İngiltere’de yaşayan Kıbrıslı Türklerde büyük hayal kırıklığı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı KKTC’ye giriş-çıkışlarla ilgili ürettiği kararları açıkladı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamaya göre, İngiltere en yüksek risk grubu olan C Kategorisinde.

C Kategorisinde olan İngiltere yolcuları, KKTC’ye giriş yapmak için şu koşullara uyum sağlaması gerekiyor:

“KKTC’ye gelmeden önce seyahat edecekleri vasıtaya biniş tarihinden 3 gün önceden PCR test sonuçlarının negatif olması ve bunu belgelemeleri aynı zamanda, ücretlerinin kendileri tarafından karşılanması kaydıyla 14 günlük karantina koşullarına uyması koşullarına uyması zorunludur.”

KKTC Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklama, İngiltere’de yaşayan Kıbrıslı Türk toplumu için büyük bir hayal kırıklığı yarattı.

Bu koşullarda İngiltere’deki Kıbrıslı Türklerin Kuzey Kıbrıs’a gitmesinin zorlaştığını ifade eden toplum üyeleri, Londra Gazete’ye konuştu.

KKTC Sağlık Bakanlığı’nın İngiltere ile ilişkin aldığı kararı sivil toplum kuruluşların temsilcileri, iş insanları ve toplum üyeleri değerlendirdi. Londra Gazete’ye açıklama yapan toplum üyelerin bir kısmı alınan karara saygı duyulması gerektiğini belirtirken, öteki yandan diğer toplum üyeleri KKTC’deki yetkililerin İngiltere’de yaşayan Kıbrıslı Türk toplumunu ötekileştirdiğini vurguladı.

Tuğrul Yiğitoğlu – Muhasebeci

İngiltere’deki Kıbrıslı Türkler dışlanıyor ve ikinci sınıf muamelesine tabi tutuluyor. İngiltere’de yaşayan Kıbrıslı Türkler olarak yıllardır bu şekilde dışlanmış olmanın yükünü taşıyoruz. Görülen o ki siyasi yapı ve bireysel düşünce anlayışı değişene kadar da İngiltere’de yaşayan Kıbrıslı Türklere bakış açısı henüz değişmeyecektir. Bakanlar kurulunun aldığı kararlar çerçevesinde topluma yansıtılan tutarsız ve belirsiz açıklamalardan dolayı, halkın aklını karıştırmıştır. Bu da güven sıkıntısını ortaya çıkarmıştır. Ciddiyet ve hassasiyeti çok yüksek olan bu tür konularda verilecek olan kararların Bakanlar Kurulu yerine, gerek sosyal, gerek sağlık, gerekse ekonomik alanlarda uzmanlığı olan bireyseller tarafından danışmanlık alınıp verilmesi gereken kararlardır ve denetimlemesi de tabidir.

Yapılan son yanlışlıkla da adaya virüs kontrolsüz bir şekilde gelmesinin sorumluluğunu kimsesi almıyor ve hiçbir şey olmamış gibi topu şimdi de Sağlık Bakanlığına atıyorlar. Şimdi kimi görevden alacaksınız? Tutarsız söylemler, ekonomik ve sosyal boyutu büyük bir sorun olmuştur. Kıbrıslı Türkler kendi memleketlerine geri gelemiyorlar ama Güney Kıbrıs veya Türkiye’ye gidebiliyorlar. Bu iki ülkeden de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti devamlı olarak karantinasız turist almakta ve bu ülkelerden gelenler PCR testi ile karantina şartı olmadan kalabiliyor.

Kıbrıs’ta yaşayan ve evi olan birçok Kıbrıs Türk vatandaşının, KKTC devleti İngiltere’de yaşayan Kıbrıs Türklerinin Güney Kıbrıs’a gidip, Güney’de 14 gün tatil yapıp sonra KKTC’ye girmelerini mi istiyor? Hastane alt yapısı olmayan ve sağlık sisteminin sıkıntılı olduğu bir ülkede bu kadar yıldır düzensizlikler neden giderilmedi? Özellikle son iki Hükümet’te yer alan hiçbir parti bunun sorumluluğunu almıyor veya almak istemiyor.

Her gün açıklama yapıp, televizyon programlarını meşgul edecek şeylerden bahsedeceklerine çözüm odaklı disiplinli bir şekilde çalışma yapılsaydı şimdiye pandemi hastanesi de hazır olurdu. KKTC’nin ekonomik zorlukları olduğunu biliyoruz, ben kendimi bildim bileli bu değişmedi zaten, oturup para beklemektense çalışıp üretmek ve çaba göstermek gerek.

Bürokrasinin yüksek olduğu ve hiçbir şeyin düzgün gitmediği bir ortamda ne güven ne de kalkınma olur. Böyle bir ortamda yatırım olasılıkları ve ekonomik kalkınma olmaz. Şuanda en büyük sektör olan turizm ve inşaat sektörü konularında girişimler bulunulmuş ama maalesef yapılan çalışmalar yine bürokrasiye takıldı ve siyasi kavga malzemesi oldu. Turizm başlamasına beş kala turizm bakanın görevden alınması ve tüm sorumluğun bir bakana yüklenmesi hükümete çok büyük bir güvensizlik sağlamış ve yatırım konusunun birçok alanda olumsuz etki yaratmıştır.

Ekonomi de lokomotif görevi yapan iki sektör de şuan yapılan kısıtlamalarla gelebilecek olan kalkınmaların önünü kesmekte ve kazanılan bazı fırsatları pandemi hastanesi olmadığından yatırımların Güney Kıbrıs ve benzeri ülkelerde emeklilik veya yaz evi almak isteyen birçok yatırımcının tercihi olmuş durumda.

İngiltere’de yaşayan sadece Kıbrıslı Türklerin Kuzey Kıbrıs’ta yapacakları yatırımları sadece gayri makul için en az 100 milyon pound üzerinde gibi katma değer sağlayacağını beklemekteyiz. Gidişat onu gösteriyor ki artık İngiltere’de yaşayan Kıbrıs Türkler, Kıbrıs’ta olan yatırımlarından vazgeçip, bir kere daha tümüyle kendilerini vatanlarından izole etmeye hazırlanıyorlar.Üzülerek söylemeliyim ki yıllardır yapılan yanlışlıklara biri daha yeni eklenmek üzere.

Ertuğrul Mehmet – İngiltere Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi Başkanı 

KKTC Sağlık Bakanlığı Covid-19 tedbirleri kapsamında ülkeye giriş-çıkışlarla ilgili bir karar aldı, risk grubuna göre 3 kategori oluşturuldu, İngiltere ise en yüksek riski taşıyan C Kategorisinde. Dolayısıyla, dıştan müdahale etmemiz mümkün değil bu karara. Sadece saygı duymamız gerekiyor. Karantina ücretini ödemeye hazır olan çok insan var. Daha önce düzenlenen charter uçuşlarını dikkate alırsak, iki haftalık karantina süresinin ardından hiçbir sorunun yaşanmadığını gördük. KKTC’ye giriş yapan ve iki hafta karantina merkezlerinde kalan yolcularda her hangi bir risk veya sorun teşkil edilmedi.

Osman Ercen – Türk Toplum Futbol Federasyon Başkanı 

Sağlık Bakanlığı tarafından alınan karara elbette saygı duyuyoruz, dünyada yaşanan bu salgın özellikle İngiltere yaşayan Kıbrıslı Türk toplumunu çok etkiledi. 100’den fazla toplum üyemizi kaybettik bu virüsten dolayı. Lakin, gerekli tedbirleri alarak bu virüs ile yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor. KKTC’deki yetkililer tarafından alınan bu kararın en kısa zamanda revize edilmesini ümit ediyoruz. İngiltere’deki Kıbrıslı Türkler, Kuzey Kıbrıs’a ne kadar ihtiyaç duyuyorsa, Kuzey Kıbrıs’ın da burdaki topluma ihtiyacı var.

Ümit Çıkıkcioğlu –  Londra Türk Masterler Başkanı

Alınan karar kapsamında İngiltere’de yaşayan Kıbrıslı Türkler memleketine gitmeyi tercih etmeyecektir. Yolcular İngiltere’ye uçuş yasağını kaldıran ülkeleri tercih edecektir. Elbette KKTC hükümet yetkililerin kendince sebepleri vardır bu kararı alırken, ancak kimse İngiltere’deki Kıbrıslı Türklerin, Kuzey Kıbrıs’a gitmesini beklemesin. Burada yaşayan insanlar zaten çalıştığı iş yerlerinden uzun süreli bir tatil izni alamaz. Dolayısıyla, kimse tatilinin iki haftasını karantinada geçirmek istemeyecek. İnsanlar karantina ücretini ödemektense, başka bir ülkeye gidip tatil yapmayı tercih edecektir. Bu virüs tüm dünyayı ciddi anlamada etkiledi, bu virüsten kaçmak mümkün değil, bu salgın ile yaşamayı öğrenmek zorundayız. İngiltere’deki Kıbrıslı Türklerin KKTC’nin ekonomisine ciddi bir katkısı var, ama bu durumda böylesi bir katkı mümkün olmayacak.

Eliz Stanley – Hukuk öğrencisi

İngiltere’de yaşayan 300’bin den fazla Kıbrıslı Türk toplum üyeleri, özellikle yaz dönemi tatil için ilk tercih ettiği ülke genellikle Kuzey Kıbrıs oluyor. İngiltere’de Kıbrıslı Türklerin ekonomiye katkısı göz ardı edilemez, büyük ve küçük işletmecilere büyük bir destek sağlanıyor. Kovid-19 kapsamında yaşanan bu süreç esnasında İngiltere’de yaşayan Kıbrıs Türk toplumu aslında kendini biraz ötekileştirilmiş hissetti. Diğer kategorilerde bulunan ve çifte PCR test ile KKTC’ye kabul edilen ülkelerin vaka sayısı İngiltere ile hemen hemen aynı enfeksiyon oranı bulunmakta. Uzmanların yaptığı açıklamaya göre PCR testlerin sonuçları zaten güvenilir değil. Her zaman doğru sonuç verilmiyor ama vaka sayısının arttığı bazı ülkeler, PCR testi ile KKTC’ye giriş yapabiliyor. 14 günlük karantina zorunluğunu duyan bir vatandaş kesinlikle Kuzey Kıbrıs’a gitmeyi tercih etmeyecektir. Ayrıca 500 pound kişi başı karantina ücreti var, buna ek olarak uçak biletleri fiyatları her zamankinden daha fazla olacak. Kimse tatilinin iki haftasını karantinada harcamak istemeyecek, bu nedenden dolayı bu yaz KKTC ekonomisi daha fazla zarar görecek. Zorunlu karantinayı kaldırıp farklı tedbirler artırılabilir, ayrıca PCR test yerine antikor testinin yapılmasını istenilebilir. Esasında KKTC’nin yaşamakta olduğu güven bunalımı, pandemi hastanesinin eksikliğinden kaynaklanmaktadır.

Ahmet Naim – Bankacı

KKTC Sağlık Bakanlığı tarafından doğru bir karar alındı. Ne kadar sıkı tedbirler alınırsa o kadar iyi, ekonomi kurtarılacak diye insanların hayatını tehlikeye atmamız mantıklı değil. Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan yaşlı nüfus çoğunlukta, risk grubunda olan vatandaşlar çok fazla. Onlar hepimizin önceliği olmalı. Özellikle İngiltere’den KKTC’ye gidecek olan genç nesil, her yeri gezip daha sonra ailelerini ziyaret edecek. 14 gün karantina koşullu olmadan halkımızı tehlikeye atmamalıyız. İngiltere, Kovid-19 kaynaklı ölü sayısında Avrupa’da birinci, dünya genelinde de ABD ve Brezilya’dan sonra üçüncü sırada yer alıyor. Dünyada olağanüstü bir durum yaşanıyor, alınan kararlar ne kadar da bizi tatmin etmese de, insan sağlığını hep birlikte düşünmek zorundayız. KKTC’ye gitmek isteyen testini yapacak, 14 gün karantinada kalacak ve ücretini kendi karşılayacak. Ekonomiye biraz katkı olacak diye, vatandaşlarımızı, sağlık görevlilerimizi ve ülkemizi riske sokmayalım. KKTC bu salgını genel olarak iyi idare etti, dünyada en güvenilir ülkeyken bunu kaybetmek mantıksız.

Etiketler
Daha fazla göster

Yorum yazıp fikirlerinizi paylaşabilirsiniz.

İlgili haber

Close

Reklam engelleyici tespit edildi!

Reklam engelleyici kullandığınızı görüyoruz. ÜCRETSİZ olarak dağıtılan binlerce gatezemiz ve internet sitemizde yer alan haberleri okuyabilmeniz için her yıl on binlerce pound harcıyoruz. Bu ise sitemizde bulunan reklamlar sayesinde gerçekleşmektedir. londragazete.com’u kullanmaya devam etmek için lütfen bu alan adını reklam engelleyicisine ekleyerek bize destek verin.