Yunanistan’ın geleceği

Syriza hükümetinin işbaşına gelmesinden bu yana Yunanistan’ın geleceği tartışılıyor. Bu konuda sürdürülen pazarlıklar artık son noktaya geldi. Önümüzdeki günlerde ya kredi verenlerle (Euro bölgesi ve IMF) Yunanistan hükümeti arasında bir anlaşmaya varılacak, ya da iflas süreci başlayacak. Halihazırda Yunanistan Uluslararası Para Fonu’na (IMF) bir borç ödemesini geciktirdi. Bu ayın sonunda çok daha büyük miktarda borç ödemesi yapması lazım. Kredi verenlerle anlaşmaya varmadan bu ödemeler yapılamaz. İç harcamalar için de para gerekiyor. Maaşların ödenmesi lazım. Hükümetin parası yok. Kredi anlaşması olmadan taze paraya ulaşamaz. Dolayısıyla önümüzdeki günler Yunanistan’ın kaderinin belirleneceği günler olacak.

Geçtiğimiz günlerde Yunanistan hükümeti anlaşmaya varmak amacıyla küçük tavizler içeren yeni bir öneri sundu ancak bu öneri kabul edilmedi. Taraflar arasında ciddi görüş ayrılıkları var. Görüş ayrılıkları hem kısa, hem de uzun vadeli politikalarla ilgili. Kredi verenler Yunanistan’la anlaşmaya varmak için çok somut talepler ortaya koydular. Katma Değer Vergisi’nin (KDV) artırılmasını, kamu kesiminde maaşlarda kesinti yapılmasını, emekli maaşlarında kesinti yapılmasını, sosyal güvenlik sisteminde maliyet azaltıcı önlemler alınmasını, işgücü piyasası konusunda daha önce uygulanan reformların devamını ve özelleştirme talep ediyorlar. Bunlarla ilgili rakamların pazarlığı yapılabilir ama esas noktalardan geri adım atmayacaklarını açıklıkla ifade ettiler. G-7 zirvesinden de kredi verenlerin pozisyonuna destek çıktı. Başkan Obama, Yunanistan’ın uzun vadede kendi yararına olacak zor bazı siyasi tercihler yapması gerektiğini söyledi. (The Greeks are going to have to follow through and make some tough political choices that will be good for the long term.) Dünyanın en zengin 7 ülkesinin ortak tavrı Syriza hükümetinin pazarlık gücünü daha da azaltıyor.

Halbuki Syriza kredi verenlerin taleplerinin tam tersine vaadlerle seçimleri kazanmıştı. Şimdi seçim vaadlerini çiğnemesi gerekiyor. Örneğin emekli maaşları reformunu (yani maaşların azaltılmasını) nasıl kabul edebilir? Bu bir açmaz. Manevra alanı çok dar. Kredi anlaşmasına varmak için ne yapması gerektiğini biliyor ama siyasi nedenlerle böylesi kararlar alması zor veya imkansız. Muhalefet partileri varılacak bir anlaşmaya destek verebilir. Sorun Syriza milletvekillerinin çoğunluğunun destek verip vermeyeceği. İşler burada tıkanıyor. Bu tıkanıklık aşılamazsa Yunanistan adım adım iflasa sürüklenecek. Euro bölgesinden çıkma durumu ile karşı karşıya kalacak. Sadece ekonomi ile ilgili değil, siyasetle ilgili belirsizlik de ortaya çıkacak. Yunanlı seçmenler Syriza’yı iktidara getirerek mucizevi bir şekilde zor durumdan kurtulacaklarını düşünmüşlerdi. Syriza’nın vaadleri bu umutları doğurmuştu. Şimdi gerçeklerle yüzleşiyorlar. Durumları zor. Popülizm yapmak kolaydır ama eninde sonunda gerçekler karşınıza çıkar.

Son dört aydır devam eden pazarlıklar artık son noktasına yaklaşıyor. 30 Haziran son tarih. The Economist dergisinin işaret ettiği gibi 30 Haziran’da 7.2 milyar Euro’luk Yunanistan’ı kurtarma (bail out) anlaşması sona eriyor. O zamana kadar anlaşmaya varılamazsa Atina bu krediyi alamayacak. Ayrıca Avrupa Merkez Bankası’ndan Yunanistan bankalarına likidite akışı duracak. Ay sonunda IMF’ye 1.6 milyar euro borç ödemesi, Temmuz ve Ağustos’ta Avrupa Merkez Bankası’na 6.7 milyar borç ödemesi yapılması gerekiyor. Parası olmayan bir hükümet kredi almadan bu ödemeleri nasıl yapabilir? Yapamaz.

Ortada bir başarısızlık olduğu zaman suçlu aranır. Herkes bir birini suçlar. Yunanistan’ın bu duruma düşmesinin suçluları kimlerdir? Şimdi bu tartışılıyor. Öncelikle Yunanistan’ı yöneten gelmiş geçmiş hükümetler bu durumdan sorumludur. Hazır olmadığı halde Yunanistan’ı Euro bölgesine alan ve krizin ortaya çıkmasından bu yana sadece kemer sıkmakla sorunların çözümlenebileceğini sanan Avrupalı politikacılar da sorumludur. Syriza’nın gerçekçi olmayan politikaları tüm bunlara tuz biber ekti. Şimdiki zor durum oluştu. Maalesef  Yunanlı ve Avrupalı politikacıların oluşturduğu bu durumun faturasını halk, özellikle de dar gelirli insanlar ödüyor. Yunanistan kavşakta. Bakalım hangi yöne gidecek.

Daha fazla göster

Yorum yazıp fikirlerinizi paylaşabilirsiniz.

İlgili haber

Close

Reklam engelleyici tespit edildi!

Lütfen reklam engelleyicinizi kapatarak bize destek verin