Demokrasi, basın özgürlüğü

Demokrasi ve basın özgürlüğü bir biri ile sıkı sıkıya bağlantılıdır. Basın özgürlüğü olmadan demokrasi olamaz.

Son günlerde biri demokrasi, diğeri basın özgürlüğü konulu iki önemli rapor açıklandı. The Economist Intelligence Unit, 2018 yılı Demokrasi Endeksi Raporu’nu açıkladı. Raporda toplam 167 ülke değerlendiriliyor. Rapor 2006 yılından beri hazırlanıyor. Dünyada demokrasinin durumunu anlamak açısından bu raporun verileri önemli. Demokrasinin durumu somut kriterler temelinde inceleniyor. Sözkonusu kriterler a- seçim süreci ve çoğulculuk, b- hükümetin işleyişi, c- siyasal katılım, d- siyasal kültür, e- sivil özgürlükler kriterleridir. Bu temelde ülkelere 10 üzerinden puan veriliyor ve siyasal rejimler dört gruba ayrılıyor. 1. Tam demokrasi, 2. Kusurlu demokrasi, 3. Hibrid rejim, 4. Otoriter rejim.

Sınır Tanımayan Gazeteciler ise Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ni açıkladı. Basın Özgürlüğü Endeksi 2002 yılından beri hazırlanıyor ve 180 ülkeyi kapsıyor. Endeks, aralarında medya çalışanları, hukukçular ve sosyologlar bulunan uzmanlara gönderilen bir ankete verilen cevaplar temelinde hazırlanıyor. Ankette hapisteki gazetecilerin veya medya çalışanlarının sayısı; kaçırılmış, sürgüne gönderilmiş, fiziksel olarak saldırıya maruz kalmış ve sansüre uğramış gazetecilere ilişkin sorular ile gazetecilerin otosansür uygulamaları ve hükümetin editöryal politikaya müdahalesi ile ilgili sorular sorulmaktadır (Kaynak Vikipedi). 2018 demokrasi endeksi ve basın özgürlüğü endekslerine kısaca bakalım.

Demokrasi Endeksi ile başlayalım. Rapora göre 2018 yılında dünyada sadece 20 ülkede tam demokrasi var. 55 ülkede kusurlu demokrasi, 39 ülkede hibrid rejim, 53 ülkede ise otoriter rejim var. Tam demokrasilerin çoğu Batı Avrupa’da. Bu bölgede 14 ülke tam demokrasi. İngiltere 14. sırada yer alıyor ve tam demokrasi.  Portekiz, Fransa, Belçika, İtalya, Kıbrıs, Yunanistan kusurlu demokrasi ve sadece Türkiye hibrid rejime sahip. Türkiye’nin puanları şöyle: 1- Seçim süreci ve çoğulculuk: 4.50, 2- Hükümetin işleyişi: 5.00, 3- Siyasal katılım: 5.00,  4- Siyasal kültür: 5.00,  5- Sivil özgürlükler: 2.35,  genel puan: 4.37. Genel sıralamada 167 ülke arasında 110. sırada yer alıyor. Geçen yıla göre on basamak gerileme var. Türkiye için çok kaygı verici bir durum. Batı Avrupa’da toplam puanda gerileyen diğer iki ülke İtalya ve Avusturya. Doğu Avrupa’da tam demokrasi yok. 6 ülke kusurlu demokrasi, 9 ülke hibrid rejime, 7 ülke ise otoriter rejime sahip. Bu bölgede yer alan Rusya demokrasi açısından ciddi gerileme yaşadı. Rusya 135. sıradan 144. sıraya düştü. ABD 2017’de 21. sıradaydı. 2018’de 25. sıraya düştü ve tam demokrasi değil, kusurlu demokrasi. Dünya sıralamasında birinci sırada Norveç, ikinci sırada İzlanda, üçüncü sırada İsveç yer alıyor. Son üçte ise Kuzey Kore, Suriye, Demokratik Kongo Cumhuriyeti var. Raporda dünyanın tüm bölgeleri detaylı olarak inceleniyor. Sahara altı Afrika’da sadece bir ülke (Mauritius) tam demokrasi. Hibrid ve otoriter rejimlerin bolluğu var. Ortadoğu’da İsrail ve Tunus kusurlu demokrasi, Fas, Lübnan, Filistin, Irak hibrid rejime, geriye kalanların tümü otoriter rejime sahip.

Basın Özgürlüğü Endeksi’ne de bakalım. Türkiye bu endekste de geçen yıla göre iki basamak geriledi. 180 ülke arasında 157. sırada yer aldı. Raporda Türkiye “gazeteciler için dünyanın en büyük hapishanesi” olarak nitelendi. Demokrasi konusunda olduğu gibi basın özgürlüğü konusunda da durum ne yazık ki hazin. Muhalefet partilerinin bu konular üzerinde durmaları gerekmiyor mu? Rapora göre dünyanın genelinde gazetecilere yönelik düşmanca tavırlar artıyor. Basın özgürlüğünün en güçlü olduğu bölge Avrupa ama 4 Avrupa ülkesi bu alanda ciddi gerileme yaşadı. Bunlar Malta, Slovakya, Çek Cumhuriyeti ve Sırbistan. Dünya Basın Özgürlüğü sıralamasında Norveç birinci sırada, İsveç ikinci, Hollanda üçüncü sırada. En altta Kuzey Kore, ondan önce Eritre ve Türkmenistan yer alıyor.  Rapora göre dünyadaki hiçbir bölge 2013’teki durumundan daha iyi değil. Ülkelerin yüzde 9’u en iyi diliminde yer alırken, yüzde 17’si iyi, yüzde 35’i problematik, yüzde 27’si kötü, yüzde 12’si de çok kötü diliminde yer aldı (Kaynak BBC Türkçe). Türkiye kötü sınıfında.

Demokrasi ve basın özgürlüğü bir biri ile sıkı sıkıya bağlantılıdır. Basın özgürlüğü olmadan demokrasi olamaz. Açıklanan iki rapor bizi düşündürmeli. İnsanların mutlu yaşam sürdürebilmeleri için özgür olmaları gerekir. Özgürlük demokrasi, hukuk devleti, kuvvetler ayrılığı, basın özgürlüğü ile mümkündür. İki rapor özellikle Türkiye açısından düşündürücü. Üzüntü verici. İktidar tersini söylese de hem demokrasi, hem basın özgürlüğü alanlarında kaygı verici gerileme yaşanıyor. Bu gerileme daha nereye kadar gidecek?

 

Daha fazla göster

Yorum yazıp fikirlerinizi paylaşabilirsiniz.

İlgili haber

Close

Reklam engelleyici tespit edildi!

Lütfen reklam engelleyicinizi kapatarak bize destek verin