Mısır hareketlenirken

Sudan ve Cezayir’den sonra Mısır’da görülen hareketlenme Arap ülkelerinde kitlelerin bir kez daha özne olabileceğini gösteriyor.

Diktatörlük altında yaşayan insanların sokağa çıkarak protesto gösterisi yapmaları büyük bir cesaret örneğidir. Son günlerde Mısır halkının bu cesareti gösterdiğini görüyoruz. 2013 yılından beri Abdül Fettah el-Sisi diktatörlüğü altındaki Mısır’da protesto yapmak yasaktır. Buna rağmen insanlar Sisi’nin iktidardan düşmesi talebi ile geçen Cuma gününden beri gösteriler yapıyorlar. Gösteri yapanların çoğu genç insanlar. Protestolara kaç kişinin katıldığını bilmek zor. Çeşitli rakamlar okuyoruz. Protestolar Kahire, İskenderiye, Süveyş ve diğer bazı şehirlerde yer aldı. Mısır’da 2014 yılından bu yana ilk kez böylesi protestolar yapılıyor. Protesto kıvılcımını sosyal medya paylaşımları ile İspanya’da yaşayan ve eskiden ordu ihaleleri alan müteahhit Muhammed Ali çaktı. Twitter ve Facebook’ta yer alan videoları milyonlarca insan tarafından izlendi. Bu paylaşımlarda rejimin ve Sisi’nin yolsuzlukları ortaya konuyor. Muhammed Ali Cuma günü bir milyon kişilik gösteri yapılması çağrısında bulundu. Rejim Tahrir Meydanı’nda çok sıkı güvenlik önlemleri alıyor. 500 civarında gösterici gözaltına alındı. Bakalım Cuma günü ne olacak? Belli ki tüm baskılara rağmen Mısır halkı korku duvarını aşmaya başladı. Sonucun ne olacağını şimdiden bilmemiz mümkün değil ama bu mücadele hem Mısır, hem de Ortadoğu açısından yakından izlenmesi gereken bir mücadele.

Mısır’da geniş kitleler Sisi yönetiminin yarattığı ekonomik ve siyasi durumdan memnun değil. Temmuz ayında açıklanan resmi verilere göre Mısırlıların üçte biri sefalet içinde yaşıyor. Bu oran daha yüksek de olabilir. Dünya Bankası verilerine göre Mısır nüfusunun yüzde 60’ı zor koşullarda yaşıyor. Halbuki Sisi daha istikrarlı ekonomi vaad ediyordu. Vaadleri gerçekleşmedi. İnsanlar geçinemiyorlar. Sisi rejimi 2016 yılında Uluslararası Para Fonu’ndan (IMF) büyük miktarda (12 milyar dolar) kredi almış ve kemer sıkmaya, ekmek, gaz, su gibi temel ihtiyaçlara uygulanan sübvansiyorları kaldırmaya başlamıştı. Bu durum halkın tepkisine yol açıyor. İnsanların şikayetlerini dile getirmeleri, yönetenleri eleştirmeleri mümkün değil. Ülkeyi yönetenlerin lüks içinde yaşamaları,  yolsuzlukları, Sisi’nin yeni saraylar yaptırması insanların öfke ve tepkisini artırıyor. Bu durumda geriye sokağa çıkıp protesto gösterisi yapmak kalıyor. Rejimin tüm gaddarlığına, baskılarına, tehditlerine rağmen insanlar tam da bunu yapmaya başladılar. Bakalım bu bir dönüm noktası olacak mı? Bunu tahmin etmek zor. Protesto hareketi büyür ve yayılırsa, devamlılık arzederse Sisi’nin işi zorlaşacak. Suyu ısınmaya başlayacak. Sudan ve Cezayir’deki halk hareketleri Mısır halkının gözünden kaçmamış olmalı.

Mısır’daki son protestolar henüz Mübarek rejimine karşı yapılan protestolar kadar büyük olmayabilir ama korku duvarının aşılmasına katkıda bulunuyor. Tüm diktatörlükler gibi Sisi diktatörlüğü de korku salarak ayakta duruyor. Korku aşıldığı anda rejimin temelleri sarsılmaya başlayacak. Mısır halkı Mursi’nin iktidarda olduğu bir yıl haricinde 1952’den beri askeri diktatörlük altında yaşıyor. Nasır, Sedat, Mübarek, Sisi hep ordunun adamları. Bu kadar uzun süre askerler tarafından diktatörlükle yönetilen başka bir ülke var mı? Askeri diktatörlük altında yaşamak Mısır halkının kaderi olmamalı. Halk Mübarek rejimini devirmeyi başarmıştı. Sisi’yi devirmeyi de başarabilir. 2011 sonrasında yaşanan yenilgiden gerekli dersler çıkarılır ve muhalif güçler arasında işbirliği sağlanabilirse başarı mümkündür.

Sisi’nin en büyük destekçisi ABD Başkanı Donald Trump’tır. Son protesto eylemleri karşısında Trump Sisi’ye olan desteğini tekrarladı ve “protestolardan kaygılanmadığını” söyledi. Bu sürpriz değil. Trump Sisi için “Benim en favori diktatörüm” demişti. Peki Trump’ın desteği Sisi’yi kurtarmaya yeter mi? Yetmez. Esas olan Mısır halkının tavrıdır. Halk arasında öfke biriktiği bir gerçek. Protestolar durur mu yoksa büyür mü? Bunu zaman gösterecek. Gerçekçi olmakta yarar var. Mısır ordusu protestocuları ezecek güce sahiptir. Sonuçta halk silahsız, onlar silahlıdır. Ama kitleler harekete geçip kararlılık gösterdiği zaman durum değişebilir. Önemli olan halkın birlik içinde hareket edebilmesidir.

Sudan ve Cezayir’den sonra Mısır’da görülen hareketlenme Arap ülkelerinde kitlelerin bir kez daha özne olabileceğini gösteriyor. Mısır rejimi bölgede gericiliğin en büyük kalelerinden biri. Demokratik halk hareketlerinin düşmanı. Mısır’da meydana gelecek bir değişim tüm bölgeyi etkiler. Ortadoğu’nun kaderi diktatörlük altında yaşamak olamaz.

 

 

 

Daha fazla göster

Yorum yazıp fikirlerinizi paylaşabilirsiniz.

İlgili haber

Close

Reklam engelleyici tespit edildi!

Lütfen reklam engelleyicinizi kapatarak bize destek verin