Site icon Londra Gazete

İngiliz gazetecilerden ‘muhabir ayrımı’na boykot

İngiltere, Başbakanlık ofisinin siyasi bir bilgilendirme toplantısına hangi gazetecilerin katılıp hangisinin katılamayacağını seçme girişimini tartışıyor. Başbakan Johnson’ın iletişim müdürünün bazı gazetecilerden toplantıyı terk etmelerini istemesi büyük tepki çekti. Tüm muhabirler toplantıyı boykot etti.

Boris Johnson hükümetinin gazeteciler arasında ‘ayrım’ yapma girişimi tepki çekti. Brexit sonrası Avrupa Birliği (AB) ile ilişkiler hakkındaki bilgilendirme toplantısına bazı muhabirlerin alınıp bazı muhabirlerin alınmaması kararı boykotla sonuçlandı. Gazetecilerin tamamı Başbakanlık ofisini terk etti.

İKİ GRUBA AYIRDILAR

İngiliz basınında yer alan haberlere göre, bir grup gazeteci dün öğle saatlerinde ’10 Numara’ olarak bilinen İngiltere Başbakanlığı ofisindeki toplantıyı izlemeye geldi. Ancak toplantı başlamadan, Başbakanlık İletişim Müdürü Lee Cain muhabirlerin isimlerinin daha önceden hazırlanan listede olup olmadığı kontrol etti; gazeteciler ‘içeri alınacaklar/alınmayacaklar’ olarak iki gruba ayrıldı.

Sonrasında da listede adı olmayanların gitmesi istendi. Toplantıya alınmayacak gazeteciler arasında, The Mirror, Huffington Post, PoliticsHome, Independent muhabirleri de bulunuyordu.

BBC MUHABİRİ DE BOYKOT ETTİ

Bu kararın üzerine, vatandaş vergileriyle finanse edilen BBC’nin yanı sıra ITV, Daily Mail, Telegraph, The Sun, Financial Times ve Guardian muhabirleri toplantıyı boykot etti.

The Guardian’a konuşan bir Başbakanlık kaynağı ‘iki ayrı bilgilendirme toplantısı planlandığını’ söyleyerek kararı savunmaya çalıştı. Kaynak, ‘daha kıdemli gazeteciler için ayrı başka bir toplantı planlandığını’ ve diğer muhabirlerin alınmadığı toplantının bu olduğunu öne sürdü.

İŞÇİ PARTİSİ: TRUMP’I TAKLİT EDİYOR

İngiliz basını bu gelişmenin ardından, İşçi Partisi’nden Johnson’a ağır bir eleştiri geldi. Parti Johnson’ın, eleştiriye pek tahammülü olmayan ve gazetecileri hedef almasıyla tanınan ABD Başkanı Donald Trump’ı taktiklerini taklit ettiği yorumunu yaptı. The Guardian gazetesi de, yaşananları ‘hükümetin politika haberlerini hangi basın kuruluşlarının yapacağını belirleme yönündeki gayrımeşru girişimi’ olarak yorumladı.

Exit mobile version