Suriye krizi ve Türkiye

Suriye’de iç savaşın sonu görünmüyor. Kimyasal silahlar konusunda Başkan Obama’nın kırmızı çizgileri aşıldığı halde ABD’nin Suriye’ye bulaşma niyeti yok. İpe un seriyor. Devam eden bu krizin komşu ülkelere etkileri, Suriye içindeki istikrarsızlığın bölgesel istikrarsızlığa dönüşmesi riski sıkça ele aldığımız bir konu. Uluslararası Kriz Grubu (International Crisis Group), Suriye krizinin Türkiye üzerindeki olası etkilerini inceleyen yeni bir rapor açıkladı. “Blurring the Borders: Syrian Spillover Risks for Turkey” başlıklı 54 sayfalık rapor 30 Nisan tarihli. Rapora kısaca göz atmakta yarar var.

    Raporda, Suriye ile 900 kilometre sınırı olan Türkiye’nin bu ülkedeki krizden etkilenmemesinin mümkün olmadığı belirtiliyor. 250 kişiden oluşan ilk Suriyeli göçmen grubu 29 Nisan 2011’de Hatay’a geçmişti. Türkiye şimdi 300 binin üzerinde Suriyeli göçmeni barındırıyor. Göçmenlerin gerçek sayısının 450 bini bulduğunu düşünenler var. Günde 2500-3000 kişi sınırı geçiyor. Türkiye, kadın, çocuk ve yaşlı göçmenlere öncelik veriyor. Kamplardaki göçmenlerin yüzde 70’ini kadınlar ve çocuklar oluşturuyor. Uluslararası Kriz Grubu temsilcileri yakın geçmişte Türkiye’deki göçmen kamplarını ziyaret ettiler. Raporda bu kampların şimdiye dek görülen en iyi göçmen kampları olduğu belirtiliyor. Bu konuda Türkiye’ye yüksek not veriliyor.

    BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (UNHCR) tahminlerine göre 2013 yılı içinde Türkiye’deki göçmen sayısı iki veya üç katına yükselecek.  Bir milyona yaklaşan Suriyeli göçmenle Türkiye nasıl başa çıkacak? Bu işin maddi külfeti büyük. Ankara şimdiye dek Suriyeli göçmenler için 750 milyon dolar harcadı. Eğitim ve sağlık için harcanan 400 milyon dolar da bu rakama eklenmeli. 720 bin Suriyeli Türkiye’de tedavi gördü. 26 bin Suriyeli çocuğa eğitim sağlanıyor. Bu konuda Türkiye’ye sağlanan uluslararası katkı sadece 100 milyon dolar. Uluslararası toplumun Türkiye’ye daha fazla maddi destek sağlaması gerektiği tartışma götürmez. Elbette sadece Suriye dışına kaçmayı başaran insanlar yardım istemiyor. Ülke sınırları içinde milyonlarca insan yardıma muhtaç. BM Güvenlik Konseyi, 18 Nisan’da insani yardımın mümkün olan tüm yollardan, en etkili bir şekilde ihtiyaçlı Suriyelilere ulaştırılması yönünde karar aldı. Bu kararın hayata geçirilmesi önemli,

   Suriye krizi Türkiye’ye sadece göçmenler bağlamında insani ve ekonomik yük yaratmıyor. Başka sorunlar da yaratıyor. Uluslararası Kriz Grubu raporunda göçmenlerin yoğun olarak bulunduğu Hatay ilinde zaman zaman yaşanan gerginlikler bir başlıkta inceleniyor. 2012 yazında bölgede artan gerginlikler hatırlatılıyor. Beşar Esad rejimi mezhep temelli gerginlikleri tırmandırmaya çalışıyor. Ekonomik zorluklardan kaynaklanan gerginlikler de var. Ancak, bölgenin bu sorunları aşmakta olduğu, ciddi sorunlar beklenmediği de ifade ediliyor.

    Uluslararası Kriz Grubu raporunda Suriyeli Kürtler ve bu konunun Türkiye açısından doğurabileceği sonuçlar da ele alınıyor. Ancak, raporda Türkiye’de Kürt sorununun çözümü yönünde atılan son adımlar ve bunun Suriye konusuna olası yansımaları ele alınmamış. Türkiye kendi Kürt sorununu çözümleme yönünde ilerlemeye devam ederse, Suriye konusunda eli daha rahat olacak. Suriyeli Kürtlerin kendi hakları için verdikleri mücadelenin önünde Türkiye’nin engel olarak görülmemesi, tam tersine ayrım yapmadan tüm grupların demokratik haklarının savunucusu olması çok önemli.

    Başkan Obama’nın Suriye politikasının Türkiye’nin beklediği yönde olmadığı bir gerçek. Türkiye, seçimleri kazandıktan sonra Obama’nın Suriye konusunda daha aktif bir politika izlemesini bekliyordu. Belli ki Obama’nın Suriye ile ilgili yaklaşımları doğru okunmadı. ABD Patriot füzelerini Türkiye’de konuşlandırarak “Senin güvenlik kaygılarını karşıladım, daha fazlasını bekleme” mesajı vermiş oldu. Obama yönetimi Suriye krizine fazla bulaşmak istemiyor. (Ortadoğu ve Suriye’de her taşın altında Amerikan emperyalizmi görenlerin bu durumu nasıl açıkladığını merak ediyorum.) Başbakan Erdoğan’ın 16 Mayıs’ta başlayacak ABD ziyareti sırasında Başkan Obama ile yapacağı görüşmenin en önemli gündem maddelerinden biri Suriye olacak. Washington tavrını değiştirmediği sürece Türkiye üzerindeki Suriye yükünün hafiflemesi zor. Türkiye tek başına ne Suriye’nin insani sorunlarını, ne de güvenlik sorunlarını çözümleyebilir. Bu konularda uluslararası işbirliği şart.

    Uluslararası Kriz Grubu raporu, Türkiye hükümetine, uluslararası topluluk ve özellikle AB’ye, Suriye hükümetine, uluslararası insani yardım ve bağış kurumlarına, Suriye muhalefetine somut bazı öneriler içeriyor. Raporda belirtilen tüm görüşlere katılmamıza gerek yok. Suriye krizinin Türkiye’ye etkileri konusunda yeni olan bu raporu okumakta yarar var. İlgilenenler raporu Uluslararası Kriz Grubu internet sitesinden indirip okuyabilir.

  

Daha fazla göster

Yorum yazıp fikirlerinizi paylaşabilirsiniz.

İlgili haber

Close

Reklam engelleyici tespit edildi!

Reklam engelleyici kullandığınızı görüyoruz. ÜCRETSİZ olarak dağıtılan binlerce gatezemiz ve internet sitemizde yer alan haberleri okuyabilmeniz için her yıl on binlerce pound harcıyoruz. Bu ise sitemizde bulunan reklamlar sayesinde gerçekleşmektedir. londragazete.com’u kullanmaya devam etmek için lütfen bu alan adını reklam engelleyicisine ekleyerek bize destek verin.