kıbrıs ingiltere londra lefkoşa
DOLAR
18,8044
EURO
20,4363
STERLIN
23,3051
BITCOIN
$23.273,99
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
LONDRA
Açık
6°C
LONDRA
6°C
Açık
Cumartesi Parçalı az bulutlu
8°C
Pazar Kapalı
="http://www.w3.org/2000/svg" viewBox="0 0 300 300" enable-background="new 0 0 300 300">
8°C
Pazartesi Parçalı az bulutlu
="http://www.w3.org/2000/svg" viewBox="0 0 300 300" enable-background="new 0 0 300 300">
9°C
Salı az bulutlu
="http://www.w3.org/2000/svg" viewBox="0 0 300 300" enable-background="new 0 0 300 300">
9°C

ABD ve Çin’den sürpriz

15.11.2014
0
A+
A-

NASA ve Japon Meteoroloji Örgütü’nün Cuma günü açıkladığı verilere göre bu yılın Ekim ayı hava sıcaklık kayıtlarının başladığı 1890’dan beri küresel düzeyde en sıcak Ekim ayı oldu.

NASA ve Japon Meteoroloji Örgütü’nün Cuma günü açıkladığı verilere göre bu yılın Ekim ayı hava sıcaklık kayıtlarının başladığı 1890’dan beri küresel düzeyde en sıcak Ekim ayı oldu. Bu yılın Nisan, Mayıs, Haziran, Ağustos ve Eylül ayları da hava sıcaklığı kayıtlarının başlamasından beri küresel düzeyde en sıcak aylardı. Dünyada hava sıcaklığı en son 4 bin yıl önce bu kadar yükselmiş. Okyanuslardaki ısınma da rekor düzeye ulaştı. Geçen Nisan ayında atmosfere karbondioksit salınımı 400 ppm (parça/milyon) olmuş. En son bu kadar salınım 800 bin yıl önce gerçekleşmiş. 2014 yılı global en sıcak yıl olacak gibi. 1998 ve 2010 yılları da çok sıcaktı. Bu veriler küresel ısınmanın tehlikeli yeni bir döneme girdiğinin habercisi.

Bilim insanları her yıl sonbaharda önceki yılda atmosfere ne kadar karbondioksit salındığını açıklarlar. En son raporda 2013 yılında global emisyonun yüzde 2.3 oranında arttığı belirtiliyor. Oslo’daki Uluslararası İklim ve Çevre Araştırmaları Merkezi’nden Glen P. Peters durumu şöyle özetliyor: “Artık daha fazla zamanımız yok”. “This Changes Everything: Capitalism vs. the Climate” kitabının yazarı Naomi Klein ise “Ekonomik sistemimizle gezegenimizin sistemi savaş halinde” diyor. Küresel ısınmanın esas nedeni biz insanlarız.  İnsanlık olarak gerekli önlemleri almazsak geleceğimiz tehlikede olacak. Hedef olarak belirlenen küresel ısınmayı 2 derece ile sınırlamak için sera gazı emisyonlarını ciddi olarak azaltmamız gerek. Bazı bilim insanları 2 derecelik artışın bile felaketlere yol açacağını belirtiyorlar. Ama, emisyonlar şimdiki gibi devam ederse küresel ısınmayı 2 derece ile sınırlamak hayal olacak. İnsanlık olarak “karbon bütçemizin” yarısından çoğunu harcamış bulunuyoruz. Önümüzdeki 25 yıl içinde ne yapacağımız sonucu belirleyecek.

ABD ve Çin arasında 12 Kasım’da açıklanan ve seragazı emisyonlarında önemli azaltma öngören anlaşmayı işte bu çerçevede ele almak gerek. Başkan Obama ve Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping tarafından Beijing’te açıklanan bu tarihi anlaşma, küresel ısınma ile mücadele çabalarında önemli bir gelişmedir. Anlaşma, ABD’nin 2025’e kadar seragazı emisyonlarında ciddi kesinti yapmasını öngörüyor. Çin ise ilk kez bu konuda kendini bağlayan bir hedef açıkladı. 2030’da Çin’in emisyonları en üst noktaya ulaşacak. Sonra azalması gerekiyor. Uluslararası değil ikili bir anlaşma sözkonusu olsa da Çin ve ABD dünya seragazı emisyonunda 1. ve 2. sırada. Bu iki devin anlaşması 1997 Kyoto Protokolü’nün yerini alacak yeni bir uluslararası antlaşmaya varılması umutlarını artırıyor. Gelecek yıl Paris’te yapılacak BM İklim Değişikliği Konferansı’nda uluslararası bir anlaşmaya varılması için çaba harcanıyor.  Harvard Üniversitesi’nden Jeffrey Frankel’in yazdığı gibi tek tek ülkelerin atacakları adımlar, açıklayacakları taahütler genel bir anlaşmaya varılması için karşılıklı güveni artıracak adımlardır. ABD ve Çin böylesi bir güvene önemli katkı koydular. (Jeffrey Frankel, “Emmision reduction by the numbers” başlıklı makalesinde küresel mücadele hedefleri konusunda ülkeleri karşılaştırırken Türkiye’yi “yan çizen, görevden kaçan” ülkeler arasında sayıyor. Utanılacak bir durum.)

Başkan Obama, küresel ısınma ve çevrenin korunması konularında cesaretli adımlar atan bir lider. Çin’le vardığı anlaşmayı Cumhuriyetçilerin ağırlıkta olacağı bir Kongre’ye onaylatması mümkün olacak mı? Bilmiyoruz. Fakat G-20 zirvesi çerçevesinde Avustralya’da yaptığı bir açıklama, küresel ısınma ile mücadele konusundaki kararlılığını gösteriyor. BM, gelişmekte olan ülkelerin gelecek yıl Paris’te uluslararası iklim anlaşmasına katılmalarını teşvik etmek için 2011’de bir fon oluşturmuştu. BM Yeşil İklim Fonu’nun (UN Green Climate Fund) 2014 yılı sonuna kadar en az 10 milyar dolarlık bir fon olması, 2020 yılına kadar bu fonun 100 milyar dolara ulaşması hedefleniyor. (Dünya Bankası, küresel ısınmanın dünya ekonomisine yıllık zararının 200 milyar dolar olacağını hesaplıyor.) Meksika, Kore, Almanya, Fransa, Japonya fona katkıda bulunacaklarını açıklayan ülkeler arasında. Şimdiye dek toplam 3 milyar dolar katkı taahüdü yapıldı. Başkan Obama, Avustralya’da ülkesinin bu fona 3 milyar dolar katkı sağlayacağı haberlerini doğruladı. Küresel ısınmadan en fazla zarar görecek olan ülkeler, küresel ısınmaya en az katkıda bulunan gelişmekte olan ülkelerdir. Uluslararası iklim anlaşmasına katılmaları için zengin ülkelerin onlara bu konuda ekonomik destek sağlamaları bir görevdir.

Gizli diplomasi sonucu ABD ile Çin arasında emisyonları azaltma konusunda varılan sürpriz anlaşma ve Başkan Obama’nın 3 milyar dolar katkı taahüdü gezegenimizin ve üzerinde yaşayan tüm türlerin geleceği açısından umut yaratan, Paris’te uluslararası bir iklim anlaşmasına varılması umutlarını da artıran gelişmeler. Unutmayalım küresel sorunların çözümünün anahtarı uluslararası işbirliğidir.

 

 

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.