İngiltere’ye “kış” geliyor

Brexit taraftarları ülkeye büyük bir kötülük yaptılar. Şimdi bunun faturası ödeniyor ve ödenecek.

Yazının başlığı Princeton Üniversitesi öğretim görevlisi Harold James’e ait. Sözü edilen kış sonbahardan sonra gelecek kış mevsimi değil, Brexit ile gelecek olan kıştır. Game of Thrones dizisindeki “kışa” gönderme yapılıyor. Diziyi izleyenler kışın ne anlama geldiğini bilirler. İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılma tarihi hızla yaklaşıyor ama konu ile ilgili belirsizlik devam ediyor. Olması gereken hiç bir şey olmuyor. Başbakan Theresa May’in Chequers Planı kabul görmedi. Şimdi AB’den çıkış tarihini erteleyerek zaman kazanma taktiği gündemde. Nasrettin Hoca’nın göle maya çalması misali zaman kazanınca “belki bir şeyler olur da çözüm buluruz” beklentisi var. “Egemenliği geri alma” fantazisi ile çıkılan Brexit yolunda kolay çözümler yok. Durum giderek karmaşıklaşıyor. Ülke bölünmüş durumda. Bunun kimseye faydası yok. Brexit taraftarları ülkeye büyük bir kötülük yaptılar. Şimdi bunun faturası ödeniyor ve ödenecek.

Brexit’in doğuracağı kötü sonuçları en iyi Londra’daki bankacılar biliyor. İngiltere’yi dünyada hala önemli kılan faktörlerden biri Londra’nın dünyanın finans merkezleri arasında yer almasıdır. Brexit bu durumu değiştirecek. AB pazarı kaybedilecek. Büyük firmalar Avrupa’ya kayacak. Örneğin Goldman Sachs şimdiden Frankfurt’a gönderdiği personelin sayısını artırıyor. Süreç böyle devam ederse Londra’daki dev merkezini Frankfurt’a aktarabilir. Başka örnekler de var. “Egemenliği” kazandık diye sevinecek olanlar ülkenin ekonomik durumunun kötüye gittiğini görecekler. Bloomberg’te yer alan “No Sleep Till Brexit: The City Scrambles to Deal With Quitting the EU” başlıklı yazıda bankerlerin korkuları, endişeleri aktarılıyor. 45 yıllık entegrasyonu anlaşmasız bir şekilde sonlandırmak, hard Brexit seçenekleri bankerlerin tüylerini ürpertiyor. Sonuçta Brexit’ten kazançlı çıkacak olan Frankfurt ve Paris olacak gibi.

London Review of Book sitesinde yer alan “What would it be like?” başlıklı yazıda Swati Dhingra ve Josh De Lyon anlaşmasız bir Brexit’in neye benzeyeceğini çok güzel ve detaylı bir şekilde aktarıyorlar. Bu makaleyi herkesin okumasında yarar var. Değerlendirmeler hem İngiltere hükümetinin, hem de LSE’ye bağlı Centre for Economic Performance (CEP) tarafından yapılan hesaplamalara dayandırılıyor. Yazının en çarpıcı tespitlerinden biri 2030’da İngiltere’nin Gayri Safi Yurtiçi Hasılasının AB’de kalma durumundakinden yüzde 3-8 daha az olacağıdır. Üretim de azalacak. Yani anlaşmasız Brexit ülkeyi daha fakir yapacak. AB’den anlaşmasız ayrılmanın faturası diğer tüm seçeneklerden ağır olacak. Londra ve Aberdeen gibi hizmetler sektörüne dayanan bölgeler çok olumsuz sonuçlarla karşılaşacak. Brexit referandumunun gecesi Sterling büyük değer kaybına uğramıştı. AB’den anlaşmasız ayrılma olasılığı güçlendiğinde Sterling yine değer kaybediyor. The Bank of England’ın Para Politikası Komitesi değerlendirmelerine göre anlaşma olmaması olasılığı paranın değer kaybetmesi riskini artıyor. AB’den anlaşmasız ayrılma durumunda paranın değer kaybedeceği kesin. Brexit referandumu sonrasında enflasyon arttı. Referandum öncesinde yüzde 0.5 civarındaydı. Referandum sonrasında yüzde 2 civarına yükseldi. Anlaşmasız Brexit durumunda fiyatların artacağı muhakkak. Daha pahalı ithalat firmaları ücretleri azaltmaya zorluyor. Yani ücretler de olumsuz etkilenecek, ücretlilerin geliri azalacak. Anlaşmasız Brexit durumunda dıştan İngiltere’ye yapılan yatırımların (FDI) azalması bekleniyor. Bu azalma GSYH’yı yüzde 3.5 civarında aşağıya çekebilir. Büyük firmalar AB ortak pazarı nedeniyle İngiltere’ye yatırım yapıyor. Yatırımlarını Avrupa’ya kaydırmaya başlayacaklar. İngiltere hükümetinin gelirleri ve bütçesinde de değişiklikler olması bekleniyor. Anlaşmasız Brexit durumunda İngiltere ile AB arasında gümrük duvarları yükselecek. Aradaki ticaret azalacak. Bu azalmanın yüzde 40’a varabileceğini hesaplayanlar var. Örneğin ülkede üretilen arabaların yüzde 56’sı AB’ye ihraç ediliyor. Üretimde kullanılan araba parçalarının bir kısmı AB’den geliyor. Araba üretimi yüzde 12 oranında düşebilir. İngiltere ile İrlanda arasındaki sınır sorunu Brexit’in en zor konuları arasında. Anlaşmasız Brexit Kuzey İrlanda’da sorunlara yol açabilir. Yasalarda değişiklik yapılmadığı sürece İngiltere’deki AB vatandaşlarının ülkede kalma ve çalışma haklarını korumaları bekleniyor. Bu liste uzar gider. Tarım, balıkçılık, havacılık, sağlık kurumları, üniversiteler, eğitim ve çevre hep olumsuz etkilenecek.

İngiltere’nin bu hali konusunda en güzel başlığı Der Spiegel’de gördüm. “Watching a Country Make a Fool of Itself”. Allah akıl versin.

 

Daha fazla göster

Bir Cevap Yazın

İlgili haber

Close

Reklam engelleyici tespit edildi!

Lütfen reklam engelleyicinizi kapatarak bize destek verin