IŞİD hedefte

IŞİD terör örgütüne karşı beklenen geniş çaplı savaş başladı. Irak’ta bir süredir devam eden hava saldırılarına ilk kez Suriye’deki hedeflere düzenlenen hava ve füze saldırıları eklendi. IŞİD’in merkezi Suriye’de ve şimdi saldırı altında. ABD ve 5 Arap ülkesinin (Ürdün, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Katar) katıldığı askeri operasyonların uzun süreli olması bekleniyor. Başkan Obama mücadelenin yıllarca sürebileceğini söylemişti. IŞİD için sonun başlangıcında mıyız? Bunu zaman gösterecek. Ancak, IŞİD’in bölgedeki yayılma ve güçlenme dönemi tamamlandı. Şimdi gücünün kırılması dönemi başladı. Karşısındaki koalisyon geniş ve güçlü. Obama bu savaşın sadece ABD’nin savaşı olmadığını özellikle vurguladı. IŞİD’in bu koalisyonla baş etmesi mümkün değil. Uzun, karmaşık ve zor bir savaş olacak.

IŞİD’e yönelik operasyonların henüz başındayız. Amerikalı yetkililer ilk saldırıların başarılı olduğunu açıkladılar. Başlayan bu yeni savaşa uluslararası tepkiler de geliyor. Avrupa ülkeleri, Suriye’ye yönelik saldırıları fiilen gerçekleştiren koalisyon içinde yer almasalar da IŞİD’e karşı savaşı desteklediklerine kuşku yok. İngiltere Başbakanı David Cameron, ülkesi (şimdilik) askeri operasyonlara katılmasa da destek verdiklerini söyledi. Fransa, Irak’ta hava saldırıları düzenliyor. Suriye’de aynı şeyi yapmıyor. İngiltere de Fransa gibi sadece Irak’ta hava saldırılarına katılabilir. IŞİD’e karşı mücadelede dünyadan geniş destek bekleniyor. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, 50 civarında ülkenin destek verdiğini söyledi. Tabii, operasyonları eleştirenler de var. Bunların başında Beşar Esad’ın en büyük müttefiki Rusya geliyor. Rusya, ABD’nin Suriye’de askeri operasyonlara başlamasından çok rahatsız. Moskova, IŞİD’e yönelik saldırıları “Suriye’nin egemenliğinin çiğnenmesi” olarak niteledi. Rusya’nın tavrı sürpriz değil ve operasyonları etkilemez. Benzeri eleştiriler Esad’ın diğer müttefiki İran’dan da geliyor. Rusya ve İran’ın derdi Esad’ın iktidarda kalması. İşin ilginç yanı Suriye diktatörü Beşar Esad, “terörizmle mücadelede uluslararası çabaları destekliyoruz” diyerek farklı bir tavır sergiliyor.  ABD’nin askeri gücünün süreç içinde kendisine yönelmesinden korkan Esad’ın bu tavrı da sürpriz değil. Esad zor bir ikilemle karşı karşıya. Mümkün olsa ABD ile müttefik olmak ister. Ama, bu mümkün değil. Kendi iktidarını korumak için manevra yapmaya devam edecek. Fırsat bulursa IŞİD’in zayıflamasından oluşacak boşlukları doldurmaya çalışacak.

IŞİD’e karşı başlatılan Irak ve Suriye ayaklı savaşta NATO üyesi Türkiye’nin tavrı ne olacak? En çok merak edilen konulardan biri bu. Askeri operasyonlara ABD’nin yanısıra sadece Arap ülkelerinin dahil edilmesi doğru bir tavırdır. Sonuçta Suriye ve Irak’ta yaşanmakta olanlar Arap dünyasının sorunlarıdır. Arap dünyasında yaşanmakta olan krizin ve başarısızlıkların tezahürüdür. Bu sorunların çözümünde Arapların ön planda olması doğrudur. Ne var ki, Türkiye Irak ve Suriye’nin komşusudur. Bu ülkelerdeki gelişmeler Türkiye’yi ve ulusal çıkarlarını yakından ilgilendirir. Bu nedenle Türkiye’nin ABD öncülüğündeki savaşı görmezden gelmesi mümkün değildir. IŞİD, Türkiye için de bir tehdittir. Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan’ın New York’ta yaptığı açıklamalar Türkiye’nin bu mücadeleyi destekleyeceği yönündedir. Terörizmle mücadeleye askeri, diplomatik her türlü desteğin verileceğini söyledi. Demek ki, Türkiye IŞİD’e karşı mücadelenin içinde yerini alacak. Doğru olan budur. Ortadoğu’nun geleceğini belirleyecek süreçler yaşanıyor. Bunlara seyirci kalmak mümkün değildir.

IŞİD’e karşı Irak ve Suriye’de devam eden mücadelenin koşullarının farklı olduğunu unutmamak gerek. Irak ve Suriye’nin iç yapısı, siyasi durumu farklıdır. ABD için Irak’ta savaşmak, Suriye’de savaşmaktan daha kolaydır. Suriye’de durum daha karmaşıktır. IŞİD, hem Irak, hem de Suriye’de faaliyet yürüttüğüne göre her iki ülkede de bu örgütle mücadele kaçınılmazdır. Suriye’ye yönelik saldırılar bunun kanıtıdır.

IŞİD’in ötesinde Irak ve Suriye devletlerinin yeni bir mimariye ihtiyacı var. Konu sadece IŞİD’i yenmekten ibaret değildir. Bu iki önemli ülke için kapsamlı bir strateji oluşturulması gerekiyor. Farklı kimlikleri barındıran bu ülkelerin ayakta kalması, toprak bütünlüklerini koruması ve bölgenin istikrara kavuşması böylesi bir stratejinin oluşturulmasına bağlıdır. Bataklık kurutulmadığı, sorunların köküne inilmediği sürece IŞİD’in yerini alacak başka terör örgütleri ortaya çıkabilir. Arap dünyası bir kriz yaşıyor. Öncelikle Arapların bu krize çözüm üretmeleri gerekir.

Daha fazla göster

Yorum yazıp fikirlerinizi paylaşabilirsiniz.

İlgili haber

Close

Reklam engelleyici tespit edildi!

Lütfen reklam engelleyicinizi kapatarak bize destek verin