Site icon Londra Gazete

Türkiye Cumhurbaşkanı

Türkiye’de cumhurbaşkanı adayları belli oldu. AK Parti adayı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP ve MHP adayı, Ekmeleddin İhsanoğlu, HDP adayı, Selahattin Demirtaş. Böylece Çankaya yarışı tam anlamı ile başlamış oldu. 10 Ağustos’a kadar Türkiye’nin gündemini bu konu oluşturacak. Birinci turda sonuç alınamazsa seçim gündemi 24 Ağustos’a kadar devam edecek. Yoğun bir seçim kampanyası izleyeceğiz.

Cumhurbaşkanını TBMM’nin seçtiği dönemlerde Türkiye bazen ciddi sıkıntılar yaşamıştı. Parlamenter sisteme sahip demokratik ülkelerde devlet başkanını parlamentonun seçmesi gayet doğaldır. Sıkıntı yaratmaz. Türkiye’nin sıkıntıları cumhurbaşkanının seçiliş şeklinden değil, demokratikleşmenin eksikliklerinden kaynaklanıyordu. Şimdi cumhurbaşkanını halk seçecek. Böylece geçmişteki sıkıntılar tekrarlanmayacak. Bu kez, gücünü sandıktan alan cumhurbaşkanının yetkileri ve buna bağlı olarak başkanlık sistemi tartışmaları gündeme gelecek. 10 Ağustos’ta Türkiye bir anlamda parlamenter sistemle başkanlık sistemi arasında tercih yapacak. Demokratikleşmenin tamamlanması durumunda cumhurbaşkanının nasıl seçildiği o kadar da önemli olmaz. Ama, demokratikleşmesini tamamlamamış bir ülkede bu konu çok önemli. Türkiye’nin siyasal yaşamında önemli bir dönemece doğru ilerlediğini söyleyebiliriz.

2014’te Türkiye’nin siyasi haleti ruhiyesini anlamak için adaylara bakmak yeterli. Adayların siyasi kimliği Türkiye halkının durumunu yansıtıyor. Karşımızda dindar ve muhafazakar eğilimlerin güçlendiği, dini söylemin siyasi prim yaptığı bir ülke var. Bu eğilime alternatif ise Kürt siyasal hareketi. Türkiye’nin fotoğrafı bu. Bu fotoğrafı doğru okumakta yarar var.

Türkiye’nin kırılgan fay hatlarını herkes biliyor. Ülkede çeşitli bağlamlarda artan kutuplaşmalar durumu daha da ciddi hale getirdi. Böylesi bir ortamda Türkiye’nin kutuplaştırıcı değil birleştirici, kavgacı değil uzlaşma yaratan bir cumhurbaşkanına ihtiyacı var. Taha Akyol, 18 Haziran tarihli, “Cumhurbaşkanı” başlıklı yazısında “Bizim kültürümüzde cumhurbaşkanı partiler üstüdür, siyasette kavgalar kızıştığında onun yatıştırması istenir, kritik durumlarda devreye girmesi, devlet organları arasında ahengi gözetmesi beklenir. Ona “devlet” gözüyle bakılır. Tarih boyunca sert siyasi kavgalardan hayli acılar çekmiş olan Türkiye’de, Cumhurbaşkanlığı hakkındaki bu pozitif  kültürümüzün değerini çok iyi bilmeliyiz” diye yazmıştı. Akyol’un bu görüşlerine tamamen katılıyorum. Seçilecek kişinin tüm Türkiye’nin cumhurbaşkanı olması çok önemlidir. Peki, bu mümkün olacak mı?

Seçimin favorisinin Başbakan Erdoğan olduğunu herkes kabul ediyor. Bir çok avantajı var. Seçimi kazanıp kazanmayacağından çok ikinci tura kalıp kalmayacağı tartışılıyor. Bilindiği gibi Başbakan Erdoğan partiler üstü değil “partili cumhurbaşkanı” olmak istiyor. Türkiye’yi Çankaya Köşkü’nden yönetmek, buna olanak verecek başkanlık sistemine geçmek istiyor. Böylesi bir cumhurbaşkanının “herkesin cumhurbaşkanı” olması mümkün mü? Seçimleri kazanması durumunda yetkileri Çankaya’da toplamak için elinden geleni yapacağı biliniyor. Böylece Türkiye yeni bir cumhurbaşkanı modeli ile karşı karşıya olacak. Bunun sonuçlarını birlikte göreceğiz.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile birlikte Türkiye’nin yeni bir Başbakan’a ihtiyacı var. Kimin Başbakan olacağı konusunda çeşitli tahminler yapılıyor. Bu konuda kararı Başbakan Erdoğan’ın vereceğine kuşku yok. Bakalım tercihi kim olacak? Kanımca ülkenin istikrarı açısından Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Başbakan olması isabetli olur. Hem iç, hem de dış politikadaki deneyimleri önemli.

Türkiye’nin iç huzuru, istikrarı, demokrasisi bizi de yakından ilgilendirir. Bu nedenle görüşlerimizi, kaygılarımızı, düşüncelerimizi ortaya koymamız gayet doğal. Kararı verecek olan halktır, seçmenlerdir. Ülke içte ve dışta ciddi sorunlarla karşı karşıya. Seçimlerden sonra gündemi bu sorunların çözümünün oluşturması gerekiyor. Türkiye’nin esas sorunu parlamenter sistem veya başkanlık sistemi değildir. Ortadoğu’da devam eden yangındır. İçteki malum sorunlardır. Yeni bir anayasa temelinde demokratikleşmedir.

Exit mobile version