Avunduk: “KKTC, Birleşik Krallık pazarındaki payını artırmak için fırsatları değerlendiriyor”

Kıbrıs Türk Sanayi Odası Başkanı Candan Avunduk, KKTC’nin İngiltere’ye gıda ihracatı hakkında Londra Gazete’ye konuştu.

İngiltere’de yaşanan Brexit sürecini KKTC açısından değerlendiren Avunduk, KKTC sanayicilerinin Brexit olsa da olmasa da Birleşik Krallık pazarına artan bir şekilde ürün sunabilmek için yeteneklerini, standartlarını, ürünlerini geliştirmeye, artırmaya ve ortaya çıkabilecek herhangi bir fırsatı kollama anlayışını benimsemiş durumda olduğunu ifade ederek şöyle konuştu:

“BREXİT OLSA DA OLMASA DA KKTC’Lİ SANAYİCİLER İNGİLTERE PAZARI İÇİN FIRSAT KOLLUYOR”

‘Brexit sayesinde, KKTC’li sanayicilerin İngiltere pazarına girişi daha kolay olacak mı?’ noktasında özellikle Brexit’in nasıl ve hangi koşullarda gerçekleşeceği çok önemli olacaktır. Tüm dünya gözlerinde önünde yaklaşık 2 yıldır yaşanan ve tabiri caizse bir yılan hikayesine dönen, Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden nasıl ayrılacağı mevzusu özellikle son günlerde çok önemli gelişmeler olduğunu görmekteyiz. Parlamentonun Başbakan May’in geri çekilme antlaşmasını 2. kez reddetmesi ve bunun akabinde antlaşmasınız Brexit ihtimalinin parlamento tarafından ortadan kaldırılması ve Brexit’in ertelenmesine dair parlamentonun May hükümetini AB Komisyonu ile müzakere etmesini talep etmesinin sonucunda, Brexit’in çok büyük ihtimalle erteleneceği durumu ortaya çıkmıştır. Hatta, bunun ötesinde Birleşik Krallık ana muhalefet partisi içerisinde ikinci bir referanduma gidilmesi doğrultusundaki hareketin momentum kazanması ile akıllara daha evvel gelmeyen ama ihtimali beliren, Brexit’in hiç gerçekleşmeme durumu bile söz konusu olabileceğini tüm dünya yanında bizlerde gözlemlemekteyiz.

Tüm bu gelişmeler ışığında, ülkemiz sanayicileri Brexit olsa da olmasa da Birleşik Krallık pazarına artan bir şekilde ürün sunabilmek için yeteneklerini, standartlarını, ürünlerinin geliştirmeye, artırmaya ve ortaya çıkabilecek herhangi bir fırsatı kollama anlayışını benimsemiş durumdadır.

“İNGİLTERE’NİN GÜMRÜK BİRLİĞİ’NDEN AYRILMASI AVANTAJ SAĞLAYACAK”

Evet, Brexit’in gerçekleşmesi ile şu an AB üyesi olan ve AB’nin 3. ülkelere karşı kendi endüstrilerini koruma amaçlı olarak pek çok alanda yüksek tuttuğu gümrük bariyerlerinin, Birleşik Krallık’ın gıda arz güvenliğinin sağlanması bağlamında düşürülmesi ve özellikle İngiltere’de üretimi olmayan ülkemize has Hellim veya diğer niş gıda ürünlerinde gümrüklerin düşmesinden mütevellit fırsatlar ortaya çıkacaktır. Özellikle, Birleşik Krallık’ın AB’den ayrılması sonrasında AB’ye Gümrük Birliği ile bağlı kalmaması durumunda Birleşik Krallık bu konuda çok daha güçlü inisiyatif alabilir pozisyonda olacaktır. Bu minvalde, AB üyesi olmayan Birleşik Krallık’a üretimimizin güçlü olduğu ülkemize has hayvansal gıdaların satılabilmesi önündeki ABAD kararlarının sebep olduğu engeller ortadan kalkmış olacaktır. Uluslararası tanınmışlığı bulunmayan ülkemizin Birleşik Krallık makamlarına uluslararası ticaret hukuku enstrümanları ile idari seviyede yapacağı girişimler bu pazarda yer edinebileceğimizi öngörmekteyiz.

“BİRLEŞİK KRALLIK PAZARINA GİRMEMİZ EKONOMİK ANLAMDA GETİRİ SAĞLAYACAK”

Yukarıda bahsetmiş olduğum hususlar ışığında, Birleşik Krallık pazarına etkili bir şekilde girmemiz sonucunda, KKTC’de üretilen ürünlerin ihracat pazarları çeşitlenecek, kazançlı Birleşik Krallık pazarında çok daha fazla ekonomik getiri elde edilmesi sağlanacaktır. Bu noktada, Birleşik Krallık’ta resmi olmayan rakamlar göre yaşayan 320,000 soydaşımızın ülkemiz ürünlerine göstereceği ilgi ve talep kritik rol oynayacaktır. Bu durum sonucunca, ülkemiz üretici ve ihracatçılarına pazar güvenliği sağlayacak ve artan ihracat ve talep ile birlikte, ülkedeki üretimlerin artırılması için yeni yatırımlar hızlı bir şekilde yapılabilecektir. Diğer bir deyişle, Birleşik Krallık pazarına artan oranlarda sunulacak ürünlerimiz ile ülke ekonomisine ihracat geliri, istihdam, yatırım anlamında kan pompalanacaktır.

“GEÇEN YILA GÖRE 2018’DE GIDA İHRACATI GETİRİSİ 2 KATINA ÇIKTI”

İngiltere pazarında, birincil ihraç ürünümüz konfeksiyondur. Gıda ürünleri anlamında ise, portakal, nar, meşrubatlar, buz küpleri öne çıkan ürünlerdendir. Nispeten daha az miktarlarda olup devamlı bir şekilde ihracatı yapılan diğer gıda ürünleri ise molohiya, kolakas, turşular, macunlar, Türk kahvesi, reçeller, harnup pekmezi, tahin, zeytin, limonata ve diğer sebze ürünleri. Özellikle, Birleşik Krallık’ta düzenlenen fuarlara odamız aracılığı ile yapılan katılımların yukarıda bahsedilen ihracatların artırılması noktasında önemli katkıları olduğunu gönül rahatlığı ile ifade edebiliriz. Bu durum ihracat rakamlarından da görülebilmektedir. 2017 yılında, Birleşik Krallık’a 224 bin USD seviyesinde olan gıda ihracatımız, 2018 yılında 2 katının biraz üzerinde olan 570 bin USD seviyene getirilmiştir. Evet, rakamların çok ciddi seviyelerde olmadığı aşikardır, bu pazarda bulunmaya dair yapılacak en küçük bir girişimin bile ülke firmalarımızın ihracatını artırma ile sonuçlanacağının göstergesidir. Bu bilinç doğrultusunda, ileriki dönemde oda olarak Avrupalı Türk İşadamları Derneği üyeleri gibi İngiltere ve AB pazarında önemli ekonomik ölçek ve ticaret ağına sahip firmalar ile işbirlikleri oluşturulması doğrultusunda çalışacağız. Londra’da son olarak 2017 yılında yapmış olduğumuz fuar katılımıma yine 2019 sonbahar dönemi ve 2020 döneminde bulunan uluslararası organizasyonları katılma eklemeyi değerlendirmekteyiz.

“KKTC EKONOMİ VE ENERJİ BAKANLIĞIMIZIN DESTEĞİNE İHTİYAÇ VAR”

Bu noktada, özelikle KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanlığımızın bahsettiğim hedefler doğrultusunda inisiyatiflerimizin gerçekleştirilmesine yönelik güçlü desteklerine ihtiyaç duyulmaktadır. İşadamlarımızın, yurtdışı fuar katılımları, Pazar araştırma ve geliştirme amaçlı birebir firma ziyaretlerini içeren masrafları desteklenmesi bu girişimlerin gönül rahatlığı ile yapılması noktasında teşvik edici olacaktır.

“EN ÖNEMLİ SORUN CİDDİ GÜMRÜK VERGİLERİ”

İngiltere pazarına gıda ihracatları konusunda en öne çıkan sorunlar hayvansal ürünlerimizin AB ülkelerine satılamaması ve ABAD kararları sonrasında ülkemizden gönderilen ürünlerin üçüncü ülke statüsünde sayılması sonucu karşılaşılan ciddi gümrük vergileridir. Sevinerek ifade etmem gerekir ki, yıllar içerisinde ülkemizde gerek ari süt çiftliklerinin AB destekleri ile ciddi bir rakama ulaşması ve hayvansal ürünlerin sağlık durumlarına yönelik sertifikaları hazırlayan yerel kuruluşların uluslararası akreditasyona sahip olması ile ürünlerimizin Birleşik Krallık ve AB pazarına sunulması noktasında elimiz güçlenmiştir.

“HELLİM İLE İLGİLİ OLUMLU KABUL EDEBİLECEĞİMİZ GELİŞMELER OLDU”

Yine yakın dönemde, Birleşik Krallık pazarına sunabileceğimiz bir numaralı ürünümüz olan Hellim ile ilgili de olumlu kabul edebileceğimiz gelişmeler olmuştur. Kamuoyunun da bilgisine Aralık 2018 tarihinde gelen ve 2002 yılından beridir Rum Ticaret Bakanlığı’nın sahibi olduğu “Halloumi”nin Birleşik Krallıktaki ticari marka tescili, yine sahibinin Kıbrıslı Rum orijinli Britanya vatandaşı olduğu bir firma tarafından açılan itiraz davası sonucunda kaybedildiği ortaya çıkmıştır. Bu gelişme itibariyle, Birleşik Krallık sınırları içerisinde “Halloumi” isminin ticari marka tescili herhangi bir firma veya kurumu artık ait değildir. An itibari ile yine Rum Ticaret Bakanlığı’nın AB genelinde sahip olduğu ticari marka tescili burada geçerliliğini sürdürmektedir ve Brexit sonrasında bu marka tescilinin Birleşik Krallık’ta geçerli olması için düzenlemelerin yapılması beklenmektedir. Fakat, yine Rum Ticaret Bakanlığına ait AB genelini kapsayan marka tescilinin iptaline yönelik bir Kıbrıslı Rum tarafından geçtiğimiz aylarda açılan davanın bu durumu ortadan kaldırma ihtimali vardır. Söz konusu davanın, davacı lehine olumlu sonuçlanması durumunda, Birleşik Krallık pazarına ülkemiz üreticileri tarafından giriş yapıldığında Rumların marka tescili odaklı engellemeleri söz konusu olmayacaktır.

Diğer bir yandan ise, marka tescilinin üzerinde bir koruma yöntemi olan coğrafi işaret tescili noktasında ülkemiz üreticilerinin haklarının korunması en önemli konu olarak önümüzde durmaktadır. Bilindiği üzere, Rum Yönetimi tarafından Hellim/Halloumi ürünün Kıbrıs adasına özgü bir ürün olduğu ve sadece ve sadece Kıbrıs’ta üretilebileceği hükmedecek olan AB geneli coğrafi işaret tescili başvurusu 2014 yılında yapılmıştır. Bu başvurunun akabinde, odamız önderliğinde ülkemiz üreticilerimizin AB Komisyonu nezdinde ilgili başvurunun Kıbrıslı Türk üreticilerin bundan nasıl yararlanacağı noktasında yapmış oldukları itirazların lehimize sonuçlandırılması ülkemiz için hayati öneme sahiptir. Önümüzdeki dönemde, bu doğrultuda gerek lobi gerek hukuksal mücadelenin yükseltilmesi kaçınılmaz olacaktır. Ülkemiz üreticilerinin haklarının güvenceye alınması, ülke ekonomisi için kritik öneme haiz olan Hellim ürünümüzün Birleşik Krallık pazarında yer alması noktasında dolaylı ama etkili bir şekilde olası kılacaktır.

Etiketler
Daha fazla göster

Bir Cevap Yazın

İlgili haber

Close

Reklam engelleyici tespit edildi!

Lütfen reklam engelleyicinizi kapatarak bize destek verin