Teslim olmanın fiyatı

Filistinlilere “Kaç para karşılığında teslim olursunuz?” deniyor. Tam Trump’a uygun bir yaklaşım

İsrail-Filistin anlaşmazlığı dünyanın en eski anlaşmazlıklarından biridir.  Filistin topraklarında İsrail işgali devam ettiği sürece bitmeyecek. Salı ve Çarşamba günleri (25-26 Haziran) Bahreyn’in başkenti Manama’da, ABD öncülüğünde gerçekleşen “Refah için Barış” çalıştayı bu anlaşmazlığa çözüm yolunu açma iddiasındaydı. Bu çalışmaların sonunda “Yüzyılın Anlaşması’na” varılacağı söyleniyor. Çalıştayın mimarı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner. Gelmiş geçmiş tüm Amerikan yönetimlerinden daha İsrail yanlısı, ABD elçiliğini Tel Aviv’den Kudüs’e taşıyan, işgal edilmiş Filistin topraklarında yeni Yahudi yerleşim birimleri kurulmasını destekleyen, Mültecilere Yardım Ajansı’na (UNRWA) desteğini kesen, Filistin Kurtuluş Örgütü’nün Washington’daki merkezini ve Kudüs’teki kendi konsolosluğunu kapatan, Golan Tepeleri’nin İsrail’e ait olduğunu söyleyen,  iki devletli çözüme açık destek vermeyen Trump yönetiminin İsrail-Filistin anlaşmazlığına adil bir çözüm bulması mümkün mü? Tabii ki mümkün değil. İlginç bir şekilde İsrail’in de bu plana itirazları var. Ayrıca İsrail şimdi seçim sürecinde. Kushner ve Trump’ın yakın dostu Netanyahu önümüzdeki seçimleri kazanacak mı? Belli değil.

The Guardian gazetesinin Ortadoğu muhabiri Martin Chulov, Bahreyn’deki çalıştayı Filistinlilerden teslim olmaları için fiyat belirleme konferansı olarak niteledi. Bu çok doğru. Filistinlilere “Kaç para karşılığında teslim olursunuz?” deniyor. Tam Trump’a uygun bir yaklaşım. Nitekim Filistinliler çalıştaya katılmadılar. Sadece mali konuları ele alacak, İsrail-Filistin anlaşmazlığına siyasi bir çözüm bulunmasını, yani işgalin sona ererek başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devleti kurulmasını gündemine almayan bir konferansa Filistinliler niçin katılsın? Aslında Arap devletlerinin de katılmamaları gerekiyordu. Ama, Trump’la iyi ilişkiler içinde olmak isteyen Mısır, Ürdün gibi Arap rejimleri katıldılar. Filistinliler, Kushner Planı ile amacın Batı Şeria’da yerel işleri yönetecek belediye benzeri özerk bir yönetim ve Gazze Şeridi’nde de bir devletçik kurmak olduğunu söylüyorlar. Filistinlilerin istediği bu değil.

Bahreyn’de düzenlenen konferansta ekonomik planın on yıl için yaklaşık 50 milyar dolar içerdiği belirtiliyor. Kushner “Barış planı kapamındaki ekonomi paketi sayesinde Ortadoğu’ya yaklaşık 50 milyar dolarlık yatırım yapılacak” dedi. Kushner’in yaptığı sunumda Gazze ve Batı Şeria’daki altyapı, teknoloji, eğitim ve enerji alanlarındaki projelere ait görüntülere yer verildi ama İsrail ve Filistin de dahil olmak üzere ülkelerin sınırlarına işaret edilmedi. İsrail’in, Gazze’ye uyguladığı ablukaya ve yasadışı Yahudi yerleşim birimlerine değinilmedi. Kushner “Büyük bir potansiyel görüyoruz. Özellikle Filistinliler ve daha geniş Ortadoğu için en kapsamlı ekonomik planı geliştirdik. Bu bölgeyi geçmişteki çatışmaların mağdurundan dünyada ticaret ve ilerlemenin bir modeline çevirebiliriz” dedi. Yani Kushner para ile Filistinlileri cezbedebileceğini zannediyor. “Bizim istediğimizi kabul edin, sizi zengin edeceğiz” diyor. Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas ise “Para önemli, ekonomi önemli. Ancak siyaset daha da önemli. Siyasi çözüm daha önemli” diyerek Kushner’e cevap verdi. Filistinli milletvekili Mustafa Berguti “Özgürlüğümüzün yerini hiçbir ekonomik çözüm alamaz” dedi. Hamas, “Filistin satılık değildir” açıklaması yaptı.

Trump yönetiminin bu Ortadoğu girişiminin başarılı olma şansı var mı? Bu girişime başarı şansı tanıyanlar çok az. Girişimin başarıya ulaşması zor. Ayrıca Trump yavaş yavaş seçim dönemine giriyor. Beyaz Saray’a yeniden seçilmek için kampanyasını başlatmış durumda. ABD başkanlık seçimleri yaklaştıkça Ortadoğu’da ciddi bir şeyler yapmak zorlaşacak. 1993’te Yaser Arafat ve Yitsak Rabin Beyaz Saray bahçesinde iki devletli çözüm amacını benimsemişti. 2000 yılındaki Camp David zirvesinde Arafat ve Ehud Barak aynı vizyonu ortaya koymuştu. İsrail-Filistin anlaşmazlığını çözüme en fazla yaklaştıran bu iki fırsat maalesef istenen sonucu vermemiş ve anlaşmazlık çözümlenmemişti. Şimdi İsrail’i yöneten Başbakan Netanyahu iki devlet formülüne sıcak bakmıyor. Uzlaşmaz tavrı konusunda Trump yönetiminden güçlü destek alıyor. Bu koşullarda sadece para ile, yatırım ile bu sorunu çözümleyebileceğini sanmak saflık olur. Tabii Trump yönetimi, Kushner saf değiller. Ne yaptıklarını biliyorlar. Para karşılığında Filistinlileri ve diğer Arap devletlerini satın alabileceklerini ve İran’a karşı güçlü bir cephe oluşturabileceklerini düşünüyorlar.

Merakla beklenen Bahreyn konferansı tamamlandı. Önemli sonuçlar doğurması beklenmiyor. İsrail-Filistin anlaşmazlığı daha uzun süre devam edecek gibi.

 

 

 

 

 

 

Daha fazla göster

Yorum yazıp fikirlerinizi paylaşabilirsiniz.

İlgili haber

Close

Reklam engelleyici tespit edildi!

Lütfen reklam engelleyicinizi kapatarak bize destek verin