Site icon Londra Gazete

Brexit’e doğru

İngiltere ile Avrupa Birliği (AB) arasında aylardır devam etmekte olan Brexit müzakerelerinde ilk ilerleme sağlandı. Başbakan Theresa May ve Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker tarafından Cuma günü açıklanan ve boşanma faturası, vatandaş hakları ve İrlanda sınırını kapsayan 15 sayfalık belgeden taraflar memnuniyet ifade ederken AB yetkilileri müzakerelerin en zor safhasına henüz varılmadığı uyarısında bulunuyorlar. Yani henüz işin başındalar. Daha yürüyecekleri epey yol, aşmaları gereken epey engel var. Ne de olsa boşanmak kolay iş değil. AB üyesi ülkelerin liderleri önümüzdeki günlerde Brüksel’de biraraya gelerek varılan anlaşmayı tartışıp onaylayacaklar. AB ile İngiltere arasındaki boşanma anlaşmasının Ekim 2018’e kadar hazır olması gerekiyor. Mart 2019’da İngiltere’nin AB’den ayrılması planlanıyor. May-Junker anlaşması bu yönde atılan ilk önemli adım oldu. Şimdi, müzakereler kritik ikinci aşamasına giriyor. “Gemi hedefe doğru yol almaya başladı” diyebiliriz. Brexit gemisinin fırtınalı denizlerden geçeceği muhakkak. Bakalım istenen limana ulaşabilecek mi?

Müzakerelerde çok önemli bir konu iki taraf arasında ticaret anlaşmasına varılmasıdır. AB, İngiltere’nin ticaretle ilgili pozisyonlarından hareketle varılacak anlaşmanın Kanada ile 2016’da varılan ticaret anlaşmasına benzer olabileceği sonucuna varıyor. Kanada ile imzalanan anlaşma mali servisleri kapsamıyor. Halbuki mali servisler İngiltere için çok önemli. Bu konunun açıklığa kavuşması için AB İngiltere’den aralarında oluşacak ilişki ile ilgili vizyonunu ortaya koymasını istiyor. İngiltere böyle bir vizyon ortaya koyarsa ticaret müzakereleri gelecek yılın Şubat ayında başlayacak. Ticaret anlaşmasının yanısıra İrlanda sınırı ve İngiltere’nin ödeyeceği miktarla ilgili pazarlıklar devam edecek. İngiltere 40-45 milyar Euro ödemeyi düşünüyor. AB daha büyük rakamlardan söz ediyor. İrlanda sınırı konusu da zor bir konu. Bu konularda sıkı  pazarlıklar yaşanacak. Belli ki müzakerelerin en zor kısmı hala yapılmadı. Esas “muharebeler” şimdi başlayacak.

İngiltere ile AB arasında varılan anlaşma İngiliz siyasetine nasıl yansıyacak? Muhafazakar Parti içinde ne gibi tartışmalar, gelişmeler yaşanacak? Hard Brexit yanlıları ne yapacak? Bunları bekleyip görmek lazım. Anlaşmaya varılabilmesi için Başbakan May bazı tavizler verdi. Bunu beğenmeyenler var. Mart 2019’da AB’den ayrılma hedefi Brexir taraftarlarını memnun ediyor ama anlaşmanın içeriğinde beğenmedikleri noktalar var. Bu nedenle Muhafazakar Parti içinde neler olacağı çok önemli. Başbakan May’in işi kolay olmayacak. Sağlanan anlaşma konumunu güçlendirdi ama esas sorunları şimdi başlayacak gibi.

Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk, ayrılmanın zor olduğunu, ayrılıp yeni bir ilişki kurmanınsa daha da zor olduğunu söyledi. Bunda tamamen haklı. AB ve İngiltere’nin boşanıp aralarında yeni bir ilişki kurmaları gerekiyor. Bu kolay bir iş değil. Varılan ilk anlaşma ilk adımdır. Bunu yeni adımların izlemesi gerekiyor.

Başından beri Brexit’in yanlış ve İngiltere’nin çıkarlarının aleyhine olduğunu düşündüm. Bu düşüncemi koruyorum. Brexit taraftarlarının referandum öncesinde söylediklerinin çoğunun yalan olduğu ortaya çıktı. İngiltere bürokrasisi, iş dünyası, aklı başında insanlar, aydınlar Brexit’in ülkeye zarar vereceğini görüyorlar. Bunu çeşitli şekillerde dile getiriyorlar. İktidarda çok zayıf bir hükümet var. Muhafazakar Parti kendi içinde farklı gruplara bölünmüş durumda. Referandumda çoğunluk Brexit’e destek verdi ama aradaki fark çok azdı. Brexit gemisi yol almaya başlamış olsa da ülkenin AB içinde kalması için mücadele verilebilir, verilmelidir. Devletlerin en önemli görevi kendi çıkarlarını korumaktır. Brexit bu çıkarlara zarar verecek. Bu açıdan Brexit’i geri dönürmek için çaba harcamak lazım. En azından bu konuda halkın bir kez daha iradesini ortaya koymasına fırsat tanımak gerek. Yanlışın neresinden dönülürse kardır.

 

 

 

 

 

 

Exit mobile version