Macron ne diyor?

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron Avrupa Parlamentosu seçimleri öncesinde “Renewing Europe” başlıklı bir makale kaleme alarak Avrupa’ya uyarılarını ortaya koydu.

Avrupa Birliği (AB) denince akla önce Almanya ve Fransa gelir. Zaten AB’nin öncüsü olan Avrupa Ekonomik Topluluğu’nun (AET) kuruluş amacı iki dünya savaşında birbiriyle savaşmış bu iki ülke arasında kalıcı barış sağlamaktı. Bu hedefe ulaşıldı. Almanya ve Fransa artık düşman ülkeler değil. Avrupa entegrasyonunun motorunu oluşturuyorlar. Bu iki ülke olmadan AB olmaz. Şimdi AB’nin zor bir dönemden geçmekte olduğunu biliyoruz. Almanya ve Fransa’dan sonra en önemli AB ülkesi olan İngiltere Brexit eşiğinde. 29 Mart’ta AB’den ayrılması gerekiyor. Brexit serüveninin nasıl gelişeceğini bilmiyoruz ama İngiltere gibi önemli bir ülkenin ayrılma noktasına gelmesi AB için bir uyarıdır. AB ülkelerinde yükselmekte olan popülist, aşırı sağcı, milliyetçi, içe kapanmacı, yabancı düşmanı hareketlerin Mayıs sonunda yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimlerinde oylarını ve sandalye sayılarını artırmaları bekleniyor. Popülist, aşırı sağ hareketler Avrupa Parlamentosu üzerinden AB’nin merkez karar alma organlarını etkilemeye, kendi politikalarını ön plana çıkarmaya çalışacaklar. İşte bu ortamda Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron Avrupa Parlamentosu seçimleri öncesinde “Renewing Europe” başlıklı bir makale kaleme alarak Avrupa’ya uyarılarını ortaya koydu. Macron’un ne dediğine kısaca bir bakalım.

Macron İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupa’nın şimdiki kadar sorun yaşamadığı tespitinde bulunuyor. Brexit’in Avrupa’nın yaşadığı krizin sembolü olduğunu yazıyor. Yani Brexit sadece İngiltere’nin sorunu değildir. AB’nin “Niçin İngiltere bu noktaya geldi?” sorusuna cevap araması ve kendine çeki düzen vermesi gerekiyor. Brexit’ten herkesin ders alması lazım. Macron’un işaret ettiği diğer sorun siber saldırılar ve yalan haberler. Avrupa Parlamentosu seçimleri öncesinde seçmenleri manipüle etmek için çaba harcayacak güçler olduğunu biliyoruz. Avrupa Birliği’ni zayıflatmak, mümkünse çökertmek isteyen bu güçler siber ortamı kullanarak yalan haberler yaymaya, seçmenleri etkilemeye çalışacaklar. Tabii bu konu sadece Avrupa Parlamentosu konusu ile sınırlı değil. Siber saldırılar artık hayatın bir parçası haline geldi ve devamlı olarak bir tehdit oluşturuyor. Devletlerin bu konuda koruyucu önlemler almaları gerekiyor. Macron bu konuda Avrupa Demokrasileri Koruma Ajansı kurulmasını öneriyor. Bakalım bu yönde somut adımlar atılacak mı? Seçimleri etkilemek için finansal kaynaklar da kullanılıyor. AB dışından gelecek böylesi mali kaynaklara karşı önlemler alınması gerekiyor.

Siber saldırılar konusu ile bağlantılı olarak medyada yaygınlaşan nefret ve ırkçı söylemler de ciddi bir sorun oluşturuyor. Geleneksel medyada da nefret ve ırkçı söylemler yer alabilirdi ama “yeni medyanın” yaygınlaşması ile bu sorun kat kat büyüdü. Sosyal medya üzerinden bu tür söylemler geliştiriliyor. Yalan, uydurma haberlerle kin, düşmanlık aşılayan nefret söylemleri beraber gidiyor. Macron makalesinde bu soruna parmak basıyor ve bunların yasalar çerçevesinde engellenmesini öneriyor. Bu konu oldukça karmaşık bir konu. Tartışmalar uzun zamandır devam ediyor. Demokratik ülkeler ırkçı söylemler, nefret söylemleri konusunda yasal önlemler almaya başladılar. AB bu konuda öncülük yapabilir.

AB’nin karşılaştığı en önemli sorunlardan biri kuşkusuz iltica sorunudur. Popülistler, aşırı sağcılar bu konuyu istismar ediyorlar. Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un bir diğer önerisi Schengen bölgesi’nin yeniden düzenlenmesi yönünde. Macron, “kurulacak Avrupa İç Güvenlik Konseyi’nin himayesinde AB üyesi ülkelerin ortak sınır polisi ve iltica ofisi konusunda katkıda bulunması gerektiğini” belirtiyor. AB iltica konusunda etkili ortak politikalar geliştiremezse popülistler bu konu üzerinden oy kazanmaya devam edecekler.

ABD’de Donald Trump’ın iktidara gelmesi sonrasında Atlantik dayanışmasının zayıfladığını biliyoruz. Trump, Avrupa’nın savunması konusunda güvenilir olmaktan çıktı. İşte bu noktada AB’nin kendi savunmasını güçlendirmesi, hatta bir “Avrupa ordusu” kurması önerileri tartışılıyor. Macron AB’nin kendi savunma potansiyelini güçlendirmesini destekliyor ama NATO dayanışmasına da önem veriyor.

Macron makalesinde küresel ısınma, inovasyon, Afrika ile ilişkiler gibi diğer önemli konulara da değiniyor. Avrupa Parlamentosu seçimleri yaklaşırken AB önemli bir kavşakta. Macron’un değindiği sorunlara ilişkin somut adımların süratle atılması gerekiyor. AB’nin zaman kaybetme lüksü yok. Project Syndicate sitesinde yer alan Macron’un makalesini okumakta yarar var.

Daha fazla göster

Bir Cevap Yazın

İlgili haber

Close

Reklam engelleyici tespit edildi!

Lütfen reklam engelleyicinizi kapatarak bize destek verin