Anastasiadis dönemi

Kıbrıslı Rumlar bugün yine sandık başında. Nikos Anastasiadis ve Stavros Malas arasında tercih yapacaklar. Birinci turun sonuçları ve AKEL adayı Malas’ın hafta içinde kayda değer bir ittifak sağlayamamış olması, Anastasiadis’i bugünün güçlü favorisi yapıyor. Kıbrıs Rum siyasetinde ikinci tur seçimlerin sonucunu hafta içinde oluşturulan ittifaklar belirler. Geçen hafta kayda değer yeni bir ittifak oluşmadı. AKEL veya DİSİ’nin başkanlık seçimlerini kazanmak için DİKO ve EDEK’le veya en azından bunlardan biriyle ittifaka ihtiyacı var. Bugün, bu ittifaka sahip olan Anastasiadis’tir.  Birinci turun kaderini belirleyen ve bugün de önemli rol oynayacak olan DİSİ-DİKO ittifakı çok önce kurulmuştu. Birinci turda DİKO seçmenlerinin yarısı Yorgos Lillikas’a oy vermiş olsa da DİSİ-DİKO ittifakı devam ediyor ve ortadaki tek ciddi ittifak. Bu ittifak, Yorgos Lillikas’ın ikinci tura geçmesini engelledi. DİKO oylarının çok büyük kısmı Lillikas’a gitseydi bugün Anastasiadis’in rakibi Malas değil Lillikas olacaktı. AKEL’in de desteği ile Lillikas ikinci turu kazanabilirdi. İttifak çerçevesinde DİKO oylarının yaklaşık yarısının Lillikas’a değil, Anastasiadis’e gitmesi oyunun sonucunu belirledi.  

    Malas’ın bugün kazanabilmesi için önemli bazı siyasi güçlerin desteğine ihtiyacı vardı. EDEK hiçbir adayı desteklememe kararı aldı. Çevreciler Hareketi ve Birleşik Demokratlar Hareketi seçmenini serbest bıraktı. Avrupa Partisi Anastasiadis’i destekleme kararı aldı. Başpiskopos Hrisostomos da Anastasiadis’e açık destek verdi. Bu tablo kesinlikle Anastasadis lehine. Lillikas’a oy veren bir kısım seçmen bugün sandığa gitmemeyi tercih ederse, bu da Anastasiadis’in avantajına olacak. Seçime katılma oranının düşmesi Anastasiadis’e yarar. Nereden bakılırsa bakılsın Malas’ın seçimleri kazanması için mucize gerekir. Siyasette mucizeler ender yaşanır. Malas’ın en büyük dezavantajı, seçimleri kazanmasının AKEL iktidarının 5 yıl daha devamı olarak algılanmasıdır. Halkın geniş kesimleri bunu kesinlikle istemiyor. Çoğunluk, ekonomik krize çözüm bulunması için AKEL iktidarının sona ermesi gerektiğine inanıyor.

    Akşam saat yedi-yedi buçuk civarında Kıbrıslı Rum seçmenlerin kimi iktidara getirdiğini öğreneceğiz. Seçimleri Anastasiadis’in kazandığını varsayalım. Yarın onu çok zor görevler bekliyor. Seçimleri kazandığına sevinmeye zamanı olmayacak. Ateşten gömlek giyeceğini söylemek abartma olmaz. Hemen hükümetini kurup işe başlaması gerekecek. Kıbrıslı Rumların yakın tarihinde bu kadar zor bir ekonomik miras devralan başka politikacı yok.  Hristofyas, Papadopulos’tan denk bütçe devralmıştı. Anastasiadis, boş ve borçlu bir devlet kasası, sorunlu bir bankacılık sistemi, daralan bir ekonomi, yüzde 15 işsizlik devralıyor. Siyasi literatürdeki “enkaz devraldık” sözü burada tam yerine oturuyor. Bu gerçeği anlamak için Batı basınında Kıbrıs Rum ekonomisi konusunda çıkan haber ve yorumlara göz atmak yeter. The Wall Street Journal gazetesinde çıkan “Cyprus’s Debt Conundrum” başlıklı yazıda, Haziran ayında 1.4 milyar Euro devlet tahvilinin vadesinin geleceği hatırlatılıyor. Bu miktar Kıbrıslı Rumların GSYİH’nın yüzde 8’i oranında. Tahvil sahiplerine ödeme yapılabilmesi için Troyka ile anlaşmaya varılması ve 17 milyar Euro kredinin gelmeye başlaması gerekiyor. Bu kredi alınamazsa devlet borçlarını ödeyemediği için iflas etmiş olacak. (Böylesi bir iflasın Euro bölgesini nasıl etkileyeceği tartışmaları devam ediyor.) Bu duruma, halihazırda devlet harcamalarının kredi ile yapılmakta olduğu gerçeğini de eklersek, Anastasiadis’in Troyka ile anlaşmaya varmak için zamanla yarışacağını söyleyebiliriz. Bu müzakereleri AKEL’in ve diğer muhalefet partilerinin sert eleştirileri koşullarında yapmak zorunda kalacak. Troyka’nın koşulları ağır. Yani Anastasiadis’in işi çok zor olacak.

    Ekonomi ile ilgili konularda son süre Haziran. Troyka ile memorandumun Mart-Nisan döneminde sonuçlandırılması gerekiyor. Bu zor dönemden sonra Kıbrıs müzakereleri ön plana çıkacak. Kıbrıslı Türkleri ilgilendiren esas konu iki taraf arasında yeniden başlaması beklenen müzakerelerdir. “Anastasiadis, Kıbrıs müzakereleri konusunda ne yapacak, nasıl bir politika izleyecek?”, “AB, ekonomik açıdan zorda olan Kıbrıslı Rumlara çözüm yönünde baskı yapar mı?”, “Doğal gaz konusu bu süreçte nasıl rol oynayacak?” sorularının cevapları merakla bekleniyor.

    Kıbrıs Rum siyasetinde yeni bir dönem başlıyor. Hem ekonomik sorunlar, hem de Kıbrıs sorununa ilişkin müzakerelerin kaderini belirleyecek bir dönem.

       

          

 

Daha fazla göster

Yorum yazıp fikirlerinizi paylaşabilirsiniz.

İlgili haber

Close

Reklam engelleyici tespit edildi!

Reklam engelleyici kullandığınızı görüyoruz. ÜCRETSİZ olarak dağıtılan binlerce gatezemiz ve internet sitemizde yer alan haberleri okuyabilmeniz için her yıl on binlerce pound harcıyoruz. Bu ise sitemizde bulunan reklamlar sayesinde gerçekleşmektedir. londragazete.com’u kullanmaya devam etmek için lütfen bu alan adını reklam engelleyicisine ekleyerek bize destek verin.