Göç sözleşmesi

Çok yönlü, karmaşık bir konu olan göç konusu günümüz dünyasının en yakıcı konularından biridir

Bizde pek konuşulmadı ama geçtiğimiz günlerde Birleşmiş Milletler uluslararası hukukun geliştirilmesi konusunda önemli bir başarı sağladı. Fas’ın Marakeş kentinde BM tarafından düzenlenen iki günlük uluslararası konferansta örgüte üye 164 ülke Göç Sözleşmesi’ni imzaladı. Düzensiz göçün önüne geçilmeyi, bu konuda uluslararası standartlar oluşturmayı hedefleyen göç konusundaki bu ilk sözleşme ABD’nin karşı çıkışına rağmen sonuca bağlandı. BM bir süreden beri bu konuda çalışma yapıyordu. 2016 yılının Eylül ayında BM Genel Kurulu “Mülteciler ve Göçmenler için New York Deklarasyonu” adlı bir düzenleme çalışması yapılmasını kabul etmişti. Gerekli çalışmalar yapıldı ve 2018 yılı Temmuz ayında “Güvenli ve Düzenli Göç için Küresel Sözleşme” adı ile hazır hale geldi. Sözleşme Marakeş konferansında kabul edildi. Sözleşmeye nihai onay Eylül 2019’da BM Genel Kurulu’nda verilecek.

Çok yönlü, karmaşık bir konu olan göç konusu günümüz dünyasının en yakıcı konularından biridir. Bu temelde yabancı düşmanlığı ve hoşgörüsüzlüğün yükselişine tanık oluyoruz. Popülistler konuyu istismar ediyorlar. Halen dünyada 258 milyon civarında (dünya nüfusunun yüzde 3.4’ü) göçmen olduğu tahmin ediliyor. Yoksulluk, nüfus artışı, savaşlar, baskıcı rejimler, küresel ısınma gibi çeşitli nedenlerle göç devam edecek. Konuyu uluslararası sözleşme ile kurallara bağlamak tek akılcı yaklaşımdı ve BM bunu başardı. Düzenli ve kontrollü göç ancak bu şekilde sağlanabilir. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres sözleşmenin göçmenlerin karşı karşıya kaldığı sorunlarla mücadelede yol haritası olacağını belirtti. Sözleşme bağlayıcı nitelikte olmasa da uluslararası işbirliği için bir çerçeve oluşturuyor. BM Genel Kurulu Başkanı Maria Espinosa sözleşmenin göçmenlerin vatandaşı olduğu, göç sırasında uğradığı ve göç ettiği ülkeler arasında iş birliğine olanak sağlayacağını belirtti. ABD, Avusturya, Polonya, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Bulgaristan, Hırvatistan, Macaristan, Avustralya ve İsrail sözleşmeyi imzalamayacaklarını açıkladılar. BM Genel Sekreteri Guterres “Sözleşmeye imza atmayacağını söyleyen ülkelerin de bir gün aramıza katılacağını ümit ediyorum” dedi.

Marakeş konferansında konuşan Genel Sekreter Antonio Guterres, 2000 yılından bu yana yaklaşık 60 bin göçmenin hayatını kaybettiğini söyledi. 2018’de 3400 civarında göçmenin hayatını kaybettiği tahmin ediliyor. Göçmenlerin Akdeniz’de yaşadığı trajedileri hepimiz çok iyi biliyoruz. Aylan bebeğin deniz kenarındaki cansız bedenini hatırlamayan var mı? Ölen göçmenlerin yarısından çoğu Akdeniz’de hayatını kaybediyor. Göç olgusu beraberinde göçmen kaçakçılığını getiriyor. Göçmenleri bir yerden bir yere taşıyan şebekeler, insan tacirleri büyük paralar kazanıyorlar. Devletler arasında işbirliği olmadan bu büyük sorunun üstesinden gelmek mümkün değil. Marakeş’te imzalanan sözleşme işbirliği olanaklarını artırıyor.

Kabul edilen sözleşme yerel, ulusal ve uluslararası ölçekteki göçlere ilişkin  23 hedef içeriyor. Bunlardan bazılarına göz atalım:

-İnsanları kendi ülkelerini terk etmeye zorlayan olumsuz faktörleri ve yapısal faktörleri en aza indirmek.

-Göç sırasında oluşan göçmenlerin savunmasızlıklarını gidermek ve azaltmak.

-Göçmen kaçakçılığına karşı ulusötesi müdahaleleri güçlendirmek.

-Uluslararası bağlamda insan ticaretinin önlenmesi ve ortadan kaldırılmasını sağlamak.

-Sınırları entegre, güvenli ve koordineli bir şekilde yönetmek.

-Göçmenlerin temel hizmetlere erişimini sağlamak.

-Göçmenleri ve toplumları tam katılım ve sosyal uyumu gerçekleştirmek için güçlendirmek.

-Sürdürülebilir yeniden entegrasyon kadar güvenli ve onurlu geri dönüş ve geri kabulü de kolaylaştırmak adına işbirlikleri yapmak.

BM çerçevesinde küresel çapta güvenli, düzgün ve düzenli göç için uluslararası bir sözleşmeye varılmış olması önemli bir gelişmedir. Irkçı, aşırı sağcı, popülist güçlerin diline doladığı, insanları korkuttuğu göç konusunda uluslararası işbirliği büyük önem kazanmıştır. İnsanların göçü tarih bpyunca hep var olmuş ve var olmaya devam edecek. Duvarlar çekerek, içe kapanarak göçü durdurmak mümkün değildir. Bu süreci doğru yönetmeyi başarmak lazım. Sözleşme bu yönde ilk önemli adım.

 

 

 

 

 

 

 

Daha fazla göster

Yorum yazıp fikirlerinizi paylaşabilirsiniz.

İlgili haber

Close

Reklam engelleyici tespit edildi!

Lütfen reklam engelleyicinizi kapatarak bize destek verin