Site icon Londra Gazete

Euro bölgesi hasta

Avrupa Birliği’nin kalbini oluşturan Euro bölgesi bir türlü kendini toparlayamıyor. Tünelin ucunda ışık yok. Eurostat’ın açıkladığı son veriler, Euro bölgesinin en uzun süreli resesyonu yaşadığını ortaya koydu. 2013 yılının ilk çeyreğinde Euro bölgesinin bütününde üretim yüzde 0.2 oranında azaldı.Fransa, İtalya, Hollanda, İspanya, Euro bölgesinin en büyük ekonomileri arasında. Bu 4 ekonomi resesyonda. AB ve Euro bölgesinin ikinci en büyük ekonomisi olan Fransa daralıyor. İtalya ekonomisi yaklaşık iki yıldır resesyonda. Hollanda ekonomisi yüzde 0.1 oranında daraldı. İspanya daha kötü durumda. Euro bölgesinin en büyük ekonomisi olan Almanya 2012’nin son çeyreğinde resesyondaydı. 2013’ün ilk çeyreğinde hafif büyüme (yüzde 0.1) kaydetti. Bu haliyle Alman ekonomisi Euro bölgesinin resesyondan çıkmasında lokomotif rolü oynayamaz. Almanya ve Fransa birlikte ele alındığında Euro bölgesi üretiminin yarısını oluştururlar. Bu iki ekonomi büyümeden Euro bölgesi zorluklardan kurtulamaz. Nereden bakılırsa bakılsın AB ve Euro bölgesinin durumu iç açıcı değil

    Ekonomik daralma işsizliği kamçılıyor. Euro bölgesinde işsizlik oranı rekor düzeylere ulaştı. 340 milyon nüfuslu bölgede yaklaşık 19 milyon kişi işsiz. Yunanistan ve İspanya'da işsizlik oranı yüzde 27 seviyesinde. (Kıbrıslı Türklere “AB’de siz iş aramayacaksınız, iş sizi arayacak” diyenlerin kulakları çınlasın.) Euro bölgesi global ekonominin en zayıf halkası olmaya devam ediyor. İktisatçılar olumsuz ekonomik tablonun yakında sona ermesini beklemiyorlar. En az 2-3 yıl daha, çok az büyüme ile resesyon arasında gidip gelen bir durum öngörülüyor. Tablonun değişmesi için Almanya-Fransa işbirliği kilit konumda. Bu işbirliğinde sorunlar var.

   Bu tablo nedeniyle PEW araştırma kuruluşu AB konusunda yaptığı son ankete “Avrupa’nın hasta adamı AB” başlığını seçti. Bilindiği gibi 19. yüzyılın ortalarında Rus Çarı 1. Nikolas, Osmanlı İmparatorluğu’nu  “Avrupa’nın hasta adamı” olarak nitelemişti. Çar Nikolas’ın bu tanımlaması çok tutmuş, Osmanlı’dan hep “Avrupa’nın hasta adamı” diye söz edilmişti. Şimdi AB “Avrupa’nın hasta adamı” olarak niteleniyor. Nereden nereye?

    PEW kuruluşunun anketi Avrupa’da AB projesine verilen desteğin azalmakta olduğunu gösteriyor. Anket Almanya, İngiltere, Fransa, İtalya, İspanya, Yunanistan, Polonya ve Çek Cumhuriyeti’ni kapsıyor. Almanya’da AB projesine olumlu bakanların oranı 2012’de yüzde 68’ken 2013’te yüzde 60’a düştü. İngiltere’de yüzde 45’ten yüzde 43’e, Fransa’da yüzde 60’tan yüzde 41’e, İtalya’da yüzde 59’dan yüzde 58’e, İspanya’da yüzde 60’tan yüzde 46’ya, Yunanistan’da yüzde 37’den yüzde 33’e, Polonya’da yüzde 69’dan yüzde 68’e düştü. En büyük düşüş oranları Fransa ve İspanya’da. AB’ye olumlu bakanlarda tek artış Çek Cumhuriyeti’nde. Orada yüzde 34’ten yüzde 38’e artış var. AB’ye yüzde 50’nin üzerinde destek sadece Almanya, Polonya ve İtalya’da var. Ülkelerin toplamı ele alındığında 2012 yılından 2013 yılına kadar AB’ye olumlu bakanların oranında yüzde 15 düşüş görülüyor.

    PEW anketi, Avrupalıların sadece Brüksel merkezli AB’ye değil, kendi seçilmiş ulusal liderlerine olan güvenlerini de yitirmekte olduklarını gösteriyor. Ekonomik krizle mücadelede başarılı olup olmadıkları konusunda ulusal hükümetlere ve liderlere verilen destekte 2012’den 2013’e ciddi düşüş var. Bu konuda tek istisna Almanya Başbakanı Angela Merkel. İtalya ve Fransa’da “Avrupa ekonomik krizi ile mücadelede hükümet iyi iş yaptı” diyenlerin oranında 2012’den 2013’e yüzde 23 oranında düşüş oldu. 2013’te hükümetin iyi iş yaptığını düşünenlerin oranı Fransa’da yüzde 33, İtalya’da yüzde 25, İspanya’da yüzde 27, İngiltere’de yüzde 37, Yunanistan’da yüzde 22, Almanya’da yüzde 74, Çek Cumhuriyeti’nde yüzde 20, Polonya’da yüzde 26. Almanya haricinde ulusal hükümetlere verilen destek çok düşük. Halk, hükümetlerin ekonomi konusunda sınıfta kaldığına inanıyor.

   Avrupalılara göre en önemli ekonomik sorun işsizlik. Ankete katılanların yüzde 78’i en önemli ekonomik sorununun işsizlik olduğuna inanıyor. İkinci sırada yüzde 71’le kamu borçları, üçüncü sırada yüzde 67 ile artan fiyatlar ve dördüncü sırada yüzde 60 ile zenginlerle fakirler arasında artan gelir uçurumu yer alıyor. Bilindiği gibi Euro bölgesinin güney ülkelerinde durum daha vahimdir. İspanya’da ekonomik koşulların çok kötü olduğuna inananların oranı yüzde 79, Yunanistan’da yüzde 72, İtalya’da yüzde 58.

    Özet olarak Euro bölgesi ve AB’nin ekonomik durumu böyle. Peki, AB’nin 1963’ten beri (tam 50 yıldır) kapısında beklettiği Türkiye ne durumda? Türkiye IMF’ye olan borcunu ödedi. Artık borçlu değil, kredi veren ülke konumunda. Uluslararası kredi derecelendirme kurumu Moody’s Türkiye’nin kredi notunu ‘Ba1’den ‘Baa3’e yükseltti. ‘Yatırım yapılabilir’ ülke seviyesine çıktı. (Herhalde Standard&Poor’s da benzeri bir karar alacak.) Yani tekerlek döndü. Dün “Avrupa’nın hasta adamı” Osmanlı’ydı. Şimdi “hasta adam” AB’dir. Türkiye ise yükselen güç. AB bu konuda biraz kafa yorsa iyi eder.       

   

   

   

   

   

Exit mobile version