kıbrıs ingiltere londra lefkoşa
DOLAR
18,8285
EURO
20,2130
STERLIN
22,7033
BITCOIN
$23.266,7
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
LONDRA
Az bulutlu
8°C
LONDRA
8°C
Az bulutlu
Perşembe Kapalı
8°C
Cuma Kapalı
="http://www.w3.org/2000/svg" viewBox="0 0 300 300" enable-background="new 0 0 300 300">
10°C
Cumartesi Açık
="http://www.w3.org/2000/svg" viewBox="0 0 300 300" enable-background="new 0 0 300 300">
12°C
Pazar hafif yağmur
="http://www.w3.org/2000/svg" viewBox="0 0 300 300" enable-background="new 0 0 300 300">
12°C

Büyükelçi Çeviköz Londra Gazete’ye konuştu

Ünal Çeviköz Gezi olayları süreci, Turkuas UK, toplumla ilişkiler, Türkçe konuşan toplum tanımı ve Asil Nadir gibi pek çok konuda sorularımızı yanıtladı.

Büyükelçi Çeviköz Londra Gazete’ye konuştu
19.06.2014
0
A+
A-
Ünal Çeviköz Gezi olayları süreci, Turkuas UK, toplumla ilişkiler, Türkçe konuşan toplum tanımı ve Asil Nadir gibi pek çok konuda sorularımızı yanıtladı.

unal cevikoz roportaj2010 yılından bu yana Büyükelçilik görevini sürdüren Çeviköz gazetemizin, görev süresine yönelik değerlendirmeleri, Türkiye-İngiltere ilişkileri ve toplumumuza ilişkin gözlemlerine yönelik sorularını yanıtladı.

Görev süresi boyunca Türkiye-İngiltere ilişkilerinin parlak bir dönemden geçtiğine işaret eden Büyükelçi, 2010 yılında Başbakan olan David Cameron’un ilk AB dışı ziyaretini Türkiye’ye yaptığını hatırlattı. Çeviköz, 4 yıllık elçilik görevi süresinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün 3 kez, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın 2 kez ve başta Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu olmak üzere bakanların sayısız defalar İngiltere’yi ziyaret ettiklerini de belirtti.

İNGİLİZ BASINI OLANI YAZIYOR
Büyükelçi Ünal Çeviköz son yıllarda İngiliz basınında Türkiye’ye yönelik eleştirel haberlerle ilgili çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

“Başta Başbakan Erdoğan olmak üzere Türkiye’de çeşitli çevrelerde BBC ve CNN gibi medya kurumlarının olumsuz propaganda yaptığı algısı oluştu. İngiliz basınının bu yöndeki tavrını Türkiye’nin temsilcisi olarak siz hissettiniz mi; buradaki medyadan bir baskı hissettiniz mi?” sorusuna şöyle yanıt verdi :

“Hiç bir baskı hissetmedik. Aksine benim gördüğüm kadarıyla İngiliz basınının özgür olduğu ve tamamen serbest olduğunu ve gayet demokratik bir şekilde olanı anlattığını söylemek mümkün. Şimdi Türkiye’de ne olduğu ya da ne maksatla olduğu ayrı bir tartışmadır; onlara ben girmeyeceğim. Ama Türkiye’de bir takım gelişmeler oluyorsa, bir takım olaylar oluyorsa bunların da habercilik açısından bir şekilde yansıtılması da gayet doğal. İngiltere basın özgürlüğü açısından fevkalade ileri bir ülke.

“Dolayısıyla nerede ne oluyorsa onu açık bir şekilde yansıtması da doğal görünmeli basının. Ben bunu herhangi bir şekilde Türkiye’ye karşı veya Türkiye alehtarı olarak algılamadım. Hiçbir zaman öyle algılamadık. Türkiye’de de öyle algılanmadı zaten. Nitekim dikkat ederseniz daha ziyade yorumlardan çok bunlar haber niteliğini ve tamamen olayları anlatan vaka tarifi veya vaka analizi şeklinde haberlerdi. Öyle bakıldığında bunu söylemek lazım. Elbette bu olayların olmadığı zamanlarda Türkiye ile ilgili yazıların hepsinin olumlu olması çok normal.

“Ama Türkiye’de bir takım gelişmeler olduğu tespit edildiğinde, görüldüğünde bunların haber olarak yansıması da çok normal. O şekilde baktığınız zaman da sanki İngiliz basınında bir taraf tutma veya bir tavır değişikliği gibi bir algı oluşuyor. Bunu ben algı olarak yanlış buluyorum. Buna tavır değişikliği demek doğru değil, bu tamamen factual bir şekilde olayların olduğu gibi tamamen yansıtılması, haberin tamamen aktarılması ve anlatılması diye yorumlanmalı.”

Büyükelçi Ünal Çeviköz, son yıllarda yaşanan gelişmeler karşısında batılı ülkelerde ve İngiltere’de, Türkiye’de anti demokratik uygulamaların arttığı yönünde eleştirel bir baskı ile karşılaştığı; bu çevrelerde, Türkiye’nin artık demokratik bir ülke olma iddiasını en azından son bir kaç yıldır kaybettiği yönünde bir bir kaygıdan söz edilip edilemeyeceğine ilişkin bir soruyu ise şöyle yanıtladı:

“Buna benzer ifadelerle karşılaşıyoruz. Bunları basında görüyoruz. Belki liderler arasında yapılan görüşmelerde de eğer böyle bir algı varsa veya Türkiye’de son zamanlarda Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne uyumuyla ilgili bazı gelişmelerde, eğer AB liderleri ve yöneticileri tarafından “şu uygulama böyle olmasa daha iyi olur” gibi bir düşünce varsa bunlar eminim ifade ediliyordur. Bunların ifade edilmesi de yine karşılıklı şeffaflığın ve dürüstlüğün bir gereğidir. Benim herhangi bir şekilde burada böyle bir sıkıntım, böyle bir zorluğum olmadı.

“Ben her zaman dediğim gibi hem İngiliz basınıyla konuşurken hem televizyonlarda canlı yayına çıktığım zaman sorulan sorulara verdiğim yanıtlarda, hem Avam Kamarası, Lordlar Kamarası veya hükümet yetkilileri ile yaptığım görüşmelerde, daha doğrusu İngiliz basını ya da İngiliz muhataplarımla yaptığım görüşmelerde gayet rahat ve gayet şeffaf oldum.

“Ama şunu da belki vurgulamakta fayda var; vatandaşlarımızın elbette Türkiye’de olanlarla veya Türkiye’nin içinden geçmekte olduğu şu önemli bir dönüşüm süreci ile ilgili değişik düşünceleri vardır. Onlar da her zaman benim söylediklerime katılmak zorunda değildirler. Öyle olduğu zaman da gelip burada özgür bir şekilde kendi düşüncelerine dayalı bir şekilde protestolarını veya karşı görüşlerini dile getirmektedirler. Böyle bir sıkıntım yok.”

BÜYÜKELÇİLİK ÖNÜNDEKİ GÖSTERİLER DEMOKRATİK HAK

Büyükelçi Ünal Çeviköz, Büyükelçilik binasının son bir kaç yıldır sık sık protesto gösterilerine sahne olmasının  demokratik bir hakkın kullanımı olarak değerlendirdiğini söyledi.

İngiltere’nin demokratik ve sivil toplum haklarının özümsendiği bir ülke olduğunu vurgulayan Çeviköz, “Gösteri özgürlüğü, toplantı, ifade özgürlüğünün fevkalade geniş olduğu bir ülke burası. Dolayısıyla bu tür gösterilerin yapılmasını da herhangi bir şekilde yadırgamamak lazım. Sadece elbette bu gösterilerin herhangi bir şekilde çığırından çıkmaması, misyon binasının bir şekilde güvenliğini tehdit etmemesi önemli” dedi.

Görev süresi döneminde İngiltere’de yaşayan toplumla yakın ilişkiler kurmaya özen gösteren Büyükelçi, geçen yıl kurulan Turkuas UK oluşumuna verdiği destek sonrası karşılaştığı eleştirileri ise şu sözlerle yanıtladı: “Ben göreve başladığım zamandan itibaren, biraz da benim kendi kişiliğimden kaynaklanan etkenlerle vatandaşla yakın ilişkiler kurdum. Biliyorsunuz Büyükelçilikler daha ziyade iki ülke arasında devleti temsilen siyasi ilişkileri takip ederler. Vatandaşla ilişkileri daha ziyade Başkonsolosluk’lar yürütür.

“Fakat ben vatandaşımdan pek kopuk yaşayabilen bir insan değilim. Daha evvel yaptığım görevlerimde de vatandaşıma yakın oldum. Başka bir ülkede konsolosluk görevi de yaptım. Vatandaşın devletini temsil eden kişileri tanımak ihtiyacında olduğunu hissediyorum. Onun için bunu bir ihtiyacı karşılamak şeklinde yorumladım ve vatandaşın bize gelmesinden ziyade bizim vatandaşa gitmemiz gerektiğine inandım. Bu ilkeden hareket ettim. Böyle hareket edince de toplumumuzun yoğun yaşadığı bölgelerde çok sık görüldüm. Hoşuma da gitti. Zannediyorum halkımızın da ve buradaki toplumumuzun da çok hoşuna gitti.

“Bu bende şöyle bir algı oluşturdu; değişik değişik gruplaşmalar, değişik değişik dernekler, federasyonlar biribirleriyle bir araya gelebilme yeteneğini kaybetmişler. Bunun çeşitli nedenleri olabilir. Bunları tabi ben tartışacak veya tahlil edecek değilim. Ama benim o kişiliğimden kaynaklanan o yaradılışımın gereği bunun ortadan kalkması gerektiğini düşündüm ve olabildiğince Büyükelçiliğe çeşitli defalar dernek temsilcilerini davet ettim. Bir araya geldik ve ‘sizlerin bir şekilde bu birbirinizden kopukluğunuzu aşmanız, bir araya gelebilmeniz lazım’ dedim. Bunu çok ısrarla takip ettim. Onun bir sonucudur Turkuas.”

TURKUAS TOPLUMDA DOĞRU ANLAŞILMADI

Geçen yıl Prof Mustafa Camgöz başkanlığında kurulan ve çeşitli toplum kesimlerini temsil eden dernek temsilcilerinin yer aldığı Turkuas UK oluşumunu önemsediğini belirten Büyükelçi Çeviköz, vakfın kuruluş sürecindeki tartışmaların kendisini üzdüğünü ifade etti. Büyükelçi bu konudaki değerlendirmelerini şu sözlerle sürdürdü:

“Hep yanlış bir algı oluştu. Turkuas’ı devlet kurdu ya da devletin desteğiyle, O’nun yönlendirmesiyle kuruldu diye. Hatta ilk kuruluşunun ilan edildiği gün benim kullanmış olduğum bir ifade de o şekilde yorumlandı. Şöyle bir ifade kullandım; dediler ki “ bize kürek çekmekte yardım edin.” Ben de dedim ki “biz kürek çekmekten ziyade, cox olmayı, yani o arkada dümende oturan kişi olmayı tercih ederiz” dedim. Ordan kastettiğim “dümeni bizim elimizdedir, sizin nereye gideceğinizi biz sağlarız” demek değildi. Kastettiğim; hani o sürekli tempo veriyor ya, o cesareti size veririz biz, o momentumu veririz. Bizim vazifemiz bundan başkası olamaz demek istedim.

“O söz ‘Büyükelçi Turkuas’ın dümeni bizde olacak”  dedi şeklinde yorumlandı. Ona üzüldüm, öyle anlaşılmasına üzüldüm. Yoksa bu Turkuas hareketi aslında benim herkese eşit bir şekilde ve hiç bir ayırım yapmadan bütün vatandaşlarımı ve yurdumuzdan gelen bütün insanları bir araya getirme ve hepsini birden kucaklama arzusunun bir sonucudur. Bu çok büyük bir duyarlılıkla karşılandı. Buna da çok memnun oldum ve hakikaten biribiriyle daha evvel aynı çatı altında olmayan insanlar bir araya geldiler, konuştular. ‘Büyükelçimiz bizi birleştirmek istiyor. Buna bir çare bulalım, biraraya gelelim’dediler ve Turkuas o şekilde çıktı.

“Belki de Turkuas’ın bugün hala istenen, benim arzu ettiğim şekilde bir bütünleştirici kapsama gelememesinin sebebi; muhtemelen bu başta oluşturulmuş olan algıdır. Bu da bence yanlış bir algı olduğu için, bu gün Turkuas’ı bir şekilde halkımız, vatandaşlarımız ve toplumumuz benimseyemedi. Benimsenseydi böyle olmazdı. Ama tabi bütünleştirici çabaları sürdürecek arkadaşlar olacaktır.”

Büyükelçi Ünal Çeviköz bir diğer soru üzerine ise  “Türkçe konuşan toplum” ifadesini kendisinin de kullandığını ve bu kullanımın doğru olduğu kanaatini taşıdığını söyledi. İngilizcede kullanılan‘Turkish speaking community’  ifadesinin KKTC’den  gelen soydaşlarımız, Balkanlarda yaşayan ve Balkan göçmenleri, Orta Asya’da Türki bağları olan insanlar veya Türkiye’den gelmiş olan Kürt kökenli yurtdaş ve vatandaşları kapsadığını belirten Çeviköz, “Böyle bir ifade zorluğu İngilizce’de yok. Bu biraz Türkçe kullanıldığı zaman hassasiyet yaratıyor” dedi.

Büyükelçi bu konudaki görüşlerini şöyle aktardı: “O duyarlılıklar da daha ziyade Türkçe kullanıldığında ortaya çıkıyor. Bunun aslında bütün toplumumuzu kapsayacak bir ifadeyle kullanmak lazım. Çünkü burada aşağı yukarı 400 binin üzerinde Türkçe konuşan bir toplumun varlığından söz ediyoruz. Bu varlığın içinde elbette KKTC’de yaşayan ve oradan buraya gelmiş, burda yaşamaya başlamış olan soydaşlarımız da var. Yani Kıbrıslı Türkler de var ve bunun içinde Anadolu’dan Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşı olaraktan buraya gelmiş olan değişik etnik kimlikleri olabilen insanlar da var. Ama hepsinin ortak birleştirici özelliği de Türkçe konuşuyor olmaları. O yüzden bu ifadeyle anlatıldığında bunu İngilizler de gayet net bir şekilde anlıyorlar.”

ASİL NADİR İÇİN SÜREÇ DEVAM EDİYOR

Büyükelçi Ünal Çeviköz halen cezaevinde bulunan Kıbrıslı işadamı Asil Nadir’in durumuna ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Nadir’in Başkonsolosluk tarafından ziyaret edildiğini aktaran Çeviköz, Asil Nadir’in de cezasının geri kalanını Türkiye’de tamamlama yönündeki sürecin devam ettiğini açıkladı.

Büyükelçi, Nadir’in başvurusunun daha önce İngiltere Adalet Bakanı Chris Grayling tarafından reddedildiğinin hatırlatılması üzerine “ Bunun bir defa bir bakanın bir kararıyla bitmeyebileceğini ve başka mekanizmaların da o hukuki süreci sürdürebileceğini kabul etmek lazım. Şimdi şu sırada o aşamadayız. Başkonsolos’umuz ve Hukuk Müşaviri’miz ziyaret ediyor. Elbette tabi hapishanede olan bir insanın olabileceği kadar iyi. Ama kendini tamamen koyvermiş olmadığı bilgisini alıyorum. Sağlığı şu sırada herhangi bir şekilde ciddi bir rahatsızlık göstermiyor” dedi.

unal cevikoz roportaj 2

Röportajın tam metnini okumak için linke tıklayınız

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.