Hollanda ve aşırı sağ

Dün Hollanda’da parlamento seçimleri yapıldı. Bu satırlar seçimler devam ederken yazıldı. Siz yazıyı okurken seçim sonuçları açıklanmış olacak. Hollanda AB’nin kurucu üyelerinden biri. Ekonomik konularda Almanya’ya yakınlığı ile tanınan zengin bir ülke. Kemer sıkma politikalarına destek veriyor. Krizdeki Euro bölgesi üyelerine kredi verenler arasında. Yunanistan gibi ülkeleri kurtarıp kurtarmama konusu yoğun olarak tartışılıyor. AB ve Euro bölgesi derin kriz yaşarken Hollanda seçmenlerinin tavrı önemli mesajlar verecek. Hollanda ayrıca aşırı sağın güçlendiği bir ülke. Geert Wilders liderliğindeki yabancı düşmanı, aşırı sağın alacağı oy oranı da önemli mesajlar verecek. Hollanda seçim sonuçları tüm Avrupa’da yakından izleniyor.

    Hollanda’da nispi temsil sistemi var. Bu sistem ülkedeki siyasal dağılımın meclise yansımasını sağlar. Örneğin yüzde 10 oranında oy alan bir parti, parlamentodaki sandalyelerin yüzde 10’unu alır. Bu sistemde küçük partiler de meclise girebilir. Sonuç genellikle koalisyon hükümetleri olur. Hollanda parlamentosunda 150 sandalye var. Seçimlerde hiç bir partinin 76 sandalye kazanması beklenmiyor.

    Seçim kampanyasında öne çıkan konular ekonomi, sağlık, sosyal güvenlik, Avrupa ve Euro krizi olmuştu. Yapılan anketler seçmenlerin önemli kısmının (yüzde 43) son ana kadar kararsız olduğunu gösteriyordu. Kararsızların oranının yüksek olması, sonuçlarla ilgili tahminleri zorlaştırır. “Open Europe” isimli düşünce kuruluşu, Hollanda seçimleri konusunda yaptığı analizde, üç senaryonun mümkün olduğunu ortaya koydu. Birinci senaryo merkez partilerin geniş bir koalisyon hükümeti kurmaları. Open Europe’a göre Brüksel bu senaryoya sıcak bakıyor. Merkez sağ Halkın Özgürlük ve Demokrasi Partisi (VVD) ve merkez sol İşçi Partisi (PvdA) en fazla oy alması beklenen partiler. Anketlere göre bu partilerin oy oranı yüzde 35 civarında. Sosyalist Parti (SP) ve Geert Wilders’in aşırı sağcı Özgürlük Partisi (PVV) üçüncülük için yarışacak. Sosyalist Parti’nin yüzde 21, Wilders’in partisinin yüzde 19-20 oranında oy alması bekleniyor. Wilders’in partisi Haziran 2010 seçimlerinde 24 sandalye kazanmıştı. Şimdi, 4-5 sandalye kaybetmesi bekleniyor. Bunun gerçekleşmesi önemli bir gelişme olacak. Hristiyan Demokrat (CDA) yüzde 13, Demokratlar 66 (D66) yüzde 10 civarında oy alacak.

     Birinci senaryo olan geniş koalisyona VVD, PvdA ve CDA katılacak. D66 da bu koalisyona katılabilir. İkinci senaryo, merkez sol koalisyon senaryosu. Hükümete PvdA, SP ve küçük Yeşil Sol (GL) katılacak. Bu hükümetin parlamentoda çoğunluğu çok zayıf olabilir ve P66’nın da katılımı gerekebilir. Üçüncü ve en zayıf senaryo VVD, PvdA ve P66 koalisyonu. Hangi senaryo olursa olsun, Hollanda’da yeni hükümetin kurulması zaman alacak. Geçen seçimlerden sonra hükümet dört ayda kurulabilmişti.

    Son Hollanda hükümetini yıkan Geert Wilders olmuştu. Nedeni krizde olan Euro üyesi ülkelere verilen kredilerdi. Hükümeti yıkması ona oy kaybettirdi. Wilders’in partisinin yeni hükümette yer almayacağı tahmin ediliyor. Bu öngörünün doğru çıkmasını umarız. Hollanda seçimlerine bir kaç gün kala Reuters Ajansı’nda yer alan “U.S. groups helped fund Dutch anti-Islam politician Wilders” başlıklı bir haber, Avrupa’daki aşırı sağla ABD’deki bazı muhafazakar örgütler arasında ilginç ilişkiye parmak bastı. Reuters’in haberine göre, 2010 ve 2011’de Geert Wilders aleyhinde Hollanda’da dava açıldığı zaman mahkeme masraflarını ABD’deki İsrail yanlısı The Middle East Forum karşılamış. Ne kadar para verdiklerini açıklamamışlar. Wilders, sözkonusu davalarda suçsuz bulunmuştu. Reuters’in haberinde ABD’deki başka tutucu çevrelerin de Wilders’e destek sağladığı aktarılıyor.

    Bilindiği gibi Geert Wilders yabancılara ve özellikle Müslümanlara düşman.  Herhalde bunun için Amerikalı tutucu bazı gruplardan maddi ve manevi destek alıyor. Hollandalı seçmenler dün Wilders’in partisine tahmin edildiği gibi daha az oy vermişlerse, demagoji ve yabancı düşmanlığına daha az destek vermiş olacaklar. Hollanda’ya ve Avrupa’ya yakışan da bu.

     Hollandalılar AB ve Euro üyeliğinden büyük kazançlar elde ettikleri için AB yanlısıdırlar. Ancak, AB liderleri krize çare bulamazsa bu destek giderek azalabilir. AB’ye şüphe ile bakanların sayısı artabilir. Dünkü seçimlerden sonra Hollanda AB içinde krizle mücadele konusunda önemli rol oynamaya devam edecek.

 

Daha fazla göster

Bir Cevap Yazın

İlgili haber

Close

Reklam engelleyici tespit edildi!

Lütfen reklam engelleyicinizi kapatarak bize destek verin