Site icon Londra Gazete

Ortadoğu, gençler ve gelecek

Ortadoğu konusunda en yaygın görüşler komplo teorilerine dayanır. Bunlar kolaycı, kısa ve net açıklamalardır. Her kapıyı açan anahtara benzerler. Genelde herşey ABD’nin veya büyük güçlerin politikaları ile açıklanır. 2011’de patlak veren Arap ayaklanmaları ve onları izleyen gelişmeler çok karmaşık etkenlerin, faktörlerin sonucuydu. Esas etkenler, nedenler içerideydi. Bunları anlamak için hem tek tek ülkelerin, hem de bölgenin tarihini, sosyo-ekonomik yapısını, önemli aktörleri iyi bilmek gerekir. Bunlarla uğraşmak yerine “emperyalizmin planları” demek daha kolay. Tabii bu konuda yazılmış geniş bir literatür var. Bunları okuyarak daha sağlıklı analizler yapmak mümkündür.

Bu literatür içerisinde UNDP tarafından hazırlanan Arap İnsani Kalkınma Raporları’nın özel bir yeri vardır. Arap bilim insanları tarafından hazırlanan bu raporları incelemeden Ortadoğu konusunda fikir sahibi olmak mümkün değildir. Bu raporların birincisi 2002 yılında hazırlanmıştı. İlk raporda Arap dünyasında kalkınma konusunda üç önemli soruna parmak basılmıştı. Bilgi elde etme, siyasal özgürlükler ve kadın hakları. Bu sorunlar hala geçerliliğini koruyor. 2003, 2004, 2005’te hazırlanan raporlar Arap ülkelerinin röntgenini çekmeye ve sorunlara parmak basmaya devam etti. 2009’da bir rapor daha yayınlandı. Bu raporları dikkatli bir şekilde okuyanlar 2010 yılı sonunda Tunus’ta patlak veren ve kısa sürede bir çok Arap ülkesine yayılan halk ayaklanmalarını sürpriz olarak karşılamaz, “Niçin bu kadar geç kaldı?” sorusunu sorardı. UNDP’nin 2016 yılı Arap İnsani Kalkınma Raporu 29 Kasım’da açıklandı. Büyük bir kaos, istikrasızlık, iç savaş, terörizm  yaşanmakta olan bölgede rapor gençleri konu alıyor. Bölgenin geleceğini anlayabilmek için gençlerin durumuna bakmak çok doğal. Bu rapora kısaca göz atalım.

Sayıları 105 milyon olan 15 yaşla 29 yaş arasındaki insanlar Arap ülkelerinin nüfusunun üçte birini oluşturuyor. Yani çok genç bir nüfus. Önümüzdeki 20 yıl boyunca bu nüfus yapısı değişmeyecek. İyi değerlendirilmesi durumunda genç nüfus büyük avantajlar sağlar. Bölge ülkelerinin gençlere yatırım yapmaları gerekiyor. Bu başarılamazsa yeni ayaklanmalar gündeme gelebilir. Unutmayalım 2011 ayaklanmalarının öncülüğünü yapan gençlerdi. The Economist dergisi son Arap İnsani Kalkınma Raporu’ndan hareketle bölgede yeni bir “Arap uyanışı” olabileceği uyarısında bulundu. Bunun nedeni 2011’den 5 yıl sonra gençlerin durumunda iyileşme olmamasıdır. Ayaklanmaların kıvılcımını çakan Tunuslu genç Buazizi işsizdi. Şimdi Arap dünyasında gençler arasında işsizlik oranı yüzde 30. Ürdün ve Suudi Arabistan’da bu oran yüzde 40’a yaklaşıyor. Genç kızlar için durum daha kötü. İş arayan kızların yarısı iş bulamıyor. İş bulan kızlar işyerinde sistemli ayrımcılıkla karşı karşıya kalıyor. Kadın-erkek eşitsizliğinde Arap ülkeleri dünyada ön sıralarda yer alıyorlar. İşsiz gençlerin kendi ailelerini kurarak yeni bir yaşam başlatmaları çok zor. Rapora göre 25-29 yaş grubundaki erkelerin yarısı henüz evlenmemiş durumda. Lübnan’da genç kızların ortalama evlenme yaşı 21’den 32’ye yükselmiş. Bu ortamda karamsarlık, yabancılaşma duyguları ön plana çıkıyor.

Genç nüfusu avantaja döndürmek için Arap ülkelerinin siyasi, sosyal, ekonomik değişime, yenilenmeye gitmeleri gerekir. Şimdiki yapılar buna olanak vermiyor. Gençlerin etkin bir şekilde toplumsal kalkınmaya katkı sağlaması, kendini güçlü hissetmesi var olan fosilleşmiş yapıların değiştirilmesi ile mümkün olabilir. Eğitim, sağlık ve istihdama yatırım yapılması gerekir. Nasıl olursa olsun eğitim değil günümüz iş piyasasının talep ettiği bilgileri, becerileri kazandıran bir eğitim sistemi şart. Halkın ve özellikle gençlerin siyasal ve toplumsal yaşama etkin katılımını sağlayacak reformlar acilen uygulanmalıdır. Gelecek gençlere aittir ve geleceği şekillendirecek olan da gençlerdir. İnsan hakları, özgürlükler, hukuk devleti, bilgilenme özgürlüğü, demokrasi daha güzel bir gelecek için olmazsa olmazdır. Otoriter veya dikta rejimleriyle, istihbarat-polis devletleriyle bir yere varılamayacağı ortadadır.

Yoksulluk, ekonomik durgunluk, kötü yönetim, dışlanma gençlerin potansiyelinden yararlanmayı engellerken gelecek açısından riskler oluşturuyor. Arap gençlerin büyük kısmı şehirlerde yaşıyor. Hızlı nüfus artışı, ekonomik zorluklar nedeniyle şehirlerin insanlara gerekli hizmetleri sunmaları mümkün olmuyor. Çok sayıda genç gecekondu türü bölgelerde işsiz ve yoksulluk içinde hayatını geçiriyor. Rapora göre Arap kalkınma modeli başarısız kalmıştır. Yeni bir modele ihtiyaç vardır. Arap dünyasının değişime ihtiyacı var. Bunun öznesi gençler olabilir. Yeter ki iyi eğitim, iyi istihdam olanakları, iyi yönetim, iyi sağlık hizmetleri, hukuk devleti ve özgürlükler sağlansın. Aksi takdirde bu gençler yine ayaklanacak. Bir kısmı ise kurtuluşu radikal, terörist örgütlerde arayacak. Umarız hükümetler bu rapora gereken önemi verir.

 

 

Exit mobile version