“Çözümsüzlüğün getirdiği bedelleri daha fazla ödemek istemiyoruz”

KIBRISLI Türklerin Kıbrıs sorunu nedeniyle yıllardır bedel ödemesi ve yaşam kalitelerinin olumsuz yönde etkilenmesi, Kuzey Kıbrıs’ta ve İngiltere’de yaşayan Kıbrıslı Türkleri yakından ilgilendiren en önemli konuların başında geliyor.

KIBRISLI Türklerin Kıbrıs sorunu nedeniyle yıllardır bedel ödemesi ve yaşam kalitelerinin olumsuz yönde etkilenmesi, Kuzey Kıbrıs’ta ve İngiltere’de yaşayan Kıbrıslı Türkleri yakından ilgilendiren en önemli konuların başında geliyor.

İngiltere Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Muhammet Yaşarata, Kıbrıslı Türklerin en temel insan haklarından yararlanamadan, yaşamlarını zorluklar içerisinde devam ettirmek durumunda kaldığını vurguladı ve bu konu hakkında Londra Gazete’ye açıklamalarda bulundu. Kıbrıslı Türklere yaşatılan bu sorunlar nedeniyle vatandaşların izolasyon ve engeller altında yaşamak zorunda kaldığını ifade eden Yaşarata açıklamasına şöyle devam etti:

“Yıllardır Kıbrıslı Türklere büyük bir izolasyon ve engeller konulmaktadır. Bunlardan biri ise ekonomik engeller ve mevcut ambargolardan dolayı ekonomimizi istediğimiz seviyeye çekemiyoruz. İzolasyonlar ve engeller altında ekonomi ve hayat olumsuz etkileniyor ve Kıbrıslı Türkler en temel insan haklarından yararlanamadan, yaşamlarını zorluklar içerisinde devam ettirmek durumunda kalıyor.”

KAYBEDENLER HEP KIBRISLI TÜRKLER

“Ayrıca Kıbrıslı Türkler, Kıbrıs sorunu nedeniyle yıllardır bedel ödüyor. Çözüm için uğraşıyoruz ama buna rağmen her zaman kaybeden taraf biz oluyoruz. Avrupa Birliği ve Kıbrıs’ta garantör olan İngiltere, 2004 Anan Planı sürecinde, ezici çoğunluk “Evet” diyen ve Kıbrıs’ta çözümden yana tavır koyan Kıbrıs Türküne izolasyonların kaldırılacağı yönünde sözler vermişti. Bu güne kadar hala sözler veriliyor ve son olarak Crans Montana’da garantör konusu masaya getirilmişti ve bir kez daha Rum tarafı Türkiye’nin garantörlüğünün olmaması gerektiğini vurguladı ve masadan bir neden bularak kalktı. Oysa ki yıllardır yapılan görüşmelerde Türkiye’nin etkin garantörlüğü bir yana, biz Kıbrıslı Türkler İngiltere’nin de etkin garantörlüğünü adada devam etmesinin şart olduğunu düşünüyoruz. Dolasıyla Rumlar bu garantörlük konusunu neden göstererek masadan kalktılar ve kaybeden taraf yine biz gözüküyoruz çünkü biz ekonomimiz ile ilgili hiçbir gelişim yapamıyoruz.”

EKONOMİ İÇİN TURİZM ÖNEMLİ

“Küçük bir ada ülkesiyiz ve ekonomimizin geliştirmenin tek yolu turizmi geliştirmemiz. Bunu da başarabilmek için elimizdeki imkanlara baktığımızda, İngiltere’den Kuzey Kıbrıs’a direkt uçuşların olmamasından dolayı büyük sorun yaşıyoruz. Başka bir alternatif ise Larnaka’dan direkt uçuşlar fakat bunlar denendi ve geçen yıl KKTC’ye büyük bir miktarda İsrail akımı olmuştu. Yaklaşık 70 bin İsrailli tatil yapmak için geldi ve bunun karşılığında ise hiçbir hakları olmadan İsraillilerin Kuzey Kıbrıs’a geçmesin demekle Kıbrıslı Türklere bir şey paylaşmama eğiliminde olduğu bir tavır sergiliyorlar. Oysa biz iki taraflı bir federasyonun oluşmasından yanayız ve bunun üzerinden çalışmaları destekliyoruz. Dolayasıyla Larnaka’ya direkt seferlerin yapılmasını, İngiltere’nin en büyük tur operatörü Cyprus Paradise ve Cyprus Premier olarak, gerçekten yapabiliriz ama bunun engellenmemesi konusunda kesin garanti almak istiyoruz. Cyprus Paradise İngiltere’de bulunan bir şirket olduğu için, bunu gerçekleştirebilir.”

İMZA KAMPANYASI BAŞLATILDI

“Öte yandan 17 Haziran’da gerçekleşen Festival’de en önemli gördüğüm unsur, İngiliz Parlamentosunda Milletvekili olan Rt. Hon Iain Duncan Smith’in İngiliz Parlamentosuna verdiği İngiltere’den Kuzey Kıbrıs’a direkt charter seferlerinin başlaması konusundaki ‘Meclis Önergesinin’ festivalde imzaya açılması. Bana gelen son raporlara göre yaklaşık 3 binden fazla imza topladık ve toplamaya devam edeceğiz.

Hedefimiz her kesimden imza toplamaktır, İngiltere’nin her tarafına ulaşarak devam edeceğiz çünkü biz burada hakkımızı istiyoruz. Gönül isterdi ki Güney Kıbrıs hükümetinin buna karşı çıkmaması ve en azından Ercan’a charter seferlerin özellikle yaz dönemlerinde Kuzey Kıbrıs’a uçabileceğimiz direkt charter sefer izinlerinin verilmesinden. Böylelikle bir nebze de olsa yaz dönemlerinde oluşan gerek Güney Kıbrıs’taki uçak tıkanıklığını bir nebze de ortadan kaldıracağız ve KKTC’nin turizmini geliştirip ekonomisini daha iyi yerlere getirebileceğiz diye düşünüyorum.”

DİREKT UÇUŞLAR BAŞLAMALI

“Bizler Birleşik Krallık’ta yaşayan Kıbrıslı Türkler olarak en temel insan hakkı olarak gördüğümüz seyahat ve ulaşım özgürlüğümüze önemli katkı sağlayacak Kuzey Kıbrıs’a dönük charter uçuşların başlaması konusunda gerekli adımlar atılana kadar her türlü eylem ve girişimi sonuna kadar yapacağız. Bizleri sadece Muhafazakar Partisi değil İşçi Partisinin de destekleyeceğini düşünüyorum çünkü bu gerçekten toplumu ilgilendiren bir konu. Ben turizmin içinde olan ve KKTC’ye 30 bin kişi getiren biri olarak, Türkiye’de uçak değiştirme olayının iç acısı olduğunu görüyorum, uçağını kaçıran insanlar, saatlerce havaalanında bekleyenler, çocuklarıyla birlikte inip tekrar uçak değiştirmek zorunda kalan insanlar var. İnsanlar içler acısı bir deneyim yaşıyor. Yıllarca Birleşik Krallık’a hizmet etmiş ve vergisini bir tamam ödemiş olan Kıbrıslı Türkler doğup büyüdükleri memleketlerine doğrudan seferlerle gitme hakkına sahip olmalı.

Şu anda müşterilerimizde ciddi bir düşüş var, en fazla turist taşıyan şirket olarak bunun daha da aşağıya gittiğini görüyorum. Burada günden güne, Ercan Havaalanı tamamen Türkiye’ye hizmet eden bir havaalanı oldu. Böyle devam ederse, Ercan uluslararası bir havaalanından çıkıp Türkiye’nin yerel bir havaalanını haline gelecek.

Kuzey Kıbrıs’ta Rumların malı olduğu denilen otelleri şu anda çalıştırabiliyoruz, bunların en büyük nedenlerinden biri gerek İngiltere’de ve gerek Avrupa’da, çok önemli bir Lord Denning kararı var. Lord Denning kararı 1977’de, Hesperides Oteller Ltd ve Aegan Turkish Holidays Ltd İngiltere’de bir tane tur operatörüne dava açar ve bu dava açmasında bu şirketler Kuzey Kıbrıs’taki eski Rum mallarını çalıştıramamalı gerektiği üzerinde bir dava açılır. 1977 Mayıs ayında bu dava sonuçlanır ve Lord Denning aldığı kararla, aslında Kıbrıslı Türklerin Kuzey Kıbrıs’ta çalıştırmış oldukları otellerde illegal bir muamele olmadığını vurguladı. Kuzey Kıbrıs’ta iki kesimli görüşmelerde devam ettiği için ki bu kararı da diyor ki, Kıbrıs Türklerin bu otellerin çalıştırabileceği bir karardır bu ve biz bu kararı her yerde kullanabiliriz. Bundan dolayı şu anda biz İngiltere’de Lord Denning’nin almış olduğu kararla tur operatörü olarak KKTC’yi çok rahat bir şekilde pazarlayabiliyoruz.”

UMUDUMUZU YİTİRMEDİK

“Bugün Güney Kıbrıs’a bakıyorsunuz, İngiltere’den gelen turist sayısı 1,3 milyon ve bu sene 1,4 milyon bulacaklarını söylüyorlar. Biz ise 30 bin getirmeye çalışıyoruz bu gülünç bir rakam, ulaşım sıkıntısından dolayı ve tanıtım pazarlama aktivitelerin olmamasından dolayı sıkıntı yaşıyoruz. Fakat biz umudumuz yitirmedik ve inanıyoruz ki direkt charter seferlerin önünü açacağız ve gerekirse İngiltere’de bir havayolları kuracağız.”

Etiketler
Daha fazla göster

Bir Cevap Yazın

İlgili haber

Close

Reklam engelleyici tespit edildi!

Lütfen reklam engelleyicinizi kapatarak bize destek verin