönüştü. Umarız Sudan halkının kazanımları kalıcı olur ve demokratik, sivil bir düzenle taçlanır. Henüz değişim sürecinin başlarındayız.

Cezayir ve Sudan’da yaşananlar Arap ülkelerinin geleceği açısından umutların yeniden yeşermesine neden oldu. “Arap kışı” sona erecek mi? Gerçekçi olmakta yarar var. Değişim kolay olmayacak. Ama Cezayir ve Sudan halkı umut meşalesini yaktı. Diktatörlerin kalıcı olamayacağını gösterdi. Diktatörlerin devrilmesi her zaman iyi haberdir. Diğer diktatörler, otoriter yönetimlere mesajlar içerir. Umarız bu mesajı alırlar. Buteflika’nın, Ömer El Beşir’in başına gelenlerden ders çıkarırlar. Gelecek demokrasiye, özgürlüklere, hukuk devletine, çoğulculuğa aittir.

 

 

Daha fazla göster

Bir Cevap Yazın

İlgili haber

Close

Reklam engelleyici tespit edildi!

Lütfen reklam engelleyicinizi kapatarak bize destek verin